21.10.2019
Röportaj

Elazığ'ın turizm değerleri nelerdir?

Elazığ'ın turizm değerleri nelerdir?
Turizm Report, illerin turizm değerlerini tanıtmaya devam ediyor. Bu kapsamda başlatmış olduğumuz röportaj çalışmalarımıza bir cevap da Elazığ Valiliği İl Kültür Turizm Müdürlüğü’nden geldi. Mail yolu ile göndermiş olduğumuz Elazığ’ın turizm değerlerini tanıma ve tanıtmaya yönelik sorularımıza verilen cevaplar ışığında işte Elazığ ve Elazığ’ın turizm değerleri hakkında her şey…



Turizm Report: Elazığ’ın turizm değerleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
Turizm araştırmacısı Hasan Doğan:
Orcik   
Ceviz içinin iplere dizilmesi ve üzüm şırasına batırılması suretiyle yapılır. Belki de dünyada orciğin ilk vatanı Elazığ’dır. Elazığ tarih boyunca üzüm yetiştiriciliğinde devamlı ön planda olmuştur. Orcik, Özelikle Harput ve Köyleri olmak üzere Elazığ’ın hemen her yerinde yaygın olarak yapılır.
Çedene Kahvesi       
Menengiç olarak da bilinen Çedene ağacının meyvesinin kurutulup, kavrulup dövülmesi ile yapılır. Normal kahve gibi kaynatılarak servis yapılır. Son derece lezzetlidir. Elazığ’da   Harput ve çevresi köylerde Çedene ağacı yaygındır.
Öküzgözü Üzümü          
Elazığ bir üzüm diyarıdır. Öküzgözü üzümü siyah renkli olup, iri taneli, sulu  ve olağanüstü lezzette sahip sofralık bir üzüm çeşididir. Elazığ’ın Sürsürü ve Hoş köylerinde en güzel Öküzgözü üzümü yetişir
Dut Unu             
Kuru Dut’un dövülerek toz haline getirilmesi ve içine acı badem içi katılması süretiyle yapılır. Genelikle sonbahar ve kış   mevsimlerinde  tatlı olarak  yenilir. Elazığ’da çok zengin dut bahçeleri vardır. Özelikle Perçenç  (Akçakiraz) ve Ulukent (Hüseynik) dutları meşhurdur
Harput Köfte    
Yağsız kıyma bulgurla yoğurulur ve yarım ceviz büyüklüğünde,  taneler halinde salçalı suda haşlanır, . Elazığ’a has bir yemektir.. Elazığ merkez ve köylerinde yapılır.
Tandır Ekmeği 
Elazığ’da önemli miktarda buğday yetiştirilmektedir. Buğdayın un haline getirilerek özelikle kırsal kesimde 6 ay saklanabilecek şekilde yapılması son derece önemlidir. Tandır ekmeği bildiğimiz yufka büyüklüğünde yapılır. Tandır ocaklarında pişirilir. Kilerde tavana asılı olan ekmekliklere bırakılarak kış mevsimi  boyunca tüketilir. Tandır Ekmeği, tarımda Buğday yetiştiriciliğinde önde gelen Elazığ’ın hemen hemen her yerinde yapılır
Sırın
Yufka açılır, Yufkalar piştikten sonra sıcak sıcak rulo yapılır. Parmak boyu mesafesinde makasla kesilir, tepside dik duracak şekilde dizilir. Onun üzerine sarımsaklı yoğurt  onun  ve dağlanmış tereyağı dökülür. Elazığ’ın her yerinde yaygın olarak yapılır.
Peynirli Ekmek
Elazığ’a hastır. Taze peynir toz şekerle karıştırılır. Hamur oval ekmek biçimde açılır ve içerisine hazırlanan karışım konulur. Ekmek fırınında pişirilir.(Ayrıca  Peynirli Ekmek Günleri adı altında etkinlikler düzenlenir).           Elazığ  ve ilçelerinde fırını olan yerlerde yapılır…
Harput Musikisi             
Tarihte bir kültür ve sanat şehri olarak bilinen Harput’tun devamı olan Elazığ bu özeliklerini sürdürmektedir. Harput kültürünün önemli unsurlarının başında musikisi gelmektedir. Kendine has bir makam tertibi vardır.Elazığ Valiliğinin girişimleri ile Harput Türküleri kaynak kişilerden derlemek suretiyle notaya alınmıştır. Bu çalışmanın ürünü olan “Kaynağından Notalarla Harput Musikisi” isimli 2 ciltlik eser  ekte sunulmuştur. Buna göre söz konusu bu eserdeki türkülerin Elazığ adına tescil edilmelidir. Tescil edilen bu eserler incelendiğinde görüleceği gibi, kendine has bir makam tertibi ve icra itibariyle tarihte de ifade edildiği gibi “Harput Musikisini” oluşturduğu görülecektir. Bu nedenle bu musikinin Harput musikisi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Çaydaçıra           
Çaydaçıra türküsü de olan bir efsanenin sembolüdür. Mahalli kıyafetler içerisinde bir bayan ile bir erkeğin ellerinde üç mum olan bir tabağı taşıması şeklinde tasvir edilmiş ve fotoğraflandırılmıştır. Üç mum ve Çaydaçıra Elazığ’ın sembolüdür.Valilik, Belediye, Spor Kulüpleri bu simgeleri ili temsilen kullanırlar. Çaydaçıra efsanesi, Elazığ’ın Harınget çayı civarında bir düğün sırasında Ay tutulması nedeniyle çıktığı ifade edilmektedir.Oyun kızlı erkekli bir grubun davul, klarnet eşliğinde efsaneyi hatırlatan figürlerin tekrarı ile oynanır. Oyun süresi 9-10 dakika civarındadır Harput ve civarında oynanır.
İğne Oyası ve Oyalı Yazmalar   
Elazığ da yapılan İğne Oyaları dünyanın hiçbir yerinde yapılmaz. Motifleri son derece zarif ve güzeldir.Sanat tarihçileri her bir oyalı yazmayı birer küçük sanat abidesi olarak tanımlarlar.Kız çocuklarının küçüklükten beri öğrendiği ve kadınların geleneksel olarak çok güçlü bir şekilde halen yaşattıkları, çeyiz sandıklarının vazgeçilmezleridir. Harput ve Yöresinde çok yaygındır.
Elazığ Vişnesi Mermeri               
Dünyada sadece Elazığ’da çıkarılmaktadır. Vişne renkli zemin üzerinde beyaz çizgiler bulunmaktadır. ABD. Beyaz Sarayda da kullanılmıştır. Salonlarda iç mekanların döşeme ve dekorasyonunda tercih edilmektedir. Alacakaya İlçesinde çıkarılmaktadır
Ters Lale
Elazığ’ın Arıcak İlçesinde yüksek dağlarda doğal ortamda yetişir. Ender yetişen bir türdür
Sekiz Köşeli Şapka
Elazığ da erkeklerin giydiği siperli bir şapka türüdür. Elazığ’da özel şapkacı dükkanları vardır. Şapkanın her bir köşesinin anlamı vardır; Doğruluk, dürüstlük, çalışkanlık, yardımseverlik, saygılı olmak, mertlik, cömertlik, hoşgörü gibi anlamları vardır. Harput yöresine aittir.Kırsal kesimde  yaygın olarak da kullanılmaktadır.
Turizm Report: Elazığ’ın turistik yerleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
Turizm araştırmacısı Hasan Doğan:
HarputKalesi (Süt Kalesi): Tarihi  Harput  şehrinin  güneydoğusunda,  Elazığ  ovasına  egemen  bir  konumda  bulunan  kalenin  Urartular  döneminde  inşa  edildiği  bilinmektedir.
Kalenin;  Roma,  Bizans  ve  Arapların  eline  geçtiği  tarihi  belgelerde  mevcuttur.  1115 yılında  Artukoğlu Beyi Belek Gazi’in  kaleyi  almasından  günümüze  kadar  kalede  1205  yılında  ilk  kez  Artuklu  Hükümdarı  Nizamettin  İbrahim  tarafından,  1370  yılında,  Dulkadiroğlu  İbrahim  tarafından,  1465  yılında  Akkoyunlu  Hükümdarı  Bahadır  Han  tarafından  onarım  yapıldığı  bilinmekte  olup,  kale  duvarındaki  örme  tekniği,  Osmanlı  döneminde  yeniden  onarıldığını  göstermektedir.
Dörtgen  planlı  kale,  iç  kale  ve  dış  kale  olmak  üzere  iki  bölümden  yapılmıştır.  Kale  içi  dolgu  halindedir.  Görkemli  burçları   halen  ayaktadır.
Ulu Camii:Harput’ta Artuklu Hükümdarı Fahrettin Karaaslan tarafından H. 551 (M 1156-1157) yılında yaptırılan camii, Anadolu’daki  en eski ve en önemli yapılardan birisidir. Cami; dikdörtgen planlı, dışa kapalı görünümlü olup, minaresinin eğri durumda oluşu ve tuğlalarının süsleme öğesi  olarak kullanılması bakımından ilginçtir. Harim son cemaat  ve avlu olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır.
Sarahatun Cami : Akkoyunlu devrine ait cami, Akkoyunlu Hükümdarı Bahadırhan’ın (Uzun Hasan) Annesi Sara Hatun tarafından yaptırılmıştır. Osmanlı imparatorluğu döneminde ,993 H     (1585   M) ve 1843 yılında olmak üzere iki kez onarılmıştır. Kare planlı caminin orta  kısmının  üzeri  dört  kalın  sütuna  dayanan  kubbe  ile  kenarları  ise  tonozla  örtülüdür.  Mihrap  sade  bir  niş  halindedir.  Minberi,  taş işçiliğinin güzel örneklerindendir.  Minaresi  iki  renk  kesme  taştan  yapılmıştır.
Kurşunlu Cami: Harput’ta  Osmanlı  devri  camilerinin  en  güzel  örneği  olup,  kare  yapılı,  üzeri  büyük  bir  kubbe  ile  örtülü  ve  kubbeye  giriş  trompludur.  Kubbe  kasnağında  dört  penceresi  olup,  mihrabı  sade  bir  niş  biçimindedir.  Son  cemaat  mahalli  üç  kubbelidir.  Kubbelerin  üzeri  kurşunla  kaplıdır.  Harim  kapısı  yonca  şeklinde  olup,  minaresi  kesme  taştan  yapılmıştır.
Alacalı Cami  (Mescid) :   Harput’ta  Kitapçıgil  parkının  girişinde  bulunan  camide  çeşitli  yapı  devirlerinin  izleri  görülmektedir.  Küçük ebatta  ve  dikdörtgen  planlıdır. Artukoğulları  döneminde  yapılmasına  karşılık,  XIX.  Yüzyılda  büyük  bir  onarım  görmüştür.  Tavandaki  ahşap  işçiliği,  bu  devirin  onarımına  aittir. Cami  kapısı  batıda  yer  almakta  olup,  bir  yonca  yaprağı  şeklindedir.  Kapı  üzerinde  merdiven  ve  minare  bulunmaktadır.  Minare,  şerefeye  kadar  sıra  ile  siyah-beyaz  taşla,  şerefe  ise  dama  şeklinde, siyah-beyaz  kesme  taşla  örülüdür.
Ağa Camii: Harput’a girişte  ana yolun  solunda  yer  alan  cami’nin  kubbesi  çökmüş  olup,  yalnızca  zarif  minaresi  ayaktadır.  Minare  kare  kaideli  ve  sekizgen  gövdelidir.  Harput  Müzesindeki  kitabesine  göre  967  H.  (1559  M) yılında  Pervane  Ağa  tarafından  inşa  edilmiştir.  Cami  aslına  uygun  olarak  restore  edilerek   ibadete  açılmıştır.
Çürümemiş Bedeniyle ile Ünlü Arap Baba Türbesi (1279) Harput-Elazığ: Selçuklu hükümdarlarından IV. Kılıçarslan’ın  oğlu,  III. Gıyaseddin Keyhüsrev  zamanında  H.  678  yılında  inşa  edilmiştir.   Minaresi  dıştan  türbe  ile  mescidin  tam  orta  kısmına  gelen  bölümde  yapılmıştır.  Kapısı  mescidin  içindedir.  Kaidesi  alttan  beş  sıra  taş  üstünde  alçı  ve  sıva  izi  görülen  ve  hemen  hiçbir  Selçuklu  Mescidinde  bulunmayan,  emsalsiz  sırça  bordürlüdür.  Mescit  kare  planlıdır.  Selçuk üçgenleri ile  kubbeye  geçilir.  Kubbe  içinin  kornişlerinin  çinili  olduğu  bilinmektedir.  Korniş  ve  çinilerle  düzenlenen  mihrabın  üst  kısmı,  beş  dişlidir.  Büyük  kemeri  vardır.  Arabesk  plament  ve  su  yolludur.
Türbenin  alt  kısmında  ise  Mumyalı  bir  ceset  mevcuttur.  Halk  arasında  Arap Baba  diye  anılır.  Arap Baba  ile  ilgili  çeşitli  rivayetler  anlatılmaktadır.
Fetih  Ahmet  Baba  Türbesi: Harput’a  2  Km.  Uzaklıkta  olup,  kaya  üzerine  inşa  edilmiş  türbenin  yanında  mescidi  bulunmaktadır. Türbe  altıgen  planlı,  üst  kısmı  sonradan  yapılmış,  yalnız  cenazelik  kısmı  mevcuttur.  İçinde büyük  bir  sanduka  bulunmaktadır.
Mansur Baba  Türbesi: Harput’ta  kaleye  giden  yolun  solunda  bulunan  türbe,  sekizgen  planlı  olup,  kesme  taşlardan  yapılmış  kaide  kısmı  vardır.  İki  katlı  anıtsal  bir  yapı  olduğu  bilinen  türbenin  üst  örtü  sistemi  sonradan  yapılmıştır.  İçerisinde  Mansur Baba,  zevcesi,  oğlu  ve  kızına  ait  olduğu  bilinen  dört  sanduka  bulunan  türbenin  Artukoğulları  devrine  ait  olduğu  ihtimali  kuvvetlidir.
Cimşit  Bey  Hamamı: Sarahatun  Camii  bitişiğindeki  klasik  tipte  bir  Osmanlı  yapısıdır.  Soyunma  yeri  kare  planlı  üzeri  kubbe  ile  örtülü  olup,  iki  kapısı   mevcuttur.  Yıkanma  yeri Sarahatun  Camiine  dayanır.  Dört eyvanlı  köşelerde  birer  kubbeli  halvetler  bulunmaktadır.  Bu  yapı  Yavuz  Sultan  Selim’in  Sipahi  Beylerinden  Cimşit  Bey  tarafından  16. Asrın  ilk  yarısında  yaptırılmıştır. Restore edilmiştir. Hamam olarak kullanılmamaktadır. Ziyarete açıktır.
Buzluk Mağaraları Harput-Elazığ: Tarihi Harput  beldesinin  kuzeydoğusunda  Elazığ’a 11  km.  uzaklıktadır. Buzluk  mağarası,  jeomorfolojik  yapısı  nedeniyle  burada  gerçekleşen  klimatolojik  şartlar  ve  hava  sirkülasyonu  özelliğinden  dolayı  yaz  ayları  içinde  doğal  olarak  tabakalar,  sarkıt  ve  dikitler  halinde  hatta  bazı  kısımlarında  bal  peteğini  andıran  buz  tabakaları  oluşturmaktadır.  Kış  aylarında  ise  tam  tersine  içerisinde  sıcak  hava  oluşmaktadır.  Mağaranın  tarihinin,  Harput’un  tarihi  kadar  eski  olduğu,  Harput’un  ilk  sahipleri  olan  Urartular  dönemine  kadar  uzandığı  salnamelerden  bilinmektedir.
1990  yılında  merdiven  basamakları  ve  aydınlatılması  yapılan  mağara,  Türkiye’de  gezilebilen  on  mağara  arasında  yer  almaktadır.  Buzluk  Mağaraları,  çevresinin doğal  güzelliği  yanında  tarihi  Harput  beldesinde  bulunması,  tarih  ve  doğanın  iç  içe  bulunduğu  nadir  turistik  yörelerimizden  biridir.  Yılda  yaklaşık  15-20  bin  kişi  mağarayı    gezmektedir.
Hazar Gölü Sivrice –Elazığ: İlimizin Güneydoğusunda Sivrice İlçemizde bulunan ve il merkezine 22 km. uzaklıkta, Elazığ-Diyarbakır karayolu’na paralel olan Hazar Gölü, tektonik bir göldür. Güneyinde Hazarbaba Dağı bulunan göl, Uluova’dan Mastar Dağlarıyla ayrılır. Gölün ortalama uzunluğu 20 km. eni ise 4 km.’dir. Denizden yüksekliği 1238 m. olan gölün derinliği 200-250m arasında alanı 86km2’dir.

Sivrice-Hazar Gölünde Batık Şehir :Eskiden önemli bir yerleşme iken  zamanla suların yükselmesi ile oluşan göl içinde kalan  Batık Kent birinci derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilmiş önemli ve ilginç yerlerden biridir.Bu alan içerisinde bilimsel ve arkeolojik çalışmalar yapılmış ve su altında ilginç görüntüleri ile bir kent kalıntısının olduğu tespit edilmiştir. Suların azaldığı dönemlerde batık kent ortaya çıkmakta ve ilginç görüntüsü ile heyecan oluşturmaktadır.

Hazar Baba Dağı Kayak Merkezinden Bir Görünüm: Hazar gölünün güneyinde, güneybatı-kuzeydoğu doğrultusunda uzanan dağ 2347 m. yüksekliğinde olup, zirvesi itibariyle göle ve Sivrice ilçesine  yakın mesafededir. Dağ-Doğa yürüyüşüne, teleferiğe, dağcılığa, manzara seyri özelliği ile değişik türden bitkileri görmeye elverişli olan Hazar Baba Dağı göle de ayrı bir nitelik kazandırmaktadır. Hazar Baba dağından çıkan Karaçalı suyu az kireçli olup  iyi içimlidir. Aynı zamanda Elazığ il sınırları içinde en yüksek dağdır. Günümüzde yoğun kış aylarında karı ve pistiyle kayak merkezleri içinde de yer almaktadır. Elazığ Sivrice Hazarbaba Kayak Merkezinde kayak sezonu aralık ayında başlıyor ve mart ayına kadar devam ediyor. Kayak pistinde amatör ve profesyonel kayakçılara rahat kayma imkanı vardır.İlin güneyinde bulunan 2.347 metre yükseklikteki  Hazarbaba Dağı’nda normal kış koşullarında kar kalınlığı 1- 2 metre civarındadır.
Keban Barajı :Elazığ'ın Keban ilçesinde, Fırat Nehri üzerinde, 1965-1975 yılları arasında inşa edilmiş olan elektrik enerjisi üretimi amaçlı barajdır. Beton ağırlık ve kaya dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 16.679.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 210,00 m, normal su kotunda göl hacmi 31.000,00 hm³ normal su kotunda göl alanı 675,00 km²'dir.

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Termal Turizm Merkezi ilan edilen Golan Kaplıcaları: İlimizin Karakoçan İlçesi Yoğunağaç köyü mevkiinde bulunmaktadır. Kaplıca suyu sıcaklığı 43 derecedir. Birçok hastalığa iyi gelmektedir. Kaplıcada konaklamak için bir otel mevcuttur. Nefis bir doğal ortama ve güzelliğe sahip olan Golan Kaplıcaları ve civarını buz gibi suları ile Peri Çayı ile yan yana durur.   Kaplıcanın yakın çevresindeki yaban hayatı ve doğal ortam ziyaretçilere hayatın en güzel ve en sade halini sunar.

Elazığ-Tunceli Havzası Kültür Ve Turizm Koruma Ve Gelişim Bölgesi: 127 km uzunluğunda ve 675 km² alanı kapsayan Elazığ – Tunceli – Fırat Havzası; Valiliğimizin girişimleri ile 5 Haziran 2011 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2011/ 1796 sayılıBakanlar Kurulu Kararı ile Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak tespit ve ilan olunmuştur. İlimiz ve Bölgemiz için hayati derecede öneme sahip bir projedir. Proje tamamlandığında ilimizin turizm potansiyeli önemli ölçüde artmış olacaktır.
Kürsübaşı: 2010 yılı Ekim ayında Elazığ Kürsübaşı, Sıra Geceleri ve Barana Geceleri ile birlikte UNESCO DÜNYA KÜLTÜR MİRASI temsili listesine kabul edilmiştir.
Elazığ’ın Simgesi Çayda Çıra: Elazığ’ın dünyaca ünlü halk oyunudur. Yurtdışında “Mumlu Dans” olarak tanınır. Elazığ ile ilgili bütün yayınlarda, bakır süs eşyalarında biblo ve tablolarda, iğne oyalarında motif olarak çayda çıra figürü kullanılır. Adeta Elazığ ismiyle birlikte anılanÇayda çıra, Elazığ ilinin sembolüdür.

Uluslararası Hazar Şiir Akşamları: Bir kültür ve sanat şehri olan Elazığ’da bu yıl 20.si düzenlenmiş olan Uluslararası Hazar Şiir Akşamları Türkiye ve Türkiye dışından gelen şair, yazar ve sanat camiasının tanınmış şahsiyetlerinin katılımı ile İlimizde gerçekleştirilmektedir
Turizm Report: Elazığ’daki turizm hareketliliği hakkında bilgi alabilir miyiz?
Turizm araştırmacısı Hasan Doğan:  2013 yılı itibariyle Elazığ’ımızı ziyaret eden turist sayısı 130.000 kişidir. İlimize gelen yerli turist genellikle İstanbul ve diğer batı illerimizden gelmektedir. Yabancı turistler ise daha çok Almanya ve Amerika’dan ilimize gelmektedirler.

Turizm Report: Elazığ’a turistler daha çok hangi aylarda geliyor?
Turizm araştırmacısı Hasan Doğan: İlimize en fazla turist geldiği aylar; Mayıs ve Haziran aylarıdır. Genellikle bu aylarda iklimin elverişli oluşu ve havanın fazla sıcak olmaması nedeni ile Seyahat Acenteleri tarafından kültür turları düzenlenmektedir.

Turizm Report: Elazığ’da turizm alanında son 5 yıl içinde yapılacak çalışmalar nelerdir?
Turizm araştırmacısı Hasan Doğan:

1-Elazığ - Tunceli Fırat Havzası Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi
Söz konusu bölge 675 Km2 lik Keban Baraj sahası ve çevresi ile birlikte 4 ilimizi de içine alan  muazzam bir kültür ve turizm potansiyeline sahiptir. Başta Elazığ İli sınırlarındaki 4.000 yıllık bir mazisi olan ve üzerindeki çeşitli dönemlere ait 49 adet tescilli eserin olduğu Koruma Amaçlı İmar Planına sahip HARPUT olmak üzere, muhteşem bir doğal güzelliği olan  Hazar gölü ve çevresi ile birlikte çok önemli bir  turizm potansiyeli oluşturmaktadır.  Bölgenin ülke  ve dünya turizmine kazandırılması Türk turizmine de farklı bir soluk getirecektir.Bu nedenle K.T.K.G.B ilan edilen alanın 2014 Strateji Eylem Planına Dahil Edilmesi önemlidir.
2-Harput Kalesi : Restorasyon,Çevre Düzeni, Kaleiçi bilimsel kazılarının yapılarak turizme kazandırılması.
"Elazığ-Harput mahallesinde bulunan tarihi Harput Kalesinin 2005-2009 yıllarında yapılan bilimsel kazı çalışmalarında ortaya çıkan eserlerin restorasyonunun yapılması,
3-Kale surlarının restorasyonunun tamamlanması,
Kale  İçinin  gezilecek sekil’de düzenlenmesi ve temizlik çalışmalarının yapılması,   Kalenin çevresi ile birlikte  düzenlenerek kültür turizmine kazandırılması.Bilimsel Kazı Çalışmalarının devam etmesi,"
4-Harput Ahmet bey camii, Esadiye Camii, Meydan Camii
Osmanlı dönemi eseri olan Kültür varlığı olarak tescilli Camilerin aslına uygun restore edilmesi gerekmektedir.
5-Hoca Hasan Hamamı
1982 yılında Diyarbakır K.V.K.K kararı ile tescil edilmiştir. Harput’un girişinde bulunan Hoca Hasan Hamamının restore edilerek turizme kazandırılması.
6-Üçlüleli Çeşme, Meydan Çeşmesi, Sara Hatun Çeşmesi, Alaaddin bey Çeşmesi, Yarıçavuş Çeşmesi, Zeynep Çeşmesi
Harput mahallesinde bulunan, farklı dönemlere ait çeşmelerin aslına uygun restore edilerek turizme kazandırılması gerekmektedir.
7-Damlataş Mağarasının Turizme Kazandırlması
8-Keban Gümüşkaya Damlataş Mağarası
Altyapı, cevre düzenlemesi,ulaşım,aydınlatması yapılarak ilçe turizmine kazandırılması.
9-Palu Kalesi
5 Haziran 2001 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 2011/1796 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile Elazığ-Tunceli-Fırat Havzası Kültür Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak tespit ve ilan olunmuştur. Bu nedenle bölgeye sınır olan ve tarihi ve kültürel önemli potansiyele sahip  Palu Kalesi ve çevresinde tarihi yapıların restorasyon, çevre Düzenleme ve yol yapım işleri yapılarak Turizme kazandırılmalıdır.
10-Golan Kaplıcaları Termal Turizm Merkezinin Geliştirilmesi
Golan Kaplıcaları 30.06.2007 tarihli Resmi Gazetede yayınlayarak Bakanlığımızca Termal Turizm Merkezi ilan edilmiştir.Bu bağlamda ulusal ve uluslararası alanda yapılacak tanıtım organizasyonlarda Türkiye'nin gözde termal merkezi arasına sokulabilir. Kaplıcaların yalnız Yaz'ın değil yılın 12 ayıda da hizmet vermesi için yol ve çevre düzenlemesi yapılmalıdır.
11-IV. Murat (Çakmakkaya) Kervansarayı
Alacakaya İlçesi Çakmakkaya Köyünde bulunan IV.Murat Kervansarayı'nın Restorasyon, Yol ve Çevre Düzenlemesi işinin yapılması ilçe turizmin gelişmesine katkı sağlayacaktır.
12- Eski Hükümet Konağının Kent Müzesine dönüştürülmesi
Eski hükümet konağının Kent  Müzesi olarak işlevsel hale getirilmesi için projelerin hazırlanarak uygulama işine geçilmesi
13-Maden Eski Hükümet Konağı ve Saat Kulesi
Maden İlçesinde bulunan Eski hükümet konağının ve saat kulesinin Restorasyon ve Çevre Düzenlemesi işinin yapılması ilçe turizminin gelişmesine katkı sağlayacaktır.
14-Buzluk Mağarası
Yaz mevsiminin en sıcak aylarında (Temmuz- Ağustos) buz tutan ve insanların içerisinde üşüyerek titrediği Kış mevsiminde ise sıcak olan   Buzluk Mağarasının özelliğini bozmadan Restorasyon ve Çevre Düzenlemesi yapılarak Turizme kazandırılması.
15-Hazar Gölü
Göl İçerisinde Kilise Adası ve Batık Kent, Yılanlı Ada 1991 yılında1.derece Arkeolojik ve  Doğal Sit olarak tescil edilmiştir.Hazar gölünün içerisindeki doğal sitler ,batık kent ve çevresi ile birlikte ülke turizmine kazandırılması Muhteşem bir   güzelliğe  sahip Hazar Gölü  23.9.1997 tarihli 97/9985sayılı Bakanlar K.K ile  Turizm Merkezi ilan edilmiştir.
16-Hazar Gölü Batık Kentin Turizme Kazandırılması
Batık kentte dalış ve su altı turizminin geliştirilmesi,
17-Sivrice Atıksu Arıtma Tesis Yapımı İşi
Hazar Gölünün kirlenmemesi için göl ve civarındaki yerleşmelerin atık sularının deşarj projesidir.
18-Hazar Gölü Sosyal Tesis Projesi
Hazar gölü kıyı şeridinde yürüyüş parkurları, günübirlik turizm tesisleri, tekne barınakları,tekne turları, yüzme alanları, su sporları, dalgıçlık, kurs eğitim alanları gibi pilot alanların oluşturulmasıyla Hazar gölü turizm acısından çok cazip hale gelecek, göle olan ilgi daha da artacaktır.
19-Hazarbaba Kayak Merkezinin Geliştirilmesi
2347m yükseklikte, muhteşem Hazar Gölüne nazır, Hazar Baba dağı üzerinde, İl Özel İdaresine ait kayak merkezinin geliştirilmesi için alanda konaklama tesisleri, restoran ve panoramik kafeteryaların yapılarak hizmete sunulması, kayak merkezinin pistinin uzatılarak, yolunun turizm yol standartlarında yapılması bölgeyi daha cazip hale getirecektir.
20-Keban Baraj Gölü Kıyı Şeridi ve Sosyal Tesis Projesi
Keban Baraj gölü kıyı kesimlerinin turizm, spor, eğlence, piknik alanları ile; tekne barınağı ve su sporlarının yapılacağıalanların oluşturulması ilçeyi çok cazip hale getirecektir.
Turizm Report: Elazığ’da turizm gelişmesi için yapılmış çalışmalar nelerdir?
Turizm araştırmacısı Hasan Doğan: Turizmin en temel unsurlarından olan ve ilimizin prestij yapılarından olan Elazığ Arkeoloji ve Etnografya Müzesi çok önemli bir restorasyonla hizmete sunulmuştur. Turizm için paha biçilmez bir potansiyel oluşturan Hazar Gölü’nün turizme kazandırılması için bir dizi önemli çalışmayı yürütmekteyiz. Bu çalışmaların başında özellikle Hazar Gölünün temiz kalması için Kültür ve Turizm Bakanlığından sağladığımız ödeneklerle gerçekleştirdiğimiz Atık su Deşarj Projesi ihalesi, Yine Hazar Gölü’ne Tekne Barınağı yaptırma çalışmalarımız, göl etrafındaki mevcut turistik tesislerin varlığı, Nefis doğal güzelliğiyle insanları kendisine hayran bırakan Hazarbaba Dağı ve gelişmekte olan Kayak Merkezi  ilimize çok önemli bir gelecek vaat etmektedir. Hazar Gölünde yaptığımız planlama çalışmaları, Uluslararası Spor Şenlikleri, Uluslararası Balkan Triatlon Yarışması, Hazar Gölü kıyılarında gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Hazar Şiir Akşamları ve diğer tanıtım faaliyetleri ve halen yürütülen sosyal kültürel ve ekonomik amaçlı Projeler ile de; Hazar Gölünü çevresindeki güzelliklerle birlikte ilimizin ekonomik ve kültürel hayatına değer katacak hale getirmenin heyecanı içerisindeyiz.
Palu ve Kovancılar İlçesinde bulunan eski yerleşmelerin ayağa kaldırılması ve özellikle tescilli eserlerin restorasyonu ve devam eden çalışmalar ilimizin geleceğe doğru sağlam adımlarla hızla yürümesinin alt yapısını oluşturmaktadır.
Tarihte bir kültür ve sanat şehri olarak tanınan mektep ve medreseleri, alim ve sanatkarları ile ünlü Harput’un devamı olan Elazığ’ımız bu özelliklerini önemli ölçüde günümüzde de taşımaktadır.
Son derece önemli kaynaklara sahip olan Elazığ’ı geleceğe taşırken tarihten gelen maddi kültür unsurlarını ve Allah’ın bahşettiği doğal güzellikleri ve muhteşem Harput Kültürü gibi sahip olduğumuz değerleri insanlarla paylaşmak ve onlara tanıtmak yönünde de çok kapsamlı projeler ve çalışmalar yürütmekteyiz. Foto Fest kısa adıyla başlattığımız, içinde ödüllü fotoğraf yarışması da olan “Elazığ Fotoğraf Festivali Projesi” ilin Türkiye’de ve Türkiye dışında nitelikli tanıtımını amaçlamaktadır.
Bir kültür ve sanat şehri olan Elazığ’da sanat faaliyetlerini İlimizin en ücra köşelerine taşımak amacıyla SODES kapsamında Dorse Tiyatro Projesi gerçekleştirilmiş ve bu Dorse ile İlçelerimize çok güzel faaliyetler taşınmış ve taşınmaya devam etmektedir.

Fırat Üniversitesi başta olmak üzere gelişmiş kültür ve eğitim kurumlarının yanında, kalıcı ve uzun soluklu faaliyetleri ile de önde duran Elazığ’ımızda; 20 yıldır devam eden dünyanın dört bir yanından Şair ve Yazarların katılımı ile gerçekleştirdiğimiz Uluslararası Hazar Şiir Akşamları,ilimizde ve bölgemizde yetişmiş sanat ve kültür adamları adına yaptığımız anma günleri, komşu İller ve Ülkelere gerçekleştirdiğimiz kültürel etkinlikler, 4 Yıldır düzenlediğimiz Çayda Çıra Film Festivali Elazığ’ın bir kültür şehri olma özelliğini yansıtan unsurlar olarak öne çıkmaktadır.
Turizm Report
Röportaj: Oktay Öztürk
info@turizmreport.com