22.10.2019
Gezi

Biga’ya yolunuz düşerse...

Biga’ya yolunuz düşerse...
Bigalılar göğüslerini gere gere ‘Eti ve sütü meşhur Biga’ deyimini çok sık kullanırlar.
Toplam nüfus açısından Çanakkale’nin en büyük ilçesi olan Biga’nın temel geçim kaynağı tarım ve hayvacılıktır. Bu yüzdendir ki Bigalılar göğüslerini gere gere ‘Eti ve sütü meşhur Biga’ deyimini çok sık kullanırlar. İlçedeki et ve sütün kaliteli ve lezzetli olmasının bulunduğu coğrafik konumla (41. Paralelde olması) bağlantılı olduğu iddia edilir.
Biga’nın ne zaman kurulduğu tam olarak bilinmiyor ancak bölgede bulunan Parion (Kemer) ve Priapos (Karabiga) adlı şehirlerin tarihlerinin MÖ 7. yüzyıla kadar uzandığını göz önüne alacak olursak, Pegae veya Pegai olarak bilinen Biga’nın da ne kadar eski bir geçmişe sahip olduğu sonucuna varabiliriz.Pegae veya Pegai isimlerine özelikle Bizasn kaynaklarında sıkça rastlanır. Haçlı kaynaklarında bölgeden Spigas diye söz edilir. Tabi eski Biga’nın bugün Karabiga olarak anılan yer olduğu da bir başka rivayet. Bu rivayete gore eski Biga yani bugünkü Biga’ya tışınılıyor ve eski Biga da Karabiga olarak anılıyor. Birçok kaynak asıl Biga’nın bugünkü Karabiga olduğunu güçlü bir şekilde destekliyor. Şimdiki Biga’nın Bizans zamanında kurulduğu bazı kaynaklarca belirtilir.
MÖ 334 yılında Büyük İskender ve Pers Kralı III. Darius arasındaki ünlü Granikus savaşı da eski Biga olan Priapos yani Karabiga yakınlarında gerçekleşmiştir. Daha sonraki yıllarda önce İskenderin kumandanlarından Lysimakos'un nüfuzuna giren bölge bir süre sonra Bergama Krallığına geçmiştir. Bergamalılardan sonra Roma idaresi görmüş ve Bizans İmparatorluğu içinde yer almıştır. İlçede tam korunamadığı için depremlerle zarar görmüş Karabiga beldesindeki tarihi Priapos kentine ait kalıntılar (yerel halk arasında Kaleler diye bilinir) hala görülebilecek tarihi eserler arasındadır. Biga'ya bağlı Kemer köyündeki antik Parion kenti harabeleri de kazıları bitirildikten sonra izlenebilecektir
Büyük Granikus savaşının olduğu ve dünya siyasi tarihinin yeniden yazıldığı topraklar olan Biga’da gezilip görülmesi ve/veya yapılması gereken çok şey var. Bunları  sıralayacak olursak;
Karabiga: Karabiga kasabasında çok sayıda kalıntı bulunmaktadır. Ceneviz'lerden kalan ve halk tarafından "Kaleler" olarak adlandırılan sur kalıntıları vardır. İlçede yazlık turizmi gelişmektedir. Kıyı şeridi boyunca birçok yazlık sitesi bulunur.
Kaplıcalar: Kırkgeçit Kaplıcaları Roma döneminden beri şifa dağıtıyor. Günümüzde artık konaklama da mümkün. Cazip fiyat kolaylıkları da bulunan Kırkgeçit Termal Otel, başta Tekirdağ olmak üzere yakın il ve ilçelerden çok sayıda ziyaretçi ağırlıyor.
Aksaz ve Kemer Köyleri: bu köyler denize girilebilen sahil köyleridir. Köylerdeki eski rum vleri de görülmeye değer…
Şahmelek Koyu: denize girilebilen yerlerdendir. Koy şeklindeki durgun deniz ve yanıbaşındaki doğa etkileyici. Koyun hemen yanı başında bulunan kamp alanlarında uygun fiyat seçenekleriyle konaklamak da mümkün…
Parion: Kemer Köyünün Parion antik kenti kalıntılarnda arkeolojik kazılar devam etmektedir… Kemer’e gelmişken mutlaka parion’a da uğrayarak tarihi yerinde görün…
Biga Merkez: İlçede bulunan Ulu Cami, MRG Hotel Binası, Halim Bey Konağı (şu anda Biga Kent Müzesi resmi ismini taşımaktadır) tarihi yapılardır ve görülmesi tavsiye edilen yerlerdendir…
Biga Köftesi: Eti ile meşhur Biga’ya kadar geldiysenin köftesini ve peynir tatlısını tatmadan dönmeyin…
Cevizli sucuk, tatlı su sardalyesi, Jumbo karides, piren balı ve nohut kahvesi de ilçenin diğer tatları arasındadır…
Tarihi, doğal zenginlikleri ve lezzetleriyle öne çıkan Biga’ya düşerse yolunuz, karnınız tok yüzünüz güleç dönün…
oktay@nomapozitif.com
info@turizmreport.com