İlk Tatilim – Turizm Report – Turizm Haberleri

Demiryolcu çocuğuyum. Lojmanlarda büyüdüm. Çocukluğum boyunca hani şu kapanmasını istediğim Kamu Kamplarında ailemle birlikte tatil yaptım.\r\n\r\nAncak Kamu Kamplarının bulunduğu yerler hem benim gitmek istediğim bölgelerde  değil hem de benim tatil anlayışımdan farklı konsepteydi. Mesela; Genel müdürün eşi burada da müdürün eşinden kıdemliydi. Hatta çocukları da. Ben ise eşşek kadar olmuş ama hala rahmetli Baba’mın “yatti pati pışpış hadi bakalım öğle uykusuna” komutundan kurtulamamıştım. Millet plajda romantizmin dibine vurup ateş yakar gitar çalarken ben “Yat ve yemek” saatlerine uymak zorundaydım. Ayrıca biz üst düzey memurlar ve çocukları bu haklardan faydalanırken babaları daha alt kadrolarda bulunan arkadaşlarım sadece biz şanslı çocukların tatil anılarıyla yetinirlerdi. Bu nedenle her kamp dönüşü içimi bir suçluluk kaplar, hepsi demiryolcu çocukları olan ama Kamp şansı bulamayan mahalle arkadaşlarım bana tatilimin nasıl geçtiğini soracaklar diye utancımdan birkaç gün sokağa çıkamazdım.\r\n\r\nAncak kendi isteğimle, gerçek, özgün  ilk tatilimi üniversitede yapabildim.  Tatil partnerim Ankaralı arkadaşım Hakan.\r\n\r\nÖğrenciyiz, memur çocuğuyuz, ezcümle beş parasızız. Öyle Tatil Köyü, Otel, Moteli bırakın Pansiyon’a gitmeye gücümüz yok. Otelimiz seyyar. Yani 2 kişilik çadır. Her sene başlangıç rotamız Bodrum veya Marmaris. İlk 20, 25 gün barlarda çalışıyoruz. 3 aylık tatilimizin geri kalan zamanını geçindirecek parayı kazandığımız gün istifa dilekçesimizi patronun önüne koyuyoruz. Sonra ver elini Otobüs Terminali. Görmediğimiz ve terminalçığırtkanlarından duyduğumuz tatil bölgelerine kalkan ilk otobüs yeni tatil destinasyonumuz.\r\n\r\nRitüellerimiz var. Harcamalar ortak çanaktan, Karpuz, Kavun, Domates tarladan, Meyveler ağaçlardan. İlla ki aynı kıza asılınacak, galip gelen çadıra havlu asacak, diğeri sokakta sabahlayacak. Arada sürprizler de olacak. Örneğin Ankara’dan ortak çocukluk arkadaşımız bugünlerin meşhur şarkıcısı o günlerde üç kuruşa Bodrum barlarında çalışıyor. Patronu kalacak yer bile ayarlamamış. Bizde kalacak. Ancak arkadaşımız o çocuklukta misket oynadığımız masum arkadaşımız değil artık. Tercihleri farklı. Bu sebeple kaç gün sokakta sabahlarsın ki? Hakan çadırın bir ucuna ben diğer ucuna sırtımız yapışık uzanıyoruz. Bir hafta böyle. Neme lazım.  İşte bu sistemle tüm Türkiye’nin tatil yörelerini gezme imkanım oldu.\r\n\r\nPeki ilk yurtdışı tatil deneyimim nasıldı?\r\n\r\nAslında hikaye üniversiteyi bitirmemle başlar. Tuzla Erkal Tersanesinde Mühendisim. Yaş 22, Söz kesilmiş, Nişan yapılmış, Düğün yeri hatta şahitler bile belli, gelinlik hazır, biz davetiyeleri dağıtıyoruz. Nikaha kalmış 3 ay. Bana ateşler basıyor, karabasanlar tepemde, geceleri Annneee diye uyanıyorum. Tersane ‘nin Genel müdürü Üniversite’den hocam. Gittim. Hocam, N’olur beni yurtdışına yollayın. Cevap olumsuz. Sonunda açıldım. Evlenmek istemiyorum!. Şimdi anladım seni dedi ve hemen yanımda Almanya’dan arkadaşı, Viyana Teknik Üniversitesinde öğretim üyesi olan kankasını aradı. Telefonu kapatır kapatmaz da elime bir Referans Mektubu tutuşturdu. O akşam, evet evet o akşam anneme bile nereye gittiğimi söylemeden otobüsle 24 saat süren bir macerayla  Viyana’ya gittim, kaçtım, tüydüm, yok oldum … adı artık her neyse. Hikayenin bu kısmı ayrı bir makale ancak korkudan uzun süre memlekete gidemeyeceğim bir gerçek. Peki 3 ay yaz tatilinde ne yapılır?\r\n\r\n\r\n

İtalyan arkadaşım Maurizio yazları İsviçre-Lugano’da bir pastanede çalışıyor. Dondurma satışlarını bana verdi. 1 ay dondurmacılık, sonra 2 ay InterRail gezisi. Yani bugünün parası ile 300-400 euro paraya bilet alıp Trenle Avrupa’nın tüm şehirlerine gidebiliyorsun. Eve, İstanbul’a dönemiyorum, Viyana’da ki öğrenci yurdum da 3 ay kapalı. Tek çarem bu gezi. Geceleri trendeyim ama gittiğim şehri sevdiysem 1 gece de ya çadırımda, olmadı bir pansiyonda konaklıyorum. Bir sonra ki seyahatte hangi ülkeye veya şehre gideceğimi ise ya trende tanış olduğum kişi, grup veya ilk kalkan trene göre belirliyorum.

\r\nMeraklısına Not:  InterRail gibi artık havayolları ile de seyahat etmek mümkün. Dünya’da bir çok low cost havayollarında bu uyguma başladı. Pegasus’tan da benzer bir uygulama bekliyoruz. En ekonomik bilet ise “ekopass” biletleri. Yani “X” havayolunun uçtuğu her yere bir ay boyunca sınırsız 500 euro’ya uçuyorsunuz. Tek şart havaalanına gidip kendinizi yedek yazdırıyorsunuz. Eğer uçakta yer açılırsa uçabiliyorsunuz. Yoğun olmayan dönemlerde bu hep mümkün. Bence riske değer.\r\n\r\n \r\n\r\nSaygılarımla\r\n\r\nCem Polatoğlu\r\n\r\n0212 2123030 pbx\r\n\r\n \r\n\r\ninstagram : http://instagram.com/baracudacem\r\n\r\nSkypee      : baracuda

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

Leave a Reply