Bir görsel şölendir HİNDİSTAN…

Hindistan, doğunun en gizemli ve en güzel ülkelerinden biridir. Muhteşem coğrafyası, binlerce yıllık tarihi, sanat ve kültürel çeşitliliği ve yılın hemen hemen her gününde rastlayabileceğiniz renkli festivalleriyle turizmin gözde mekanlarından biridir. Hindistan, sadece kültürel ve tarihsel değil, doğa sporlarına uygunluğu bakımın dan da macera tutkunları için alternatif tatil seçeneklerinin sunulduğu bir ülkedir.\r\n\r\nHint okyanusunda büyük bir yarım ada ülkesi olan ve 5000 yıllık tarihiyle topraklarında pek çok medeniyet barındırmış bulunan Hindistan da, özellikle Moğolların ve Hint -Türk imparatorluğu olan Babürlerin bırakmış olduğu eserler azımsanamayacak kadar çoktur. Yakın tarihte ise, İngilizlerin Hindistan üzerinde ki etkisi hissedilir derece de görülmektedir.  Ayrıca Hinduizm ve Budizm de ülkenin kültürel ve sosyal yapısın da bugün bile önemli rol oynamaktadır.\r\n\r\nÜlkemiz de genellikle tur programları,  katılımcıların özel isteği olmadıkça, altın üçgen adı verilen Agra, Jaipur ve başkent Delhi üçgeninde gerçekleştirilen tarih ve kültür ağırlıklı programlardır. Altın üçgen, ülkenin oldukça fakir, fakat tarih açısından en zengin bölgesini oluşturur.\r\n\r\n \r\n\r\nHindistan altın üçgen şehirlerinden biri olan Agra, Babür (Hint – Türk ) İmparatorluğu’nun başkentliğini yapmış, Yamuna Nehri kıyısında bulunan eski bir şehirdir. Şehrin en görkemli yapısı hiç kuşkusuz dünyaca ünlü ve Hindistan’ın simgesi kabul edilen Taj Mahal’dır. Bu eser, Babür İmparatoru Şah Cihan’ın çok sevdiği eşi Mümtaz Mahal için yaptırmış olduğu anıt mezardır. Şah Cihana ait anıt mezar ise yine Taj Mahal’ın tam karşısın da, ikinci bir yapı olarak göz kamaştırır. Agra da bulunan güzel eserlerden biri yine Babür dönemine ait Kızıl Kaledir. Kale yapımında kızıl pembe taşlar kullanıldığı için bu adı almıştır. Askeri amaçla yapılmasına karşılık yine Şah Cihan burayı saray olarak kullanmış ve eşinin ölümünden sonra da 7 yıl bu sarayda hapsedilmiştir. Fatehpur Sikri ise Agra’ya 40 km kadar uzaklıkta ve bu bölgeden ayrılmadan önce mutlaka ama mutlaka gezmeniz gereken tarihi bir şehirdir. Moğol imparatoru Ekber şah tarafından yapılmıştır. Moğol mimarisinin en güzel örneklerini görebileceğiniz rüya gibi bir yerdir burası.\r\n\r\n \r\n\r\nÜçgenin ikinci şehri Jaipur,  adını kurucusu mihrace II. Jai Singhten almıştır. Mimarisin de pembe taşlar kullanıldığı için buraya pembe şehir de denilir. Jaipur da yine zengin tarihiyle  ilgi çeker. Şehrin içinde bulunan Hawa Mahal turistlerin en çok ilgi gösterdiği yapılardan biridir. Astronomiye meraklı gezginler için jantar Mantar gözlem evini gezmek bulunmaz bir fırsattır ve yine aynı mihrace tarafından yapılmıştır. Gözlemevinin karşısın da bulunan City Palace ise mihracelerin eşyalarının da sergilendiği, görmeye değer güzellikte bir şehir sarayıdır. Hatta son mihrace,  bu sarayın bir bölümün de yaşamını sürdürmektedir. Jaipur yakınların da bulunan Amber Sarayı ve kalesi ise kesinlikle kaçırılmaması gereken, tarihi mekanlardan biridir.  Saraya kara yoluyla çıkılması mümkün olmasına rağmen, fillerin sırtın da yapacağınız seyahat,  çok daha eğlenceli ve unutulmaz anlar yaşatır size. Saraya gidiş sırasında ki manzara ise tek kelimeyle müthiştir. Amber sarayını gezmek için uzunca bir zaman ayırmanız gerek. Sarayın aynalı salonu ve yine sarayın giriş kapısın da ki boyama desenler adeta görsel bir şölen gibidir.\r\n\r\n \r\n\r\nJaipur da görülmeye değer farklı yerlerden biri de Maymun tapınağıdır. Maymun tapınağın da rahiplerin dinsel törenlerini görme imkanı bulabilirsiniz, ayrıca insanların kutsal suda arınmasını canlı canlı seyretmeniz de mümkün. Adeta Hindistan’ın minimize edilmiş hali.  Tapınak adından da anlaşılacağı gibi yüzlerce maymunun barındığı bir yer. Dikkat etmeniz gereken tek şey, elinizdeki eşyaları maymunlara kaptırmamak.\r\n\r\n \r\n\r\nBaşkent Delhi ise, yeni ve eski Delhi olarak ikiye ayrılmış durumda, eski Delhi ne kadar özünden bir şey kaybetmemişse, İngilizler tarafından yeniden yapılandırılan yeni Delhi, bir o kadar modern. Delhi’nin en gözde mekanlarından biri tarihi Kutub Minardır. Eser Selçuklu, Gurlu ve Gaznellilerin mimari özelliğini taşıması açısından büyük önem taşır. Çevresinde ki tarihi yapılarla beraber Unesco Dünya Mirası Listesine alınmıştır. Jama Mescid (dünyanın en büyük mescitlerinden biridir),    Hümayun Türbesi ve Akshardman Delhi de görmeye değer eserlerden en önemlileridir. Ayrıca Hindistan’ın  kurtuluşu için pasif direnişiyle dünyaya örnek olmuş lideri Mahatma Gandi’nin, özgürlük mücadelesi hikayesinin fotoğraflandığı ve eşyalarının sergilendiği Gandi müzesi de tarih severler için bulunmaz güzellikteki bir mekandır.\r\n\r\n \r\n\r\nUnesco Dünya Mirası Listesinde pek çok eseri bulunan Hindistan’ın, bu tescillenmiş güzelliğinin yanın da maalesef olumsuz yanları da var. Bilindiği gibi dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olması ve fakirliğinin had safhalarda bulunması ülkeye bazı olumsuzluklar getirmiş. Nüfus öyle fazla ki, kalabalık fakirlikle harmanlandığın da, Hint fakiri sözü burada ete kemiğe bürünmüş durumda. Sokaklarda yaşayan insanları her yerde de görmek mümkün. Belediyecilik anlayışı fazla gelişmediği için maalesef şehirler de oldukça pis(Yeni Delhi hariç). Hindistan da kutsal sayılan inekler, bu ülkenin en rahat canlıları, sokaklarda yaşayan maymunlarsa buraların yerlileri olmuşlar.\r\n\r\n \r\n\r\nÜlkenin yoğun kalabalığına bağlı olarak, şehirler de keşmekeş bir trafik var. Kornalar susmak bilmiyor.  Bilinen ulaşım araçları dışın da, en çok kullanılan araç türüyse, buraya özgü Rikşa adı verilen,  bisikletli veya akülü araçlar.  Ücretleri de oldukça uygun olan bu araçlara binerken yine de pazarlık yapmakta fayda var. Ülke alışveriş sevenler için de bulunmaz bir cennet. Özellikle takılar pek popüler, ayrıca el işleri,  deri işi çanta ve ayakkabılar,  tahta oymalar ve her türlü boyama sanatının en güzel örneklerini bulabileceğiniz pazarları gezmeyi de ihmal etmeyin.  Kendine has giyim sitili olan ülkede, tekstil ürünlerini de alırken mutlaka pazarlık yapın. Hatta Hindistan’da daima pazarlık yapın. Sokak satıcıları da gittiğiniz her ortam da karşınıza çıkacaktır. Bu ısrarlı satıcılardan kurtulmanın tek çaresi,  polis demeniz,  anın da çevreniz boşalıveriyor. Sizi gezdireyim, fotoğrafınızı çekeyim diyenlere itibar etmeyin, karşılığın da para istiyorlar. Dolar bu ülkede geçerli para birimi. Yırtılmış paralar Hindistan’da kullanılmıyor, alış veriş yaparken paralara dikkat etmenizde de fayda var.\r\n\r\n \r\n\r\nTabi bu arada halkın turistlere olan yoğun ilgisi de oldukça güzel. Sizinle fotoğraf çekmek isteyenlerin çokluğu, bir an kendinizi Hollywood yıldızı gibi görmenize sebep oluyor. Kısa süreli de olsa yıldız olmanın tadını çıkarmak gerek. Bu arada Hint yemeklerini de Hint müziğini de es geçmemek lazım. Bol baharatlı yemekler ve mistik müzik zevkini mutlaka tadın.\r\n\r\n \r\n\r\nOlumlu ve olumsuz yanlarına rağmen, dünyanın farklı ülkelerinden biri olan Hindistan’ı ziyaret etmekten çok memnun kalacağınıza ve buradan çok güzel anılarla ayrılacağınıza eminim. Hatta kısa bir süre sonra, bu farklı ülkeyi her haliyle özleyeceğinize de.

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

YORUM YAPIN