22.10.2019
Röportaj

Alternatif turizmin adresi, Arnika Turizm

Alternatif turizmin adresi, Arnika Turizm
Alternatif turizm denilince akla gelen acentelerden biri olan Arnika Turizm, Türkiye’nin her bölgesi ve her iline turlar düzenliyor. 21 yıllık sektör deneyimi bulunan Arnika’nın sahibi İbrahim Tanrıverdi ile keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. İşte o röportaj…
Turizm Report: Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?
Arnika Turizm’in sahibi İbrahim Tanrıverdi: Turizme olan ilgim 1989’da doğal ve tarihi değerleri fotoğraflama merakıyla başladı. Türkiye’deki organize alternatif turizmin gelişmesine öncülük edenlerdenim. 1992 yılında yurtdışına kara yoluyla (overland) fotoğraf turları düzenleyen ilklerden biriyim. Bu turlarda Suriye, Ürdün, İran, Pakistan, Yunanistan gezilerini gerçekleştirdik. Yapmış olduğumuz  gezilerin ardında birçok karma sergi ve slayt gösterileri düzenledik. 1994'ten beri doğa, tarih, seyahat ve yeni yerler keşfetme tutkusunu Arnika Turizm aracılığında geniş kitlelerle paylaşmaktayım. Ağrı Dağı zirve tırmanışı birçok kereler Kaçkar Dağı ve Ala Dağlar zirve turlarının yansıra Anadolu coğrafyasında alışılmışın dışındaki rotalarla tarihi ve doğal değerlerimizin yanı sıra, geleneksel yaşamın kültür çeşitliliğini de ön plana çıkaran geziler düzenlemekteyiz. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü mezunuyum ve aynı zamanda da Profesyonel Turist Rehberiyim.
Turizm Report: Acentenizi tanıyabilir miyiz, turizm faaliyetleriniz ve tur düzenlediğiniz yerler hakkında bilgi alabilir miyiz?
İbrahim Tanrıverdi: Arnika alternatif turizm alanında 21 senedir faaliyet gösteren ve bu alanın Türkiye’de ilklerinden olan bir seyahat organizasyon şirketidir. Ana faaliyet alanı kaynakça birçok zenginline sahip olan Türkiye’dir. 1994’te kurulan Arnika, bugüne kadar portföyüne eklediği Batı, Doğu ve Güneydoğu olmak üzere yeni destinasyonlarla pek çok kişiyi Anadolu’nun zenginlikleriyle buluşturmuştur. Arnika Turizm, düzenlediği turlarda yörenin tarihi, doğası ve kültürel değerlerinin yanı sıra geleneksel yaşamı da programa dahil ederek katılımcılara tanıtmaya önem vermektedir. Tur destinasyonlarını oluştururken popülariteye bakmadan, sadece kaynak değerlerine göre noktalar belirlemektedir. Bir çok tur programında yer almamasına rağmen Muş, Hakkari, Tunceli gibi iller doğal ve tarihi güzellikleri ile programlarımızda yer almaktadır. Böylece katılımcılara zengin bir program sunmanın yanı sıra yörenin tanıtımına da katkıda bulunmaktadır. Bize göre tanıtım için en iyi reklam katılımcıların tavsiyeleri ile olmaktadır. Memnun olan her katılımcının gönüllü birer tanıtımcıya dönüştüğünü mutlulukla görmekteyiz. Kuruluşumuzdan bu yana gazete ilanlarından çok, turdan mutlu ayrılan katılımcıların anlatımlarıyla portföyümüzü geliştirmemiz bunun en güzel örneğini oluşturmaktadır. Amacımız bundan önce olduğu gibi bundan sonra da Anadolu’nun saklı kalmış, keşfedilmemiş güzelliklerini yöre insanının katkılarıyla birlikte daha çok insana tanıtmak ve güzellikleri paylaşmak.
Turizm Report: Turizm acentelerinin sıkıntıları nelerdir?
İbrahim Tanrıverdi: İlk sıraya kaçak acente faaliyetlerini koyabiliriz. Bu faaliyetler sektörün gelişmesi önünde büyük engel oluşturuyor.  İkincisi 1618 sayılı yasada ki düzenlemelerin hızla gelişmekte olan sektöre cevap verememesi. Bu sıkıntılar acentelerin kendi konusunda uzmanlaşmalarına büyük engel oluşturduğu gibi yaşanan karmaşanında ana nedeni. Karmaşadaki kastım acenteler ayakta kalabilmek için uzmanlık alanı olmayan faaliyetlerde hizmet vermeye çalışıyor. Bu durum maalesef sektör zarar veriyor.
Turizm Report: Sizce potansiyel bir seyahat sever/turist neden turizm acentelerini tercih etmelidir?
İbrahim Tanrıverdi: Bakmakla görmenin aynı anlamda olmadığını, hatta bazen görmenin bile eksik kaldığını, yaşanmışlığın önemini fark edecek bir gezi yapmak istiyorlarsa kendi konusunda uzman seyahat acenteleri ile en değerli zamanları olan tatil dönemlerini planlamalıdırlar. Arnika Turizm olarak konuklarımıza şu felsefe ile tur organize ediyoruz;  bir yerde çekilen fotoğraflar, alınan hediyelik eşyalar kadar, oradan beraber götürdüğümüz anılarımızın da değerli olduğunu, gezdiğimiz yerleri sadece doğası, sadece tarihi veya sadece kültürü için değil, bunların hiçbirini birbirinden soyutlamadan yaşamak gerektiğini kavradık. Bu yüzden "Otobüsten in - Ören yerini gör - Otobüse bin", "Yemek ye - Bol bol yat -Yemek ye" ya da "Önce alışveriş - Sonra tur" anlayışına alternatif üretmek için turlar planladık. Yani turistler için değil GEZGİNLER için rotalar oluşturduk. Genel kurguyu organize ettik; macerayı, sürprizi ve anlık heyecanları akışına bıraktık...
Turizm Report: Türkiye’de turizmin gidişatını nasıl buluyorsunuz?
İbrahim Tanrıverdi: Turizm sektörü her geçen gün büyümektedir. Ancak altyapı eksikliklerinden dolayı bu büyümeye hormonlu büyüme dememiz abartılı olmaz. Tamamen bir karmaşa içinde hizmet herkesin her şeyi yapmaya çalıştığı uzmanlaşmanın olmadığı bir durum yaşıyoruz. Böyle bir manzara maalesef sektöre zarar vermektedir. Doğa harikası veya eşsiz tarihi değerleri olan birçok bölgemizde acentalar olarak gerek konaklama, yemek, gerekse ulaşım, hizmetleri açısında maalesef iyi hizmet alamıyoruz. Örneklerini Sivas, Erzurum,  Kars ve Ordu’da  gördük. Bu tür çalışmaların birçok bölgemizde yapılması gerekiyor.
Turizm Report: Türkiye’de turizmin gelişmesi ve kaliteli turizm olabilmesi için ne gibi önerilerde bulunabilirsiniz?
İbrahim Tanrıverdi: Türkiye’deki  turizm potansiyeli iyi bir mastır planlaması ile kategorize edilip kendi konusunda uzman acentelerin desteklenmesinin yanı sıra yasal düzenlemelerin  yapılması gerekiyor. Şimdi yeni yeni yerel yönetimlerin bu konularda çalışmaları mevcut. Potansiyeli olan bölgelerdeki yerel yönetimler turizm hizmeti sunan acentelerle el ele vererek birçok ilki başarmış durumdalar.  Bu tür çalışmaların teşvik edilmesi ve turizm paydaşlarının ahenk içinde çalışmaları sektörün geleceği açısında çok önemli bir adım olacaktır.
Turizm Report
Röportaj: Oktay Öztürk