Bir Masal Şehri BARSELONA! – Turizm Report – Turizm Haberleri

Bir Masal Şehri BARSELONA!

Dillerini, kültürlerini, yaşamlarını korumak için tarih boyunca elinden geleni yapmış, hala da yapmaya devam eden gururlu insanların kenti. Futbol takımının formasını kutsal sayıp reklam almayan insanların kenti. Dali’nin, Gaudi’nin, futbolun evi, özgürlüğüne düşkün Katalunya’nın başkenti Barselona.\r\n\r\nÇift dilli, çok kültürlü Katalonya Özerk Topluluğu’nun başkenti masal şehri Barselona…\r\n\r\n \r\n\r\nAvrupa’nın en görülmeye değer şehirlerinden biri olan Barselona’nın ilk olarak Kartacalılar tarafından kurulduğu rivayet edilir. Şehrin adının Kartaca’nın uzun yıllar yönetimini yapmış olan Barkaslar ailesinden gediği çeşitli kaynaklarda belirtilmektedir. Barselona’yı anlatırken de yine Romalıları anmak durumundayız çünkü bu şehir de bir dönem Romalılar tarafından ele geçirilmiş  ve bir Roma sömürgesine dönüştürülmüş. Romalılardan sonra kent sırasıyla Vizigotların ve Arapların eline geçmiş.  Daha sonra İspanyol yönetimine geçen Barselona,  önemli bir ticaret merkezi haline gelmiş.\r\n\r\nBarselona’nın yukarıdan görünümü…Şehrin düzenine dikkat!\r\n\r\n16. Yüzyılda Osmanlı’nın Akdeniz’de artan gücü ve Amerika kıtasının keşfedilmesi, Barselona’nın ticaret potansiyelini önemli ölçüde gölgelemiş.\r\n\r\nUzun yıllar İspanyol hakimiyetinde kalan Katalunlar, hiçbir zaman özgürlük tutkularından, dillerinden, kültürlerinden vazgeçmemiş. 1936’da İspanya İç Savaşı’nın başlamasıyla kent Özerk Katalunya hükümetinin ve Cumhuriyetçi güçlerin merkezi durumuna gelmiş. Ancak Franco kuvvetleri şehri ele geçirip Katalunya’nın bütün özerk kurumlarını fes etmiş. 2. Dünya savaşında İtalya’nın şehri bombalaması ve iç savaş sırasında uğradığı yıkıma rağmen Barselona sanayileşmeyi başarmış ve zengin Katalunya Bölgesi’nin merkezi olmayı sürdürmüş. Şehir nihayet 1978’de yeni anayasa uyarında Katalunya Özerk Topluluğu’nun (Generalitat de Catalunya) merkezi olmuş.\r\n\r\n \r\n\r\n1992 Yaz Olimpiyatları’na ev sahipliği yapan Barselona’nın bu sayede bilinirliği daha da artmış. Olimpiyatlardan elde edilen gelirin tamamı şehrin yeniden düzenlenmesi için harcanmış. Şehrin geniş cadde ve kaldırımları, bisiklet yolları, metro ağı ve alt yapı düzenlemesi etkileyici.\r\n\r\nGaudi parkından şehrin görünümü\r\n\r\nGöz alıcı heykeller ve grafitilerle süslü binaların arasında şehrin cadde ve sokaklarında yürümek adeta bir rüya gibi. Her sokak, her cadde adeta canlı. Müthiş bir seyir keyfi sunan sanat şehri Barselona sokakları, sizinle adeta konuşuyor ruhunuza dokunuyor. Modern sanatın içinden tarihe, geçmişin izinden günümüze atılan her adım bir sonrakini tetikliyor… Siz yürüdükçe şehir büyüyor, geçmiş bazen bir binada küçük bir detay, bazen saklı bir heykel, bazen şaşırtan bir katedral ve en sonunda kocaman bir ödül oluyor,Sangra da Familia (Kutsal Aile) olup çıkıyor karşınıza. Zihninizde bir yolculuk başlıyor, bir arama motoru gibi, kelime, cümle arar gibi… Hangi masal kitabıydı, hangi romandı, hangi kadim halkın şiiri, mitolojisiydi diye düşünüyorsunuz ama hiçbiri değil Sangra da Familia… Önce bir katedral oluyor, sonra kutsal bir kitap, kadim bir dilden geçmişten geleceğe uzananmukaddes bir metin… O hem geçmiş hem gelecek, hem masal, hem sanattır okumasını bilene… Sangra da Familia…\r\n\r\nSangra da Familia bir masalın vücut bulmuş halidir…\r\n\r\n1882 yılında başlamış Antonio Gaudi Sangra da Familia’nın inşasına ancak talihsiz ölümü yapıyı yarım bırakmış. Barselona’ya adeta hayat veren Gaudi, eserini bitirmeye ömrü yetmeyeceğini anlayınca bütün çizim detaylarını tamamlayıp bırakmış. Günümüzde halen süren yapım, onun projesinin devamıdır. Bazilika olarak tasarlanan Sangra da Familia’nın ne zaman tamamlanacağına dair kesin bir tahmin yürütülmüyor. 2020 ile 2080 arası tarih skalalarından bahsediliyor.\r\n\r\nMeşhur Barselona plajlarından…\r\n\r\nGaudi’nin şehirde çok sayıda eseri bulunuyor. Hepsi birbirinden farklı bu masal diyarlarından çıkıp gelmiş gibi görünen eserleri arasında, Güell Parkı, Celvet Evi, Bellesgurad Villası, Battlo Evi ve La Pedrera yer alıyor. Gaudí’nin eserlerinin sekiz tanesi UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alır. Park Güell, Palau Güell ve Casa Milà 1984’te, La SagradaFamilia’nın “İsa’nın Doğuşu” cephesi ile yeraltı türbesi, Casa Vicens, Casa Battlo ve Colonia Güell Türbesi 2005’de UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmiştir.\r\n\r\n\r\n\r\nGaudi’nin evi…\r\n\r\nBarselona demek sanat demek, Gaudi demek, Picasso demek, Salvador Dali demek… Şehirdeki Müzeleri gezmek istiyorsanız önceden bilet almanız veya tatil programınızı uzun tutmanızda fayda var çünkü bütün müzelerin o kadar çok ziyaretçisi var ki, uzun saatler sıra beklemek yorucu olabilir. Çikolata müzesine çikolatadan yapılmış biletinizle girin, dünyaca ünlü çizgi film karakterleri, futbolcuları, masal karakterleri ve sanat yapılarının çikolatadan yapılmış heykellerini mutlaka görün.\r\n\r\n \r\n\r\nBarselona’ya kadar gitmişken Tapazlarını ve paelasını tatmadan, Sangrialarından içmeden dönmek olmaz. Şehrin her köşe başında bulunan kafe ve restoranları, tapaz barları her keseye uygun lezzetli tapazlar ve yemekler sunuyor. Bol şarap çeşitlerine sahip şehrin yöresel şarapları da şarap severler için tavsiye olunur…

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

Leave a Reply