Antik Çağ’ın Başkenti EFES

İzmir ilinin Selçuk ilçesi sınırları içerisinde bulunan Efes Antik Kenti’nin (Ephesus, Ephesos) kuruluşu bugünkü bilgiler ışığında M.Ö. 6000’li yıllara, Neolitik Dönem ya da Cilalı Taş Devri olarak adlandırılan döneme kadar iner.\r\n\r\n\r\n\r\nKentin isminin, Ana Tanrıça Kenti anlamı taşıyan Arzawa Krallığı’ndaki bir kent olan “Apassa” dan gelmiş olabileceği düşünülür. Kentin ilk sakinleri arasında Karyalılar ve Lelegler’in yer aldığı bilinir. Yapılan kazı çalışmaları ve araştırmalarda Efes çevresinde bulunan höyükler ve Ayasuluk Tepesi’nde Mikenlere ve Hititlere ait buluntulara ulaşılmıştır. Hititler Dönemi’nde de kentin isminin Apasa olduğu bilinir.\r\n\r\nKentin kuruluşuna ilişkin efsaneye göre; Atina kralı Kodros’un oğlu Androklos karşı kıyı Ege’yi keşfetmek ister. Arkadaşlarıyla birlikte yola koyulur. Burada kendisine bir yurt kurmaya karar verir ve kahinlere danışır. Kahinler balık ve domuzun işaret ettiği yerde bir kent kuracağını söylerler. Androklos bu sözlerin anlamını çözemez ve arkadaşlarıyla birlikte yola devam eder. Küçük Menderes nehri kıyısına vardıklarında karaya çıkarlar ve balık pişirmek için ateş yakarlar. Balıklardan biri fırlar ve otları tutuşturur. O sırada çalılığın arkasında bulunan bir yaban domuzu korkar ve kaçmaya başlar. Androklos domuzun peşinden gider ve onu vurur. O sırada kehanet aklına düşer ve kenti bulundukları yere kurar.\r\n\r\n\r\n\r\nBu efsaneden yola çıkılarak Yunan adasından gelen ilk kolonicilerin Ege Denizi’nin doğu kıyısı boyunca, İonia olarak adlandırılan bölgede yerleşmiş olabilecekleri düşünülür. Lidya Krallığı Dönemi’nde Efes, Akdeniz dünyasının en varlıklı kentleri arasında yer alır. Lidya’nın Perslere yenilmesinden sonra Ege’nin kıyı şeridi üzerinde Pers egemenliği hızla yayılır. M.Ö. 5. Yüzyılda Efes kısa süreli bir barış ve huzur dönemi yaşamıştır. Kent, Büyük İskender’in gelişine kadar (M.Ö. 334) Pers egemenliğinde kalmıştır.\r\n\r\nBugün gezilen Efes ise Büyük İskender’in generallerinden biri olan Lysimakhos tarafından M.Ö. 300’lü yıllarda kurulmuştur. Bu dönemden sonra kent Akdeniz’in en önemli ticari limanlarından biri haline gelmiştir.\r\n\r\n\r\n\r\nKent, en görkemli dönmelerini Helenistik Dönem’de ve Roma Dönemi’nde yaşamıştır. Bu dönemlerde 200.000 kişilik bir nüfusa sahip olan Efes, Asya eyaletinin en büyük liman kentidir. O dönemin Ege’de bulunan iki felsefe okulundan birine sahip olmasıyla da ayrıca bir öneme sahiptir.  Kentin bu denli önemli olmasında dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı’nın da (Artemision) rolü vardır. Bu tapınak, Anadolu’nun ana tanrıça (Kybele) geleneğinden doğduğu düşünülen Artemis kültüne ait en büyük tapınaktır.\r\n\r\nTarihi boyunca birçok kez yer değiştiren Efes, Bizans Dönemi’nde de yer değiştirmiş ve ilk kurulduğu yer olan Ayasuluk Tepesi’ne gelmiştir. M.S. 1. Yüzyıldan itibaren kent, Roma’nın zulmünden kaçan ilk Hıristiyanlarca ziyaret edilmiştir. Aziz Paul 3 yıl kentte kalmış, tek tanrı inancına ve Hıristiyanlığa dair vaazlar vermiştir. Aziz John ise yaklaşık olarak M.S. 1. Yüzyıl sonlarında Bakire Meryem ile birlikte Efes’e gelmiş, ölümünün ardından Ayasuluk Tepesi’ne gömülmüştür.\r\n\r\n\r\n\r\nM.S. 2. Yüzyılda kentte biri İmparator Domitianus diğeri ise İmparator Hadrianus adına iki imparator kültü tapınağı inşa edilmiştir. M.S. 2. Yüzyıl Efes’in en parlak dönemlerinden biridir.\r\n\r\nM.S. 3. Yüzyıla gelindiğinde ise Efes ve çevresi Gotlar tarafından tahrip edilir. Yine aynı yüzyıl içerisinde şiddetli bir depreme şahit olan kentin büyük bölümü zarar görür. Got istilasından ve depremden oldukça büyük zarar gören Artemis Tapınağı M.S. 381 yılına kadar işlevini sürdürmüştür. Bu dönemden sonra ise İmparator I. Theodosius Hıristiyanlığı resmi din olarak kabul etmiş herkese Katolik inancını dayatmıştır. Bunun sonucunda Paganizm büyük ölçüde etkisini yitirmiştir.\r\n\r\n\r\n\r\nM.S. 431 yılında Hıristiyanlığın üçüncü Ekümenik Konsül’üne ev sahipliği yapan Efes, bu tarihten sonra tekrar yer değiştirmiş, kentin merkezi eski liman bölgesine taşınmıştır. Bu bölgede yerleşim yaklaşık olarak 14. Yüzyıla kadar devam etmişse de 10. Yüzyıl başlarından itibaren Efes’in merkezi Ayasuluk Tepesi’nde Aziz John (St. Jean) Bazilikası etrafına taşınır.1300’lü yıllarda Türklerin eline geçen kent, Aydınoğulları Beyliği’nin merkezi haline gelir. Bu dönemde de önemli bir liman kenti olma özelliğini korumuştur. 1425 yılında Efes, Osmanlı Devleti tarafından fethedilmiş, 15.yüzyıldan sonra kentte bir gerileme başlamıştır. 17. Yüzyıla gelindiğinde nüfus sayısı büyük oranda azalmış ve oldukça tahrip olmuş bir kent gözlenir.\r\n\r\n\r\n\r\n1923 yılından sonra Selçuk ismini alan bölge bugün 30.000 kişilik nüfusa sahip olan, Türkiye’nin turizmi açısından oldukça önemli bir bölgedir ve yılda ortalama 1,5 milyon turist tarafından ziyaret edilen bir turizm merkezidir.\r\n\r\nEfes, tarihi boyunca sürekli yer değiştirdiğinden kalıntıları bugün oldukça geniş bir alana yayılmıştır. Kazı ve restorasyon çalışmalarının devam ettiği bu alanların bazı bölümleri ziyarete açıktır.\r\n\r\n\r\n\r\nAntik Çağ’ın en önemli merkezlerinden olan Efes’te ilk kazı çalışmaları 1869 yılında, o dönem Aydın – İzmir demiryolu çalışmalarında görevli bir işçi olan John Turtle Wood tarafından British Museum adına başlatılmıştır. John Turtle Wood bu kazılara o dönem birçok kişi tarafından gerçekten var olduğuna dahi inanılmayan Artemis Tapınağı’nı bulmak amacıyla başlamıştır. Wood’un çalışmaları sırasında devletin verdiği birçok taviz sebebiyle Efes’ten çıkan oldukça fazla sayıda eser yurt dışına kaçırılmıştır. 1904 yılından sonra John Turtle Wood’un çalışmalarına David George Hogard devam etmiştir. Efes’te Avusturya Arkeoloji Enstitüsü tarafından yürütülen, 1. Ve 2. Dünya savaşları sebebiyle kesintiye uğrayan kazı çalışmaları 1954 yılından bu yana devam etmektedir.  Avusturya Arkeoloji Enstitüsü’nün yanı sıra 1954 yılından itibaren Efes’teki kazı ve restorasyon çalışmalarını Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Efes Müzesi de sürdürmektedir.\r\n\r\n\r\n\r\nAyasuluk Tepesi’ndeki kazılar ise 1960 yılında Efes Müzesi tarafından başlatılmış, 2003 yılına kadar sürdürülmüştür. Daha sonra bakanlar kurulu kararıyla 2007 yılından itibaren “Ayasuluk Tepesi ve St. Jean Anıtı Kazı ve Onarım Çalışmaları” adı altında Pamukkale Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden değerli hocamız Yard. Doç. Dr. Mustafa Büyükkolancı başkanlığındaki bilim ekibi tarafından yürütülmektedir.\r\n\r\nEfes’ten günümüze ulaşan kalıntılar arasında; Ayasuluk Tepesi’nde bulunan ve Bizans Dönemi’ne ait olan St. Jean Kilisesi, Arkaik, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans dönemleri gibi oldukça uzun dönemlere ve birçok uygarlığa ev sahipliği yapmış olan antik kentin bulunduğu bölüm, Magnesia Kapısı ve Gymnasion, Magnesia Kapısı’nın güneybatısında bulunan ve bir Prehistorik dönem  yerleşmesi olan Çukuriçi Höyüğü, Hadrianus Tapınağı, Yamaç Evler, Celsus Kütüphanesi, Agora, Büyük Tiyatro, Liman Caddesi, Meryem Kilisesi, Kleopatra’nın kız kardeşine ait bir mezar olduğu bilinen Oktogon ve Efes’in kurucusu Androklos’un mezarı olduğu düşünülen anıt, hamam ve umumi tuvaletler, Odeion, İmparator Augustus tarafından inşa ettirilmiş olan Yukarı Agora ve Bazilika, Antik Çağ’da Dünyanın Yedi Harikası’ndan biri olduğu halde günümüze yalnızca birkaç sütun kalıntısı ulaşan Artemis Tapınağı (Artemision), Aydınoğulları Dönemi’ne ait İsa Bey Camii ve kale sayılabilir.\r\n\r\n\r\n\r\nKentte devam eden kazı çalışmalarında ele geçen buluntulardan yaklaşık olarak 50.000 eser Selçuk’ta bulunan Efes Müzesi’nin koleksiyonunda yer almaktadır. Bunun dışında özellikle kentteki ilk kazı çalışmalarını başlatan John TurtleWood döneminde ele geçen eserlerin büyük çoğunluğu British Museum ve Viyana Efes Museum koleksiyonlarında yer almaktadır.\r\n\r\nAntik Çağ’ın en önemli merkezlerinden olan ve 2015 yılı içerisinde UNESCO dünya mirası listesine girmesi beklenen Efes Antik Kenti, yılda ortalama 1,5 milyon ziyaretçi sayısıyla Türkiye’nin en çok ziyaret edilen antik kentleri arasında yer alır ve önemli bir turizm merkezidir. İzmir’e yolunuz düşerse Antik Çağ’ın ve İonia’nın başkenti Efes’i ziyaret etmeden geçmeyin…

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

YORUM YAPIN