Arkeolog Şükrü Tül’ün Tabiri İle Aioliste Bir Dağ Kenti / AİGAİ

Değerli Arkeolog Şükrü Tül Hocamın anısına…\r\n\r\nTarihçi Herodot’un da söz ettiği on iki Aiol kentinden biri olan Aigai, Manisa iline 49 kilometre uzaklıktaki Köseler Köyü yakınlarında yer alır. Kayalık bir tepe üzerinde konumlanmış olan kente dair en erken bulgular yaklaşık M.Ö.6. Yüzyıla kadar inmektedir. Kent, Yunanistan’dan gelip Kuzeybatı Anadolu kıyılarına yerleşen Aioller tarafından kurulmuştur.\r\n\r\nDiğer Aiol kentlerinin tamamı Ege denizi kenarında konumlanmışken Aigai, Temnos kenti ile birlikte içeride kalan kentler olmuştur. Kent, bulunduğu konum itibari ile savaşların ve kuşatmaların uzağında kalmıştır. Aigai ve Temnos gibi iç kesimlerde konumlanmış olan kentler, deniz kenarında konumlanmış olan kentlerin aksine ticaretten çok tarım ve hayvancılığa önem vermişlerdir.\r\n\r\nAigai’nin diğer bir Aiol kenti olan Temnos ile birlikte M.Ö. 500’lü yıllarda ortaya çıkan Pers egemenliğine karşı direndiği ve bağımsızlık mücadelesi verdiği bilinmektedir.\r\n\r\nM.Ö. 3. Yüzyılda Seleukoslar ve Pergamon Krallığı arasındaki mücadelede Pergamon’un yanında yer alan Aigai’nin Magnesia Savaşı’nın ardından Pergamon Krallığı’na dahil olduğu bilinir. M.Ö. 3. Yüzyıla kadar küçük bir kale kent niteliğinde olan Aigai Helenistik Dönemle birlikte gelişmiştir, en parlak dönemlerini yaşamaya başlamıştır. M.Ö. 113 yılından itibaren III. Attolos’un Pergamon’u Roma’ya miras bırakmasıyla Aigai Roma egemenliğine girmiştir.\r\n\r\nAigai’de günümüze kalıntıları ulaşan yapılar tiyatro, gymnasion, stadion, hamamlar, surlar, kentin son dönemlerine ışık tutan Bizans Şapeli, Tiberius Kapısı, Helenistik Dönem duvar işçiliğinin en güzel örneklerinin sergilendiği üç katlı agora ve bouleuterion (halk meclisi binası)’dır.\r\n\r\nM.S. 27. yılındaki depremde kentin büyük hasar gördüğü, Roma İmparatoru Tiberius’un yardımlarıyla kent onarılmış ve su kaynağı bulunmamasına rağmen yapılan hamamlarla kentin gelişimi tamamlanmıştır.\r\n\r\nM.S. 262 yılındaki depremden sonra kent köhneleşmiş ve kale çekirdeğinin içine çekilmiştir. Böylece Bizans Dönemi’nde de yine gözlerden uzak olmanın rahatlığını yaşayabilmiştir.\r\n\r\nTürklerin kentte görülmeleri kazılarda ele geçen seramik buluntulara göre 14. Yüzyıldır. 1885-1886 yıllarında kentte yapılan Pergamon kazılarına bağlı olarak gerçekleştirilen araştırmalar kente dair en geniş bilgi derlemesini oluşturur.\r\n\r\n2004 yılından itibaren Prof. Dr. Ersin Doğer başkanlığında başlatılan kazı çalışmaları halen devam etmektedir.\r\n\r\nProf. Dr. Ersin Doğer dışında geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz değerli arkeolog Şükrü Tül’ün de 2006-2008 yılları arasında kentteki kazılara önemli katkıları olmuştur.\r\n\r\n“Aigai’nin Neferi” olarak anılan Şükrü Tül hocamın bizzat kendi notlarından faydalanarak yazdığım bu yazıyı kendisine ithaf ediyor, değerli hocamın ışıklar içinde uyumasını diliyorum…\r\n\r\n

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

Leave a Reply