25.1.2021
Gezi

Hierapolis Çağırıyor

Hierapolis Çağırıyor
Türümüzün çağlar öncesinde nasıl bir medeniyet kurduğuna tanık olup, bu medeniyetin dinamiklerini günümüzle bağdaştırabilmek heyecan verici. Heyecan verici çünkü; insanoğlu çağlar boyunca benzer mücadeleleri verirken benzer zaferleri kazanmış ve benzer yenilgilere göz yaşı dökmüştür. Teknolojinin bugünkünden farklı bir kimliğe sahip olduğu yıllarda kurulan şehirlerin alt yapıları, sosyal alanları ve şifa merkezleri atalarımızın hangi ilimde ne kadar ilerlediğini; sonraki çağları ne ölçüde etkilediğini ortaya koyuyor. İnsanoğlunun çağlar boyunca temelde aynı kalan ihtiyaçları ve hırsları, kurdukları yaşam alanlarına ışık tutuyor. brian-grubb-kleopatra-havuzunda İşte medeniyetin farklı dallarının yeşerdiği Pamukkale'deki Hierapolis Antik Kenti de böyle bir yerleşim alanı. Hierapolis, çağlar öncesindeki ticari ve idari trafiklere artık sahne olmasa da şifa bulmak isteyenlerin, tarihin sahici satır başlarını merak edenlerin buluşma noktası olmaya devam ediyor. Tiyatrosu, caddeleri, havuzu ve nice sosyal hayatı destekleyen yapısı ile Hierapolis insanı çağırıyor. Hatta bir başka kıtada su kayağı olarak bilinen disiplinde ustalaşarak, alanının en prestijli dergisi Wakeboarding Magazine'in yılın su kayakçısı seçtiği Brian Grubb adlı sporcuyu bile kendisine çekiyor. Amerikalı sporcu Brian Grubb'un Tarihi ve doğal dokusuyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Kleopatra Havuzu'nda yaklaşık 2 yıl evvel sergilediği gösteriye yazının sonunda değineceğiz ve linklerini paylaşacağız. Fakat gelin önce biraz öğrenelim, neymiş bu meşhur Hierapolis ve Antik Havuz'un özelliği; bilelim. shutterstock_620054474 Denizli'nin 18 km. kuzeyinde yer alan Hierapolis antik kentinin Arkeoloji literatüründe “Holy City” yani Kutsal Kent olarak adlandırılması, kentteki birçok tapınak ve dinsel yapının varlığından kaynaklanmaktadır. Hierapolis coğrafi konumu ile kendisini çevreleyen çeşitli tarihi bölgeler arasında yer alır. Antik kaynaklarda, kentin Hellenistik dönem öncesi adı ile ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Hierapolis olarak adlandırılmadan önce kentte bir yaşamın var olduğunu Ana Tanrıça kültünden dolayı biliyoruz. shutterstock_620054477 Kentin kuruluşu hakkında bilgilerin kısıtlı olmasına karşın; Bergama Krallarından II. Eumenes tarafından MÖ. II yüzyıl başlarında kurulduğu ve Bergama'nın efsanevi kurucusu Telephos'un Karısı Amazonlar Kraliçesi Hiera'dan dolayı, Hierapolis adını aldığı bilinmektedir. Hierapolis, Roma İmparatoru Neron dönemindeki (MS. 60) büyük depreme kadar, Hellenistik kentleşme ilkelerine bağlı kalarak özgün dokusunu sürdürmüştür. Deprem kuşağı üzerinde bulunan kent, Neron dönemi depreminden büyük zarar görmüş ve tamamen yenilenmiştir. Üst üste yaşadığı bu depremlerden sonra kent, tüm Hellenistik niteliğini kaybetmiş, tipik bir Roma kenti görünümünü almıştır. Hierapolis Roma döneminden sonra Bizans döneminde de çok önemli bir merkez olmuştur. Bu önem, MS. IV. yüzyıldan itibaren Hıristiyanlık merkezi olması (metropolis), MS. 80 yıllarında, Hz. İsa’nın havarilerinden olan, Aziz Philipin burada öldürülmesinden kaynaklanmaktadır. Hierapolis, XII. yüzyıl sonlarına doğru Türklerin eline geçmiştir. shutterstock_388230031 shutterstock_441858355 Pamukkale, termal kaynak suların toplandığı bir yerleşim yeridir. Termal suların sağlık üzerindeki olumlu etkisi, turizme büyük katkı sağlamakta ve bu şifalı sular dünyanın çeşitli ülkelerinden turistleri kendine çekmektedir. Milattan önce 2. yüzyıldan kalan, Hierapolis kentindeki Antik Havuz, nam-ı diğer Kleopatra Havuzu UNESCO koruması altındadır. Havuz, Dünya Kültür Mirası Listesi’ndeki sit alanı Hierapolis Antik Kenti içinde, Pamukkale Travertenleri’nin yukarısındaki alanda yer almaktadır. shutterstock_504009103 Antik Havuz, suyun sıcaklığı nedeni ile rahatlatıcı bir etkiye sahip olmasının yanı sıra, birçok hastalığın tedavisi konusunda da etkilidir. Termal suların içerdiği minerallar, romatizma ve kalp hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığa iyi gelmekte ve insanlar şifalı su olduğu gerekçesiyle termal otellerde kalıp, termal havuzlarda yüzmektedir. Özellikle Roma İmparatorluğu Dönemi’nde Hierapolis ve çevresi tam bir sağlık merkezi durumundaydı. O yıllarda antik kente ve etrafına kurulan 15’ten fazla hamama binlerce insan gelir ve sağlıklarına kavuşurdu. M.S 7. Yüzyılda meydana gelen deprem şehrin ortasında büyük bir çukur açılmasına sebep oldu. Şehrin estetik sütunları da depremin etkisiyle açılan çukurun içine savruldu. Özgür kalan termal sular da çukuru doldurunca bu Antik Havuz oluştu. Roma İmparatorluğu Dönemi’nde bile Hierapolis ve çevresi tam bir sağlık merkezi / spa gibi olduğundan, Antik Havuz’un suyunun bazı cilt ve dolaşım sorunlarına iyi geldiği o dönemden beri yaygın bir kanı. Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın bile bu havuzun methini duyup geldiği iddia edilir. Havuzu termal sular beslediği için yaz kış sıcaklığı tam da optimal vücut sıcaklığı olan 36 derecedir. shutterstock_579916864 Araştırmalara göre Antik Havuz’un suyu, kalp hastalığı, damar sertliği, tansiyon, romatizma, deri, göz, raşitizm, felç, sinir ve damar hastalıklarına, içildiğinde de spazmlı midelere çok iyi gelmektedir. Bu da Roma Dönemi’nden itibaren Antik Havuz’un etrafında sürekli olarak sağlık merkezlerinin kurulmasının nedenini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. HIERAPOLIS KENTİNİN ÖNE ÇIKAN KISIMLARI shutterstock_579944869 FRONTİNUS CADDESİ: Mimari özelliklerinden dolayı, kapı ile birlikte yapıldığı düşünülen 14 metre genişliğindeki bu cadde (plateia), kentin ana caddesini oluşturuyordu. AGORA: İ.S. 60 yılında meydana gelen depremden sonra Frontinus Caddesi, ile doğudaki tepenin yamaçları arasında geniş bir alanda değişim sonucu Hierapolis Ticaret Agorası olarak düzenlenir. shutterstock_514798573 KUZEY BİZANS KAPISI: Hierapolis kentinde yapılan sur sistemine dahil olan Kuzey kapı İ.S. IV. yüzyıl sonuna tarihlenmektedir. GÜNEY BİZANS KAPISI: İ.S. IV. yüzyılda inşa edilmiştir. Traverten bloklar ve içinde mermerin de bulunduğu devşirme malzeme ile yapılmıştır. shutterstock_620054378 GYMNASİUM: Sütun dizisi, ve üzerinde yapının gymnasium olduğuna işaret eden yazıtlı bir arşitrav parçası dikkat çeker. TRİTONLU ÇEŞME BİNASI: Tritonlu Çeşme Binası, Apollon Tapınağı'nın yakınlarındaki çeşme binasıyla beraber şehirdeki iki büyük anıtsal binadan biridir. shutterstock_531516397İON SÜTUN BAŞLIKLI EV: Ev Tiyatro'ya giden ikincil uzun bir yol üzerinde bulunmaktadır. Orjinal yapı İ.S. II. yüzyılı bildirmektedir. LATRİNA: Depremde yıkılmış olan bu yapı yıkıntı halinde tüm parçaları ile günümüze ulaşmıştır. Uzun mekanın tabanında lağım sularını caddedeki kanalizasyona taşıyan kanal bulunmaktadır. İç duvar boyunca oturmak için yapılmış, üzerinde delikler bulunan bir seki yer alır, pis suları taşıyan kanalın önüne sıhhi ihtiyaçlar için bir temiz su kanalı yapılmıştır. shutterstock_620054390APOLLON KUTSAL ALANI: Anıtsal yapı Hierapolis'in en önemli tanrısına adanmıştır. Podium'da işaret edilen iç kısımdaki yapı önceden Tapınak şeklinde tanımlanmış. Daha sonraları ise kehanet merkezi olarak tanımlanmıştır. SU KANALLARI VE NYMPHEUMLAR: Çevredeki tepelere inşa edilmiş kanallardan oluşan iki aquadükt, kente içme suyunu sağlamaktadır. PLUTONİUM: Plutonium'un girişi, Tapınağın sağ tarafındadır. SURLAR: MS. V. yüzyılda, Roma İmparatorluğu'nun diğer kentlerinde de olduğu gibi, Hierapolis de MS. 396'da çıkarılan bir kanuna göre kuzey, güney ve doğu yönlerinde surlarla çevrilmiştir. HER ÇAĞA HÜKMEDEN KENT Tarih öncesinden günümüze uzanan Hierapolis; depremlere, el değiştiren yönetimlere, şifa bulan hastalara ev sahipliği yaptı. İki sene önce ise dünyanın dört bir yanında wakeskate sporunu icra eden ve milyonlara ulaşan Amerikalı sporcuları ağırlarken, aslında nasıl da her çağa hükmettiğini ortaya koydu. Su üzerinde kaykay olarak tarif edilebilecek wakeskate, Brian Grubb için dünyayı dolaşarak en alışılmadık noktalarda sporunu icra etme fırsatı anlamına geliyor. Önceki durakları arasında Filipinler'deki pirinç tarlaları ve Bosna Hersek'in karlı dağları da var. Brian Grubb'ın 2 yıl önceki durağı Hierapolis antik kentinde ise arkadaşı Marcel Tilwitz kendisine eşlik etti. İki sporcu bu tarihi noktada eşsiz görüntüler sergiledi. Tarihi mekanların günümüzle bağ kurması noktasında yapılan bu tarz alternatif etkinliklerin, turistik faaliyetlere katkı yapacağını söylemek zor değil. Ülkenin turizm değerlerini deniz, kum, güneş kıskacından kurtarıp bu gibi prodüksiyonlarla ve özgün yollarla farklı kitlelere ulaştırma çabası takdir edilesi. r151126141622519 Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen projede Kleopatra havuzu iki sporcunun performansı için özel olarak hazırlandı. Havuza sporcuların kayabilmesi için özel yapay bir engel kuruldu. Çekimler sırasında kullanılan yapay engeller sayesinde tarihi kalıntılar özenle korundu.

Brian Grubb, Kleopatra havuzunda wakeskate yapmanın önceki deneyimlerinden farklı olduğunu anlatıyor: “Denizli’deki antik kent ve havuz, bu sporu yapmak için çok özel bir yerdi. Daha önce yaptıklarımızdan çok farklıydı. Kleopatra havuzunda çok sığ bir su var. Zeminde ise sütun kalıntıları ve kayalar var. Onların üstüne düşmemek ve onlara zarar vermemek için büyük çaba sarf ettik. Tarihi değeri olan ve bu kadar güzel bir mekanda wakeskate yapmak mükemmel bir deneyimdi."

Evet bu kadar tarih dersi ve bilgi yeter sanıyoruz. Şimdi, Brian Grubb'un Hierapolis'teki Kleopatra havuzunda gerçekleştirdiği gösteriyi ve öncesindeki hazırlık sürecinin görüntülerini izleyelim. Şimdiden söylemesi, mekan büyülü ve çekimler ustaca. Brian gibi wakeskate yapmak zorunda değilsiniz ancak hükümdarlar gibi sere serpe uzanıp eklemlerinizi ve ruhunuzu iyileştirmek işten bile değil. Antik Kent Hierapolis ve Antik Havuz, nam-ı diğer Kleopatra Havuzu Pamukkale'de sizi bekliyor. Brian Grubb'un Kleopatra Havuzu'ndaki gösterisi için tıklayınız. Gösteri ve ön hazırlık süreci için tıklayınız.