21.1.2021
Araştırma

Tarihte Bugün | Titanic Battı

Tarihte Bugün | Titanic Battı
Yazıyı tamamlıyor ve en başa dönüyorum, saat 2'yi 11 geçiyor. Tam olarak 105 sene evvel bu gece, hem de bu saatlerde çığlıklar yükseliyordu Atlantik'in kuzeyinde... Telsizciler yardım mesajı ulaştırmak, mürettebat yolculara yardım etmek, yolcular sevdikleriyle birlikte kurtulmak ve kaptan düştükleri bu elim vaziyetten sıyrılmak derdindeydi. Gecenin bu vakti, okyanusun o kısmında; başa çıkabileceklerinin çok üstünde dertleri vardı Titanic'te bulunanların. Halbuki kazadan 4 gün evvel hava pırıl pırılken hareket eden bu gemi; müthiş bir seyahat ağının, devamlı bir turizm hamlesinin kudretli bir simgesi olarak daha şimdiden 2 kıtada sükse yapmıştı. RMS_Titanic_unpainted RMS TITANIC, White Star Line şirketine ait Olympic sınıfı bir yolcu gemisiydi. Harland and Wolff (Belfast, İrlanda) tersanelerinde üretilmişti. 1912 yılının; 14 Nisan'ı 15 Nisan'a bağlayan gecesi, ilk seferinde buz dağına çarparak, yaklaşık iki saat kırk dakika içinde Kuzey Atlantik'in buzlu sularına gömüldü. Yapımı tamamlandığı 1912 yılında dünyanın en büyük buharlı yolcu gemisiydi. Kaza sonucu batışı, 1.514 kişinin ölümüne sebep oldu ve dünya savaşları dışındaki en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçti. RMS Kardeşler Titanic'te zamanının mevcut olan en ileri teknolojiler kullanılmıştı. Birçok insan tarafından "batmaz gemi" olarak nitelendiriliyordu. Bu derece ileri teknoloji ve eğitimli mürettebata rağmen batması kamuoyunu şoke etti. Medya, Titanic'in kurbanları ve batışı ile ilgili hikayeleri defaten gündeme getirdi. Bu tartışmaların sonucunda denizcilik kanununda değişiklikler oldu. shutterstock_467302775 Harland and Wolff tersanelerinde Titanic'in yanı sıra Olympic Sınıfı kardeşleri de üretilmiştir. Bunlar; ilk üretilmiş olan RMS Olympic, daha sonra üretilecek olan RMS Brittanic'ti (Gigantic). Gemilerin tasarımcıları ise hem Harland and Wolff hem de White Star'da yönetici olan William Pirrie, inşa yöneticisi ile dizayn bölümünün başı Alexander Carlisle ve gemi mühendisi Thomas Andrews'dur. Gemi ayrıca Amerikan yatırımcı John Pierpont Morgan tarafından finanse ediliyordu. Titanic'in yapımına 31 Mart 1909'da başlanmış ve 26 ay boyunca 11.300 kişi çalışmıştır. Geminin gövdesi 31 Mayıs 1911'da suya indirilmiş ve tamamlanması için bir yıl daha gerekmiştir. Geminin inşası 2 Nisan 1912'de tamamen biter. Gemi toplamda 3.547 yolcu ve mürettebat taşıyabiliyordu. Aynı zamanda posta da taşımaktaydı. Adının başındaki RMS kısaltması bunu ifade etmektedir. (Royal Mail Steamer) Titanic-Lounge Titanic zenginlik ve ihtişam konusunda rakiplerinin çok üzerindeydi. Geminin ana güvertesinde yüzme havuzu, spor salonu, Türk Hamamı; hem birinci sınıf hem de ikinci sınıfta kütüphane ve tenis kortu sunulmaktaydı. Birinci sınıf ortak mekanları özel ağaç işlemeciliği, pahalı mobilyalar ve eşsiz dekoratif motiflerle ile süslenmişti. Filika Meselesi! Tasarım aşamasında; Carlisle, Titanic’in filikaları için kullanılacak mataforaların daha yeni ve geniş bir modelini önermişti. Bu sayede Titanic, 48 filika taşıyabilecek ve geminin tamamına olmasa da güvertedeki herkese yetecek kadar filika sağlanmış olacaktı. White Star Line, daha geniş mataforayı kullanmış olsa da yolcuların %52’sinin taşınmasına imkan verecek 16 ahşap filika (1-16) ve buna ek olarak 4 adet katlanabilir filika (A-D) konulmasına karar verdi. Ticaret kurulunun o zamanki yönetmeliği, 10,000 ton üzerindeki gemilerin en az 155.724 m3 genişliğinde 16 filika taşımasını zorunlu kılıyordu. Yani aslında, gemi yasal olarak bulundurması gereken filika sayısından daha fazlasını taşımaktaydı. 1894’de değerlendirilebilen en büyük gemi sadece 13.000 tondu ve yönetmelik 1894’ten beri değişmediği için büyük ve geniş gemiler bakımından ayrı bir zorunluluk getirilmemişti. Olympic_and_Titanic Olympic & Titanic Titanic, kardeşi RMS Olympic'e benziyordu. En belirgin fark, Titanic'teki A güvertesinin ön yarısı çelik duvarlarla kapatılmış iken, Olympic'tekinin açık oluşuydu. Olympic'te bulunan bazı kusurlar Titanic'te düzeltildi.Titanic'in kaptan köşkü daha dar ve uzun yapılmıştı. Bu ve diğer değişiklikler yüzünden, fazladan 1.004 gross ton ile Olympic'ten ağır ve ilk yolculuğunu yapacağı 1912 yılının en büyük gemisiydi. 48_101153px-Titanic's_propellers Kaptan Smith Titanic'in ilk yolculuğu için White Star'ın en güvendiği isimlerin başında Kaptan John Smith geliyordu. Smith, White Star Line'da 17 gemiye kaptanlık ettikten sonra RMS Titanic'e kaptan oldu. Titanic'in batışına istinaden, Kaptan Smith'in ihmalinin olup olmadığı hala tartışılır. Smith'in bu olayda bir zaafiyeti olsa bile; birçok uzman tarafından seslendirilen Titanic'in imal edildiği çelik metallerin çok kırılgan olduğu görüşü de gözden kaçırılmamalıdır. Titanic'in buzdağına çarpışından sonra, Kaptan Smith'in nasıl öldüğü sırrını korur. Kimilerine göre; Titanic filminde de görüldüğü gibi, köprüye giderek son emri vermek için beklemiş ve Atlantik'in buzlu sularında kaybolmuştur. Başka bir iddiaya göre ise Kaptan silahını kafasına dayamış ve tetiği çekmiştir. Kurtulanların arasında, "Kaptan John Smith gemi batmadan önce bir çocuğu filikalara götürüp, kaptan köşküne döndü." diyenler vardır. shutterstock_4673026851200px-Titanics_skrov İstikamet New York; Varış Buz Dağı! shutterstock_467321948 Southampton'dan, 10 Nisan 1912'de öğle üzeri ayrılan gemi New York'a doğru hareket etti. Titanic iskeleden ayrılırken, gittiği güney yolu üzerinde geniş ve büyük buz dağları olduğuna dair bir uyarı aldı. Ancak bu uyarı deniz haritacılığı bölümüne gitti ve asla köprüye (Köprü üstü, geminin sevk ve idaresinin yapıldığı mahaldir.) ulaşamadı. Buz dağı uyarıları gün boyunca alınmaya devam etti. Ancak uyarı, telsiz (Marconi) odasındaki Jack Phillips ve Harold Bride tarafından alınmasına rağmen, köprüye ulaşamadı. Başka geceler buz dağının daha önceden görünmesi kesin gibiydi, ancak o gece ay da rüzgar yoktu, dürbün yoktu ve buz dağının karanlık yüzü gemiyi karşılamaktaydı. 14 Nisan 1912 saat 23.39'da (gemideki saat), Titanic New Foundland'ın Grand Banks güneyi açıklarında seyir halinde idi. Gözcü Frederic Fleet gemi'nin ön tarafında tam olarak seçilemeyen büyük bir buz dağı farketti. Fleet geminin çanı üç kez çaldı ve köprüye telefon etti. Telefona Altıncı Subay James Paul Moody cevap verdi. Fleet "Tam önümüzde buz dağı var!" diye bağırdı. Moody, Birinci Subay William Mcmaster Murdoch'u uyardı. Fleet'in buz dağını görmesi ile geminin çarpışması arasında 37 saniyede olduğu tahmin edilmektedir. Gemi'nin sancak (sağ) tarafı buz dağı tarafından yırtılmıştır, omurgadaki birçok noktada bükülmeler olmuş, suyun altında kalan perçinler atmış ve bu sayede beş kompartıman suya doğru açılmış, denizin altında kalmıştır. Kaptan Smith köprüye varır varmaz, her şeyin durdurulmasını emretmişti. Titanic Batacak! Geminin birinci derecedeki subayları ile geminin tamircilerinden J. Hutchinson ve Thomas Andrews, detaylı bir inceleme sonucu Titanic'in batacağını duyurdular. Öndeki üçüncü sınıf kısmı suyla dolmaya başlamıştı. Çarpışmadan 25 dakika sonra Saat 00.05'te Kaptan Smith bütün filikaların örtülerinin açılmasını emretti. 65 kişi kapasiteli yedi numaralı filika saat 00.45'te üstünde sadece 28 kişi ile birlikte indirildi. Hemen arkasından 00.55'te altı numaralı filikada yine 28 kişi ile indirildi. Birinci ve ikinci sınıf yolcularının filikalara erişimi merdivenler ile daha kolaydı, fakat üçüncü sınıf yolcuları için zordu. Alt kısımlarda kalan birçok koridor yüzünden filikalara giden yol bulunamıyordu. Bot güverte zaman geçtikçe daha da kaotik hale geliyordu. Saat 01.25'te 11 numaralı filika 70 kişilik yolcu ve mürettabatı ile birlikte indirildi. Saat 01.45'te geminin üst güvertesi ve ileri güverte su altındaydı. Kardeşi Olympic Çağrıyı Aldı Telsiz operatörleri Jack Philipse ve Harold Syndney Bride tehlike sinyali göndermek ile meşgul idi, mesaj CQD-MGY idi. Bu, batıyorum acil yardıma ihtiyacım var demekti. Bu çağrıya cevap veren gemiler Mount Temple, Frankfurt ve Titanic'in kardeş gemisi Olympic idi. Fakat ne yazık ki, hiçbiri yeteri kadar yakın değildi. Olympic 930 km uzaklıktaydı. En yakın cevap veren gemi Cunard Line'dan RMS Carpathia idi, aşağı yukarı 107 km uzaklıktaydı geliş süresi 4 saatti. Titanic için artık çok geçti. Titanic'in yardım çağrısını alan noktalardan biri, Cape Race'deki radyo istasyonu diğeri ise New York'da Wanamaker mağazasının tepesinde bulunan Marconi telgraf istasyonu idi. Acil yardım çağrısı gemiden gemiye, Halifax'tan New York'a; oradan tüm ülkeye yayılmaya başladı. New York'da insanlar White Star Line'in önünü doldurmaya başladı. Mount Temple'ın Çabası Mount Temple, ilk acil yardım cağrısını Titanic'e 79 mil uzaklıkta iken saat 00.30'da aldı. Kaptan Moore gemi'nin yönünü çevirip 11.5 knot hızla yola çıktı. Saat 04.10 civarı Titanic tarafından verilen koordinata ulaştığında ortada herhangi bir gemi yoktu. Sonradan anlaşıldığı üzere Titanic'in vermiş olduğu pozisyon gerçek yerinden 12 km uzaklıktaydı. Eğer Titanic o anda doğru koordinatları vermiş olsa idi, Mount Temple muhtemelen RMS Carpathia'dan daha önce varacaktı. Californian'ın Kararsızlığı Saat 22.10'da Californian, güneyden gelen bir gemi'nin ışıklarını farketmişti. Kaptan Lord ve üçüncü subay C.V Groves bunun bir yolcu gemisi olduğu konusunda mutabıktı. Durmakta olan Californian, gelen gemiyi buz ile ilgili uyarmaya çalışmış, ancak Titanic'in telsizini tamir etmeye çalışan operatör (Jack Philips) tarafından azarlanmıştı (Kayıtlar soruşturmada delil niteliği taşımıştır.) Saat 23.50'de Groves, geminin ışıklarının yanıp söndüğünü farketti, Kaptan Lord'un emri ile saat 23.30 ve 01.00 arasında mors ışık kodları gönderildi, ancak hiçbirine geri cevap gelmedi. Daha sonra yapılan soruşturmada ortaya çıkan gerçek ise, Mors lambasının maksimum 6 km'ye ulaşabildiği oldu. Kaptan Lord saat 23.30'da köşküne çekilir, ikinci subay Stone görev başındadır. Stone 01.15'te geminin roket fırlattığına dair Kaptan Lord'u uyarır. Lord, bu roketlerin bir şirket sembolü olup olmadığını bilmek ister; roketler tanımlama yapmak için kullanılan ve ışık saçan cinstendir. Titanic'in göndermiş olduğu acil yardım roketleri'nin renkleri farklıdır, o zamanlardaki denizcilik yönetmeliğinin eksiklerinden dolayı, Kaptan Lord meseleyi kavrayamaz ve bu roketlerin acil durum roketi olup olmadığından emin olamaz. Soruşturmalarda tespit edilen ise Californian'ın Titanic'e olan uzaklığının 31 km civarında olduğu idi. Kaptan Lord roketleri gördükten sonra telsiz operatörünü kaldırabilir ve yardım için hemen harekete geçebilir, bu sayede yaşanan kayıplar daha az olabilirdi. Felaket ile ilgili yapılan her iki soruşturmada da SS Californian ve kaptanı Stanley Lord yeterli yardımı yapmadığı için hatalı bulunmuştur. Titanic Batıyor! Saat 02.05'te dondurucu okyanus suyu köprü altındaki trabzanlara ulaşmıştı. Katlanabilir D filikası indirilen son filikaydı ve 02.05'te 44 kişi ile ayrıldı. Tüm filikalar içinde toplamda boş alan sayısı 466 olarak hesaplanır. Su camları kırmaya başlamış ve birinci sınıf merdivenleri yutmuştu. Tam o esnada bronz pervaneler tamamen ortaya çıkmış ve gemi baş aşağı eğilmişti. Bu arada ikinci baca da yere yuvarlanmış, elektrik sistemi iflas etmiş ve ışıklar tamamen kapanıp gemi bütünüyle karanlığa bürünmüştü. Kısa bir süre sonra Titanic’in gövdesinin üzerindeki gerilim artmış ve son iki baca arasından ikiye bölünmüştür. Bölünmeden sonra baş taraf tamamen suyun altına gitmiş, geminin arka tarafı ise tek başına bir süre kaldıktan sonra dikey olarak saat 02.20 civarlarında okyanus sularına gömülmüştür. Gemi tamamen battıktan sonra açıklardan bulunan 18 filikanın sadece 2 tanesi geri dönüp insanları kurtarmaya çalışmıştır. Bunlardan biri olan 4 numaralı filika batış yerine oldukça yakın idi. Bu sayede suda bulunan dört kişiyi daha kurtarmıştır. Kurtarılanlardan ikisi daha sonra ölmüştür. Aşağı yukarı bir saat sonra 14 numaralı filika enkaz alanına tekrar geri gitmiş ve dondurucu su üzerinde bulunan dört kişiyi daha kurtarmıştır. Ayrıca su üzerinden kalan insanların can havli ile filikalara doğru yüzerek tırmandığı ve filika üzerindeki insanların ise filikanın batmasını engellemek için su üzerindeki kurbanlar ile mücadele ettiği de kayıtlarda yer almaktadır. 1024px-Titanic_lifeboatshutterstock_237232222 Titanic, mavi sularda ihtişamla ilerlerken kendisini var eden insan zihninin parlak tarafını yansıtıyordu. Ve Titanic, 105 sene evvel tam da bu saatlerde; karanlık suların derinliklerine doğru süzülürken, insan ruhunun defoları su yüzüne çıkıyordu. Binlerce karmaşık soruyu ve artık anlamını yitirmiş yanıtı da beraberinde götürmüştü "batmaz" denilen Titanic. Hayatta kalabilen tek bir soru oldu buz gibi okyanusta ve cılız sesiyle yöneldi insanoğluna:

"Bu dev geminin inşasında sergilediğin üstün emeğin midir aynadaki aksin,

yoksa burnunun dibindeki buz dağını görünmez kılan tarifsiz kibrin mi?"

Titanic-New_York_Herald_front_pagetitanic_submerge_newspaper_photocopy14shutterstock_242295466

Turizm Report | Recep Mert Okter