19.1.2021
Duyuru

Seraf'ta Anadolu Lezzet Kültürü Gecesi

Seraf'ta Anadolu Lezzet Kültürü Gecesi

Baştan söylemem lazım gurme değilim, ama ilk kez gittiğim her yerde aç kalmayı göze alarak yöreye özgü tatları mutlaka denerim ve genelde iyi ki denemişim derim. Yöresel yemekler gittiğim bölgeyi ve kültürü tanımanın olmazsa olmazıdır benim için.

Bu sefer öyle çok uzaklara gitmeden, güzel Anadolu’muzun harika lezzetlerini, Gastronomi Turizmi Derneği’nin turizm ve gastronomi camiasını bir araya getirdiği keyifli gecede Seraf Restaurant’ta deneme şansı buldum. Türk mutfağını dünyaya tanıtmak hedefiyle yola çıkan Seraf Restaurant “Özlenen Anadolu” konsepti kapsamında bizleri misafir etti. Gecede Osmanlı mutfak kültürüne yönelik çalışmalarıyla tanınan ödüllü şef Ömür Akkor’un sunumunu takip etme şansı yakaladım. Gecenin destekçileri arasında Tüm Aşçılar Federasyonu Başkanı Yalçın Manav'da vardı.

1487321915_IMG_0140 (1)

Gastronomi Turizmi Derneği Başkanı Gürkan Boztepe’nin konuşmasıyla başlayan gecede, gastronomi turizmine yatırım yapmanın aslında paradan çok gönül işi olduğunu bir kez daha gördük. Ketçap ve mayonez dahil kültürümüze ait olmayan hiçbir ürünü Seraf’ta kullandırmayan Sinem Özler ve Doğan Yıldırım, doğal ürünlere eğilimin arttığı bir dönemde bu işi hakkıyla yapan bir yer işletmenin haklı gururunu yaşıyorlar. Misafirlerini Kaburga dolmasıyla Mardin’e, Beyran çorbasıyla Gaziantep’e, Hurma tatlısıyla Sivas’a, Bostane salatasıyla Şanlıurfa’ya, Künefe ile Hatay’a götürüp, Anadolu topraklarında adım adım gezdiren Seraf restoranda, ben de yediğim her yemek ve tatlıdan çok büyük keyif aldım.

Türk mutfağının özgün lezzetlerinin, Dü1487321828_DSCF4372nya mutfağında hakettiği yerde olmadığını hep düşünmüşümdür. Bunu Ömür Akkor’un sunumunda çok daha fazla hissettim. Türk mutfağına dair 20 yemek kitabı olan Ömür Bey “Bizim yemek, kültür ve gıda malzemelerimizle dünyada rakipsiz olduğumuzu.” söyledi. Selçuklularla ilgili kitabı Paris’te en iyi yemek kitabı seçilen Akkor, Anadolu insanının en nezaketli sofra kültürüne sahip olduğunun altını çizdi ve Türk mutfağının Selçuklu ’da gelişip sarayda 5.250 m2 alanda 1.600 kişinin emeğiyle Osmanlı’da zirveye çıktığını anlattı.

Bakış açımızı değiştirmeden yemek kültürümüzü dünyaya kabul ettirmemizin mümkün olmadığını söyledi. İnsanların %85’inin gastronomi için gezdiği bir dünyada, yurt dışından yemekleri kopyalayıp sadece tabak sunumunu değiştirerek bir yere gelemeyeceğimizi ve Türk mutfağının lahmacun, şiş kebap ve dönerden çok daha fazlasını hak ettiğini düşünüyorum diyen Akkor’a sonuna kadar katılmamak mümkün değil.

Eşsiz bir mutfağımız ve 81 ilimizde birbirinden güzel doğal ürünlerimiz var. Gün geçtikçe endemik bitkilerimiz azalıyor ve biz atalarımızın mutfak kültüründen uzaklaşıyoruz. Medeniyet sadece teknoloji değil. Umarım bunu çok geç olmadan anlarız ve Ömür Akkor, Seraf Restaurant ve Gastronomi Turizmi Derneği gibi mutfak kültürümüze sahip çıkan paydaşların artmasıyla Dünya mutfağında da hak ettiğimiz yere geliriz.

Turizm Report | Güler Arslan