Karadeniz’in Turizm Cenneti Ayder…

Karadeniz Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonları arasında bulunuyor. Bölgenin olağanüstü güzellikteki iklimi ve doğal yapısı birbirinden farklı turizm alternatifleri sunuyor.\r\n\r\nBu alternatifleri; yayla turizmi, kış turizmi, deniz turizmi, inanç turizmi, avcılık, fotoğrafçılık, botanik, kuş gözlem, kampçılık…vb şeklinde sıralayabiliriz.\r\n\r\nYeri gelince tüm bu turizm çeşitliliklerinden söz edeceğiz ancak bu yazımızda Rize’nin meşhur Ayder Yaylası’ndan biraz söz edelim.\r\n\r\nAyder Yaylası\r\n\r\nAyder her ne kadar yayla olarak bilinse de aslında hiçbir zaman yayla olarak kullanılmamış. Ermenicedeki Ard veya Hemşincedeki Ayd (Yayla) sözcüğünden ötürü buraya yayla dendiği varsayılmaktadır. Eldeki verilere göre Ayder’de yerleşim 1300’lü yıllardan itibaren başlamıştır. Burada yerleşimin başlamasının ana nedeni kaplıcalardır. Şimdilerde turistik işletmeler haline dönüştürülen bu kaplıcalar 1700-1900 yılları arasında göçerlerin dinlenme yerleriydi. Ayder’deki kaplıcalar Osmanlı döneminde de şifa maksatlı kullanılmışlardır.\r\n\r\nGünümüzde Ayder Yaylası dendiği için biz de öyle diyelim ve devam edelim…\r\n\r\nAyder Yaylası Karadeniz’in en dingin ve yeşil yerlerinden bir tanesidir. Ayder’e hem dinlenmek, hem de güzel bir tatil yapmak için gidebilirsiniz. Daha Ayder kavşağına sapar sapmaz yemyeşil dağlar ve gürül gürül akan derler karşılayacak sizi…\r\n\r\nYol boyunca size eşlik eden fırtına deresi rafting için ideal bir noktada bulunuyor. Dere üzerine kurulmuş olan tesislerde mola verip taze alabalık yiyebilir ve/veya rafting yapabilirsiniz…\r\n\r\nAyder’e vardığınızda sizi yöresel kıyafetlerini giymiş kadınlar (Turistler daha çok giyiyor artık) karşılayacak.\r\n\r\n \r\n\r\nKonaklamak için her bütçeye uygun otellerin yanı sıra, isteyenler için kamp olanakları da mevcut.\r\n\r\n\r\nFarklı Konaklama Seçenekleri Mevcut…\r\n\r\nKonaklama yerinize karar verdikten sonra/veya önceden karar verdiyseniz, çantanızı bavulunuzu yerleştirin ve soluğu kaplıcalarda alın. Kadın ve erkekler için ayrı bölümlerin olduğu kaplıcalarda bolca zaman geçirin ve yorgunluğunuzu üzerinizden atın. Çıktığınız zaman tüy gibi hafiflediğinizi ve yolun bütün yorgunluğunu üzerinizden attığınızı göreceksiniz. Bu kaplıcaların  romatizmal hastalıklar, iç hastalıkları, kadın hastalıkları ve cilt hastalıkları başta olmak üzere pek çok hastalığa iyi geldiğini de belirtmekte fayda var. Zaten buraya gelen turistlerin birçoğu bu amaçla geliyor ve bir ila iki hafta konaklayarak her gün kaplıcalara giriyorlar.\r\n\r\nKaplıcalardan sonra yöresel yemeklere merakınız varsa güzel bir muhlama veya artık ne seviyorsanız yedikten sonra dinlenmeye çekilebilirsiniz.\r\n\r\n \r\n\r\nErtesi gün trekking yapılabilir, buzul göllerine veya yaylalara gidilebilir. Tabi hem yaylalar, hem de buzul göllerinin oldukça uzak yürüme mesafelerinde olduklarını hatırlatmam gerekiyor. Yine de doğa yürüyüşünü sevenlere tavsiye ederim.\r\n\r\nKısaca Karadeniz’in doğa harikası Ayder size muhteşem doğası ile dinlenme, nefes alma, kaplıcaları ile rahatlama, şifa bulma, dereleri ile rafting veya muhteşem bir seyir, yaylaları ile bölge insanını tanıma/dokunma, buzul gölleri ile macera ve olağanüstü güzellikler vaad ediyor.\r\n\r\n\r\nBuzul Gölleri…\r\n\r\nVe Ayder’de Karadeniz şivesini taklit etmeye kalkmayın bırakın onlar öyle konuşsun, merak etmeyin en güzel onlar öyle konuşur. Lazca’yı (hakiki Lazca) bir de onlardan dinleyin, sesleri ve türküleri geçekten çok güzeldir. Hemşince’yi dinleyin. Hemşince ve Lazca kadim türküler ve şarkılar dinleyin, Kazım’ı hatırlayın… Tulumlar çalsın horonlar tepilsin ve görün, bakın, dinleyin o ruhu anlamaya çalışın. Unutmayın her farklılık ayrı bir güzelliktir ve her güzellik farklı farklıdır…\r\n\r\n 

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

Leave a Reply