14.10.2019
Röportaj

Halkların, İnançların, Turizmin Beşiği Kadim Kent HATAY!

Halkların, İnançların, Turizmin Beşiği Kadim Kent HATAY!
Türkiye'nin Ortadoğu'ya, Ortadoğu'nun Türkiye'ye ve Avrupa'ya açılan kapısı durumundaki kadim kent Hatay geçmişte 13 farklı uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Hıristiyanlık kavramının ilk defa kullanılıp kabul edildiği Hatay, günümüzde de farklı inançların ve halkların bir arada huzur içinde yaşadığı bir şehirdir. Tarihi geçmişi, doğal güzellikleri, mutfağı, gelenek ve görenekleri ile göz dolduran Hatay Türkiye’nin en önemli turizm destinasyonları arasındadır. Turizm Report olarak bu güzel ilimizin turizm değerlerini daha iyi tanımak ve tanıtmak maksadıyla Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü IŞIKGÖR ile bir röportaj gerçekleştirdik…






Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü IŞIKGÖR
Turizm Report: Hatay’ın turizm değerlerinden bahseder misiniz?
Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü IŞIKGÖR: İlimiz Hatay, Türkiye’nin Doğu Akdeniz Bölgesinde yer alan, Türkiye'nin Ortadoğu'ya, Ortadoğu'nun Türkiye'ye ve Avrupa'ya açılan kapısı durumundadır. Hatay geçmişte 13 uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. İl merkezimizdeki Kurtuluş Caddesi MS 1. Yüzyılda, dünyada geceleri aydınlatılan ilk caddedir.
Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri ve Dünyadaki ilk mağara kilise olan St. Pierre Kilisesi Hatay'dadır. Hıristiyanlık kavramı ilk defa Hatay'da kullanılmış, kabul edilmiş ve Hz. İsa’nın yolundan gidenlere bundan sonra Hıristiyan denilmiştir. Yine bugünkü Türkiye sınırları içindeki 638 yılında yapılmış ilk cami olan Habib-i Neccar Hatay'dadır.
 Dünyadaki ilk mağara kilise olan St. Pierre Kilisesi
Onlarca uygarlığa ev sahipliği yapmış Hatay, farklı uygarlıkların katkıları ile çok zengin ve muhteşem bir yerel mutfağa da sahiptir. Halen kayıt altına alınmış 497 çeşit yemeği vardır. MÖ dönemlere ait çok sayıda arkeolojik kazı alanı tarihe yolculuk açısından ziyaretçilere heyecan vermektedir. MÖ ve sonrasına ait çok sayıda kültür mirası ziyaretçileri beklemektedir.
Turizm Report: Hatay’ın turistik yerleri ve bu yerlerin turistik özellikleri hakkında bilgi verebilir misiniz?
Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü IŞIKGÖR: Hatay yöresini insanlığın var olduğundan bu yana çekici kılan ve tarihi boyunca göçlere açık olmasını sağlayan, yaşamı kolaylaştıran iklim koşulları ve verimli topraklarının yanı sıra, Anadolu'yu Çukurova yoluyla Suriye ve Filistin'e bağlayan yolların kavşak noktasında bulunmasıdır. Ayrıca, Mezopotamya'dan Akdeniz'e çıkmak için kullanılabilecek en uygun limanlar yine bu bölgede yer almaktadır. 13 uygarlığa ev sahipliği yapan Hatay, tarihi boyunca uygarlıkların etkisini taşımış ve bu uygarlıkların oluşturdukları zengin kültürleri günümüze kadar taşımıştır.
Bu uygarlıkların eseri olan ve hala dim dik ayakta duran tarihsel, kültürel, doğal ve turizm değerlerimizden söz edecek olursak;
Saint Pierre Kilisesi
Önemli bir inanç turizmi merkezi olan Hatay'da, dünyanın ilk Katolik Mağara Kilisesi olan Saint Pierre Kilisesi bulunuyor. Antakya’nın, ticari yolların kesişme ve kültürlerin birleşme noktasında bulunması, Hıristiyanlığın yayılmaya çalıştığı ilk dönemlerinde, bu kenti bir propaganda merkezi haline gelmiş ve St. Pierre Kilisesi bu kapsamda, Hıristiyanlığın ilk yıllarında dini toplantı merkezi olmuştur. Tarihte ilk Hıristiyan (Hristos) adı da, Antakya’da bu kilise cemaatine verilmiştir. Bugün St. Pierre Kilisesi Hıristiyanlığın ilk mabetlerinden biri ve hac mekanı olarak kabul edilmektedir. Günümüzde Anıt Müze olarak işlevini sürdürmekte ve her yıl 29 Haziran günü, din adamları ve kalabalık bir cemaatin katıldığı ayinler burada yapılmaktadır.
Hıristiyanlık tarihinde önemli bir yere sahip olan Hatay, aynı zamanda dört büyük patriklik merkezinden biri olma özelliğini de taşımaktadır.
Habib Neccar Cami
Cami, Antakya’nın 638 yılında, Müslüman Arapların eline geçtiği dönemde inşa edilmiştir. Bugünkü Türkiye sınırları içerisinde inşa edilen ilk cami olduğu kabul edilmektedir. Kurtuluş Caddesi’nde bulunan cami Hz. İsa’nın havarilerine ilk inanan ve bu uğurda canını veren bir Antakyalının adını taşımaktadır. Caminin kuzeydoğu köşesinde yerin 4 metre altında Habib-i Neccar’ın ve Şem’un Safa’nın, girişte Yahya Peygamber ve Yunus Peygamber’in türbesi bulunmaktadır. Birinci derece deprem kuşağında bulunan Cami birçok depremde hasar görmüştür. En son 1854 yılındaki büyük depremde tamamen yıkılmış ve 1858 yılında Osmanlı Sultanı Abdülmecit tarafından yeniden Osmanlı mimarı tarzında yaptırılmıştır. Cami, dört gizli sütun üzerine kubbeli olara inşa edilmiştir. Etrafı medrese odaları ile çevrilidir. Cami avlusunda bulunan şadırvan da bu dönemin eseridir.

Habib Neccar Cami
Antakya Kalesi ve Surları
MÖ. 300 yıllarında Büyük İskender’in generallerinden Seleucos I. Nikator tarafından kurulan Antakya Kalesi dünyanın önemli yapılan arasında yer alır. Sırasıyla Seleukos’lar, Romalılar, Bizanslılar, Haçlılar, Selçuklular ve Osmanlılar tarafından kullanılarak zamanımıza kadar gelebilmiştir. 12 km uzunluğunda olan surların 360 kuleden oluştuğu düşünülmektedir. Sayısız depremler ve savaşlar sonucunda çok harap olmuştur. Bugün ayakta kalan duvarların büyük bir kısmi M.S. 6. yy’ da Bizans İmparatoru Justianus tarafından yaptırılmıştır.
Antakya Kalesi ve Surları
Kurtuluş Caddesi
Kurtuluş Caddesi, Antakya'nın Asi (Orontes) Nehri ile Habib Neccar (Silpius) Dağı arasında kalan kısmında, Kışla binası ile Dörtayak Mahallesi arasında yer alır. Kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanan cadde, kentin bu bölümünü adeta ikiye böler. Güneybatıdan esen hakim rüzgar alan cadde, bu konumuyla, kentin nefes almasını sağlayan bir ana arterdir. Antakya'nın kurulduğu tarihten (MÖ 300) itibaren eski haritalarına bakıldığında, hepsinde de aynı yerde ve doğrultuda boydan boya uzanan bir aksın varlığı dikkati çeker. Bu aks, yüzyılımıza kadar birtakım değişikliklere uğramış olsa da varlığını sürekli korumuştur. Roma Dönemi Antakya'sının, uzunluğu 2 Roma mili (1 Roma mili= 1478 m) olan "Büyük Sütunlu Cadde"si (Herod Caddesi) ile çakışmaktadır. Antik çağ'ın Sütunlu Caddesi, zaman içinde yer yer toprağın altında kalıp asıl doğrultusunu kaybetse de kenti boydan boya geçen bir aks olarak Osmanlı'nın son dönemlerine kadar ulaşmıştır. Bu dönemde, Osmanlı kentinin, kendiliğinden oluşmuş dokusuna uygun olarak biçimlenmiştir. Kimi evler yolun ortasına kadar sokulmuş, yol güzergâhı, girintili çıkıntılı bir hal almıştır. Bazı yerlerde son derece daralmış ve yoldan geçmek çok zorlaşmıştır. Harbiye tarafından gelen yol ile Halep yolunu birleştirerek sağlıklı bir ulaşım sağlayacak geniş bir caddeye ihtiyaç duyulmuştur. Kentin Fransız işgal ve yönetimi altında bulunduğu dönemde, Halefzade Süreyya Bey'in Belediye Başkanlığı sırasında, bunun için girişimde bulunulmuş, gerekli planlamalar yapılmış, 1928 yılında hazırlıklar tamamlanmıştır. Caddenin açılması altı yıl, tamamlanması dokuz yıl sürmüştür. O zamanki adı "Kışla-Dörtayak Caddesi"dir. Fransızlar tarafından hazırlanan haritalarda "Rue Jadid" adı ile ifade edilmiştir. Kışla-Dörtayak Caddesi'nin açılması için çok sayıda yapının yıkılması gerekmiştir. 1929 yılında fiilen çalışmalara başlanmış, 1934'te istimlak işlemleri tamamlanmış, 1935 yılında resmen ulaşıma açılmıştır.  Cadde üzerinde, yeni malzeme ve tekniklerle, geleneksel anlayıştan farklı, yeni evler yapılmıştır. Cephesi veya sınırları yeni caddenin sınırında kalan bazı eski evler ve diğer yapılar ise varlığını korumuştur.
Hatay Arkeoloji Müzesi
Hatay Arkeoloji Müzesi
Mozaik koleksiyonu zenginliği yönünden dünyada ikinci, para koleksiyonu yönünden ise üçüncü sırada yer alıyor. Harbiye, Antakya, Aççana, Çevlik ve İskenderun'da yapılan kazılarda bulunan çeşitli süs eşyaları, heykeller, mezarlar da sergilenen eserler arasındadır.
Hatay Arkeoloji Müzesi
Antik Çağın Ünlü Daphne (Defne) Kenti Harbiye
Merkez Defne İlçesi sınırları içerisinde olup, her tarafı yeşillik olan güzel bir mesire yeridir. Antik çağın ünlü Daphne kentidir. Efsaneye göre Zeus'un oğlu Işık Tanrısı Apollon, ırmak kenarında gördüğü genç ve güzel bir kız olan Daphne'ye aşık olur ve onunla konuşmak ister. Daphne'yi kovalar. Daphne kurtulamayacağını anlar. "Ey toprak ana beni ört, beni sakla, beni koru" diye yalvarır. Daphne ağaca dönüşür. Bu olaydan sonra şiir ve silah zaferi, defne ağacının dalıyla mükâfatlandırılır ve Defne'nin gözyaşlarının Harbiye'deki şelaleleri meydana getirdiğine inanılır. Seleukos Dönemi’nde çağlayanlarıyla tanınan ve dünyaca ünlü bir sayfiye yeri olan Harbiye (Defne); tarihte çok sayıda köşkler, tapınaklar, eğlence yerleri ile ün salmıştır. Stadyumunda düzenlenen olimpiyatların ihtişamı ise dillere destan olmuştur. Ancak şiddetli depremler bu şehri yerle bir etmiş, günümüze gözle görülür herhangi bir eser kalmamıştır.
Harbiye, şimdilerde çok ilgi gören mesire yeri olup aynı zamanda taş oyma heykeller ve turistik eşya satışı yönünden de önemli bir beldedir. Yöredeki tezgâhlarda dokunan doğal ipekler ise, gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında çok aranan kumaşlardandır.
Eski Antakya Evleri ve Sokakları
Antakya’da ortak miras olarak kabul edilen değerlerin başında, Antakya’nın son iki yüz yılına tanıklık etmiş tarihi evler bulunmaktadır. Kendine özgü dar sokaklarını biçimlendiren ve bu sokaklara hayat veren tarihi evler, genellikle iki katlıdır. Evler, sokaklarla çok az ilişkisi olacak şekilde; taş, kerpiç ve ahşaptan yapılmışlardır. Cepheleri güney ve batıya dönüktür. Enönemli özellikleri cephe tarafında bulunan ahşap direkli, önü açık sofalarıdır. Evlerin çoğunluğunda geniş avlu, havuz, su kuyusu, meyve ağaçları ve çiçeklerle süslenmiş bahçeler mevcuttur. Yapımları 2 asır öncesine dayanan bu evlerde; Anadolu mimarisi tarzında süsleme ve işçilik görülmekte olup sayıları fazladır.
Ulu Camii
Antakya İlçesi sınırları içerisinde yer alır. Caminin 1271 yılında Memlûk Sultanı Baybars tarafından yaptırıldığı sanılmaktadır. Doğu- batı yönünde uzanan dikdörtgen planlıdır. Doğu ve batı yönünde bulunan taç kapılardan girilen avlusu geniş, taş döşeli, şadırvanlıdır. Caminin Osmanlı tarzında yapılmış silindirik geniş gövdeli ve yüksek minaresi şerefeli, sivri külahlıdır ve bir kaç defa tamir görmüştür. Cami ve medrese odalarının yapımında düzgün kesme taş kullanılmıştır.
Yeni Camii
Antakya İlçesi sınırları içerisinde yer alır. 16. yüzyıl ya da daha önceden kalma bir camidir. Harim kapı kemerindeki süslemeler ve iki renkli taş işçiliği dikkati çeker. Cami pek çok kez onarım görmüştür.
St. Simeon Manastırı
Samandağ ilçesi yolu üzerinde, Değirmenbaşı Mahallesinden ayrılan bir yolla gidilen Aknehir Mahallesi sınırları içinde 479 metre yüksekliğinde bir tepe üzerinde kurulmuştur. M.S. 6. yüzyılda yapılan bu manastır,  St. Simeon’un bir sütun üzerinde 40 yıl yaşadığı yer olarak ün yapmıştır. St. Simeon Manastırı’nın bir bölümü sağlam kayalara oyulmuş, diğer bölümleri dik açık duvarlarla çevrilmiştir. Manastırın sekizgen avlusunun ortasında doğal bir kayadan yapılmış sütun mevcuttur. Bu sütunun doğusunda üç kilise diğer yönlerinde ise müştemilat vardır. St. Simeon buraya M.S. 541 yılında gelmiş ve 592 yılında ölmüştür. St. Simeon, Terk-i Dünya tarikatının, kendi çağındaki en önemli temsilcisidir

St. Simeon Manastırı
Titus - Vespasianus Tüneli
M.S. I. yy. da sel sularını yönlendirmek, Seleucia Pieria antik kentini su baskınlarından korumak ve limanın dolmasını önlemek amacıyla, Vespasianus (M.S.69) döneminde yapımına başlanmış olan tünel, oğlu Titus (M.S.81) tarafından tamamlanmıştır.
Tünel, 130 metresi kapalı diğer kısmı açık olmak üzere, 1380 metre uzunluğunda, ortalama 7 metre yüksekliğinde ve 6 metre genişliğindedir. Tünelin kazılmış olduğu kayalık bölge şehrin nekropol (mezarlık) alanı olarak kullanılmıştır.
Titus - Vespasianus Tüneli
Kaya Mezarları (Beşikli Mağara)
Titus tünelinin deniz tarafındaki girişinden sağa dönüp bahçeler arasından ilerleyerek, yaklaşık 100 metre sonra kaya mezarlarına ulaşılır. Mezarlar geniş bir alana yayılmış olup, yüksek ve kayalık yamaçlara oyularak yapılmıştır. Mağaraları içindeki mezarlardan en çok ilgi çekeni, çukurun tabanındaki geniş mağaradır. Bu mağara diğerlerinden farklı olarak yüksek ve gösterişli yapılmış olduğundan halk arasında “Beşikli Mağara” olarak adlandırılır.
Kaya Mezarları (Beşikli Mağara)
Samandağ- Hz. Hızır Makamı
Tarihi kaynaklar, Hızır ve İlyas adında iki din adamından söz eder. İnanışa göre bu iki din adamı, birbirlerinden ayrı olarak dünyayı dolaşırlar. Ancak yılda bir kez, 6 Mayıs günü, Hıdrellez (HIDIRİLYAS)’de buluşurlar. Onların görevi insanların dileklerinin yerine gelmesini sağlamaktır.
Hatay, Türkiye’de ilk defa Hızır makamı kurulan ve en çok Hızır makamı bulunan yer olarak bilinir. Ayrıca Hızır isminin Hıdır olarak da söylendiği bu bölgede en önemli makam, Samandağ’da bulunan deniz kıyısındaki ziyaret yeridir. Burası hem Müslümanlar hem de Hıristiyanlar tarafından kutsal kabul edilmektedir. Türbenin içindeki büyük kaya, Hızır ve İlyas’ın burada bir araya geldiklerini sembolize etmektedir.
Hıdırbey Asırlık Çınar Ağacı (Musa Ağacı)
800-1000 yaşlarında olduğu tahmin edilen ve halk arasında 2000-3000 yaşlarında olduğuna inanılan bir ağaçtır. Gövdesinin çevresi 35 metredir. Bu ağacın Hz. Musa’nın asasının ab-ı hayat (ölümsüzlük suyu) sayesinde filizlenip kök salması sonucunda meydana geldiğine dair efsaneler anlatılmaktadır.
Hıdırbey Asırlık Çınar Ağacı (Musa Ağacı)
Sokollu Mehmet Paşa Külliyesi
Payas İlçesi sınırları içerisinde yer alır. Külliye kervansaray, pazar, hamam, cami ve medreseden oluşan Osmanlı mimari örneklerindendir. Külliyenin tamamı Sokullu Mehmet Paşa tarafından, Mimar Sinan’a 1574 yılında yaptırılmıştır. Pazar Yeri, Külliyenin orta yerindedir. Üzeri tonozla örtülü çarsının iki tarafında dükkânlar bulunan dört kapılı bir mekândır. Kervansaraya, pazarın doğu tarafındaki kapıdan girilmektedir. Bir avlu etrafında üzeri kubbeli hücre şeklindeki odalardan oluşmaktadır.  Avlunun çevresi 5-6 m yüksekliğinde ki bir duvarla çevrilmiştir. Hamam, pazarın kuzeybatı tarafına bitişik, kırmızı ve siyah taşlardan yapılmış, soğuk, ılık ve sıcak olmak üzere üç ayrı bolümden oluşmaktadır. Cami ve medrese, pazarın güneybatı bitişiğindedir. Cami avlunun güneybatısında yüksek bir kubbe ile inşa edilmiştir. Caminin kuzey tarafında yer alan ve kapıları avluya açılan 14 adet kubbeli oda, medrese eğitimi görenler için yapılmıştır.





















Şifalı Sular Diyarı Hatay…
Reyhanlı Hamamat Kaplıcaları; Reyhanlı-Antakya karayolu üzerinde Kumlu İlçesi'nde bulunmakta olup, aynı zamanda yörenin en büyük kaplıcası. Birçok hastalığa iyi geldiği söylenmektedir.
Reyhanlı Hamamı; Reyhanlı İlçesi'ne 20 km uzaklıkta yer alıyor. Türkiye-Suriye sınır kapısının çok yakınında bulunan kaplıcada, yaklaşık 5 kaynaktan su çıkmakta. İçme olarak da kullanılabilen kaplıca suyu, çeşitli romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir.
Meryemana Suyu; Payas İlçesine 9 km. mesafede bulunan Meryem Ana Suyu çok eski zamanlardan beri bilinen ve kutsal sayılan bir yerdir. Çeşitli ülkelerden yöreye gelen Hıristiyanlar kendileri için kutsal olan Meryem Ana Suyunu ziyaret edip suyundan içmekte, hatta çocuklarını bu suyla vaftiz etmektedirler. Hz. İsa ve Hz. Meryem’in bu subaşında konakladığına inanılmaktadır. Meryem Ana Suyu’nun cüzzam, isilik, nefes darlığı gibi birçok hastalığa da iyi geldiği söylenir.
Erzin Başlamış Kaplıcaları ve Şifalı Suları’nın da çeşitli hastalıklara iyi geldiği biliniyor. Bunlar, Erzin İlçesi'ne bağlı Başlamış Mahallesi'ndeki kayaların çeşitli yerlerinden çıkmaktadır. Erzin içmelerinin suyu hafif tuzlu ve acımsı, bikarbonatlı, toprak kalevili, karbondioksitli, ayrıca bromür de bulunmaktadır.
Kisecik Köyü Şifalı Suyu; Antakya İlçesine bağlı Kisecik Mahallesi'nde bulunmaktadır. İçildiği zaman mide mitolitesini arttırıp, boşalmasını kolaylaştırmaktadır. Çok içildiği zaman idrarı arttırarak, idrar yollarının ince kumlarının atılmasını ve iltihapların temizlenmesini sağlıyor. Hararet derecesi sıcak sular grubuna girecek derecede olup; nevrit, nevralji, kronik romatizmal hastalıklara iyi gelmektedir.
Samandağ- Çevlik; Samandağ ilçesine 9 km uzaklıkta Çevlik Mahallesinde, Musa Dağı’nın eteklerine kurulmuş antik bir şehirdir. Şehir, Selevcos Nikator I tarafından kurulmuşsa da, bu bölgede Paleolitik Çağ’a tarihlenen mağara yerleşimleri bulunmuştur. Hellenistik Çağ’da bu şehrin kurulmasındaki en önemli neden Akdeniz’e egemen olma isteğidir. Seleucia Pieria şehri; aşağı şehir (Liman-Çarşı) ve yukarı şehir (Akropol) olmak üzere iki kısımdan oluşmuştur. Yukarı şehir malikâneler, mabetler ve resmi binalardan oluşmakta; aşağı şehir ise, liman ve çevresini kapsamaktadır
14 km uzunluğu ile dünyanın en uzun ve eşsiz sahillerinden biri olan Samandağ sahili ise, Kel Dağı’nın dibinden başlar ve Musa Dağı eteklerine kadar hiç kesintisiz tam 14 km boyunca uzanır. Samandağ sahili altın kumu, masmavi göğü ve muhteşem denizi ile yazın en çok turist çeken yerlerden biridir.
Samandağ sahili
Hataylılar olarak bizler, ilimizi ziyarete gelecek tüm misafirlerimize, Hatay Arkeoloji Müzesi, St. Pierre Kilisesi, Habib-i Neccar Camii, Antakya eski evleri ve sokakları, Antakya Kalesi ve Surları, Uzun Çarşı, Harbiye mesire yeri, Hıdırbey Musa Ağacı, Defne Yolu, Vakıflı Köyü, Çevlik Ören yeri, Hz. Hızır Makamı, Beşikli Mağara, Titus Tüneli, St. Simeon Manastırı, Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi, Arsuz Sahil şeridi, Bakras Kalesi, Koz Kalesi'ni gezmeden ilimizin mahalli lezzetlerini tatmadan dönmemelerini öneriyoruz.
Bakras Kalesi
Turizm Report: Hatay’a yılda ne kadar turist geliyor ve turistler daha çok nerelerden geliyor?
Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü IŞIKGÖR: Yıllık sınır kapılarından giriş yapan yabancı sayılarına göre, Hatay’ı yaklaşık olarak 250.000 kişi ziyaret etmektedir. Orta doğudaki sorunlar nedeniyle bu sayı bugün itibari ile bir miktar düşüş gösterse de bu durumun geçici olduğunu, ilerleyen günlerde hızlı bir yükseliş trendine gireceğini düşünüyoruz. Hatay’ı ziyaret edenlerden konaklama yapan kişi sayısı yaklaşık olarak 160.000 kişi olup, ortalama geceleme sayısı 1,7 gündür. Hatay ili genelinde 71 Adet A grubu Seyahat Acentesi her türlü turizm aktivitesi için faaliyettedir.
Hatay’ı ziyaret eden yabancı turistler dünyanın birçok değişik ülkesinden olmakla birlikte, çoğunluğu Ortadoğu ve Avrupa ülkelerinin vatandaşlarından oluşmaktadır.
Turizm Report: Hatay’ın en fazla turist aldığı aylar ve bu aylardaki turistik aktiviteler:
Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü IŞIKGÖR: İlimiz Hatay’ın en yoğun turist aldığı aylar yılın ilkbahar ve yaz aylarıdır. Özellikle İlkbahar aylarında Kültürel amaçlı ve Hıristiyan vatandaşlarımız için bir haç yeri olan St. Pierre Kilisesi ve Müslüman vatandaşlarımız için çok önemli olan Anadolu’da yapılmış ilk cami Habib-i Neccar Camii’nin ilimiz sınırları içerisinde yer alması nedeniyle inanç turizmi amaçlı olarak ziyaretler yapılmaktadır. Ayrıca ilimizin Deniz varlığından dolayı özellikle yaz aylarında İskenderun, Yayladağı ve Arsuz İlçelerimizde yer alan sahil ve koylar deniz- kum- güneş özlemi çeken turistler tarafından yoğun olarak tercih edilmektedir.
Harbiye Şelaleleri
Turizm Report: Hatay’da son 5 yılda turizmde ne gibi değişim ve gelişmeler oldu?
Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü IŞIKGÖR: Hatay’da son beş yılda Ülkemizde de olduğu gibi turizm alanında çok önemli gelişmeler oldu. Öncelikle planlı ve projeli gelişim sağlamak üzere turizmde stratejik plan yapma ihtiyacı ortaya çıktı. Tarihi, kültürel mirası ve iklimi ile turizmde önemli bir potansiyele sahip Hatay’ın, turizm sektöründen alacağı payın arttırılması ve Hatay iline turizm alanında yatırım yapmak isteyen kişi ve kuruluşlar için bir yol haritası oluşturulması amacı ile Hatay İli Turizm Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanmıştır. Bu kapsamda hızlı bir şekilde hareket edilerek birçok proje hayata geçirilmiştir.
Turizm Report: Turizmin gelişmesi için yaptığımız çalışmalar ve projeler hakkında bilgi alabilir miyiz?
Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü IŞIKGÖR: Hatay ili; tarihi ve kültürel eserleri, uzun sahil şeridi, termal kaynakları, doğal güzellikleri, yaylaları ve zengin mutfak kültürü, farklı dinlere ev sahipliği yapması gibi birçok özellikleriyle turizmde bir cazibe merkezi konumundadır.
Bu nedenlerle Hatay’ın, turizm sektöründen alacağı payın arttırılması, turizmin planlı olarak gelişmesi ve ilimize yatırım yapmak isteyen kişi ve kuruluşlar için bir yol haritası oluşturulması amacı ile Hatay İli Turizm Stratejisi ve Eylem Planı hazırlanmıştır.
Turizm Strateji Planı’yla sektörün, akrabalık bağları, yakın konumu, yayla turizmi varlıkları, sağlık ve termal turizm varlıkları, deniz turizmi varlıklarından dolayı Ortadoğu turizm pazarından; tarih, kültür ve inanç varlıkları ve termal varlıklarından dolayı nüfusu hızla yaşlanan Avrupa ve Uzakdoğu turizm pazarlarından alacağı payın arttırılması hedeflenmektedir.
Turizm gelişimin sağlanması için topyekûn bir çalışmanın önemli olması nedeniyle Eylem Planında 36 adet paydaş kurum ve kuruluşa toplam 248 adet faaliyet görevi verilmiş olup, bu faaliyetlerin tamamlanması için gerekli tahmini bütçe yaklaşık olarak 165.000.000 TL’dir.
2012 ve 2014 yılının ilk 10 aylık döneminde; 248 faaliyetten 200’ne başlanılmış ve bunlardan 55’i tamamlanmış olup, 44’ü ise devamlılık gösteren faaliyet niteliğindedir.
Kısaca Turizm Stratejisi ve Eylem Planına paralel olarak tamamlanan ve uygulamaları devam eden projelerimize değinecek olursak,
Genel Görünüm
1.Sanal Müze Projesi:
Hatay İlinin kültürel zenginlikleri arasında önemli bir yere sahip olan Arkeoloji Müzemizin ve beraberinde İlin önemli 10 adet anıtsal kültür varlıkları hakkında detaylı bilgi sağlamakla beraber, video eşliğinde gezilmesine imkan sağlamaktadır. Sanal Projeye, IBM Türk, Index Bilgisayar tarafından Mart 2011’de başlanılmış, Aralık 2011’de tamamlanmıştır.
2. Vilayet Binasının Restorasyonu:
Hatay Devleti’nin siyasi ömrü boyunca, hem Cumhurbaşkanlığı’na, hem Başbakanlığa, hem de Hatay Devleti Millet Meclisi’ne ev sahipliği yapan Hatay Valilik Binası Restorasyonu işine Kasım 2009’da başlanılmış ve 24 Aralık 2011’de açılışı yapılarak hizmete girmiştir.
3. Hatay Devleti Müzesinin Yapılması:
Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı desteğiyle Valiliğimiz tarafından yürütülen Hatay Devleti Müzesi projesi; 1918-1939 tarihleri arasındaki, Fransız işgali altında kaldığı dönemi, Hatay’ın 10 ay 21 günlük müstakil devlet olarak kaldığı dönemi ve devletin anavatana katılma sürecini ele almaktadır. Projeye 2011’de başlanılmış ve Şubat 2013’te tamamlanmıştır.
4. Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Müzesi Restorasyonu:
Müzenin amacı; Hatay’da yetişen zengin tıbbi ve aromatik bitki türlerinin korunması, tanıtımı, yaygınlaştırılması ve bu alandaki tarımsal sanayinin geliştirilmesi ve yerel zenginliğe halkın ilgisinin çekilmesini sağlamaktır.
İl Özel İdaresi tarafından projeye Nisan 2010’da başlanılmış ve Temmuz 2013’te tamamlanmıştır.
5. Vakıflı Köyü Konukevi Restorasyonu:
Dünyada Ermenistan dışında tek Ermeni Köyü olan Vakıflı, yerli ve yabancı turistlerin yoğun olarak ilgisini çekmektedir.
Köyde bulunan 2 katlı tarihi bina, 5 odalı misafirhane olarak kullanılmak üzere ziyaretçilerin zaman geçirecekleri ve alışveriş yapabilecekleri bahçe düzenlemesi de yapılarak hizmete sunulmuştur. Restorasyon işine, Mayıs 2011’de başlanılmış olup Ağustos 2013’te tamamlanmıştır.
6.Titus-Vespasianus Tüneli ve Beşikli Mağara Çevre Düzenlemesi:
Roma döneminden kalma tünel 130 metresi kapalı, diğer kısmı açık olmak üzere 1380 m uzunluğunda, ortalama 7 m yüksekliğinde, 6 m genişliğindedir.
Yapım işinin ihalesi 05 Mayıs 2010 tarihinde Samandağ Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından yapılmış olup, çevre düzenlemesi Ağustos 2011’de tamamlanmıştır.
7. Kadın Aile Danışma ve Üretim Merkezinin Restorasyonu:
Aile yaşamını korumak, desteklemek ve aile bireylerine ve kadınlara yönelik koruyucu-önleyici, eğitici-geliştirici, tedavi ve rehabilite edici hizmetlerin yanı sıra rehberlik danışmanlık hizmetleri vermek için kurulmuştur.
İl Özel İdaresi tarafından Mart 2011’de ihalesi yapılmış olan evin restorasyon işi, Haziran 2012’de tamamlanarak hizmete sunulmuştur.
8. Latife Hanım Anaokulu Restorasyonu:
1870-1875 yılları arasında konut olarak yapılan, 1939 yılında ise eğitim ve öğretime açılan 3. derece arkeolojik sit alanı sınırları içerisinde yer alan okulun restorasyonuna, Nisan 2011’de başlanmış olup Haziran 2013’te tamamlanmıştır.
9. Hıdırbey Defne Yolu Projesi:
Samandağ-Yaylıca Mahallesi ile Hıdırbey Mahallesi arasındaki yolun Musa ağacına kadar olan 1 km’lik bölümü “Defne Yolu” olarak düzenlenmiştir. Bu güzergah, bölgedeki köprü, anıt ağaç, meydan vb. tarihi ve kültürel değerlerle ön plana çıkmaktadır.
İl Özel İdaresi desteği ile Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından yürütülen Defne Yolu Projesine, Kasım 2011’de başlanılmış olup, Ağustos 2013’te tamamlanmıştır.
10. Medeniyetler Korosu Kültür ve Sanat Evi:
Dinsel hoşgörü konusunda dünyada tek örnek olan Medeniyetler Korosu, 120 kişiden oluşmakta olup, farklı din, ırk, kültür ve inançların üyelerini bir araya getirmektedir.
24 Ağustos 2012 tarihinde eski bir Antakya evinin restorasyonuna başlanılmış olup, Eylül 2013’te tamamlanarak çalışmalarını yürütmek üzere Medeniyetler Korosuna tahsis edilmiştir.
11- Atatürk Evi ve İlk Kurşun Müzesi Restorasyonu:
Milli Mücadelede ilk kurşunun 19 Aralık 1918  tarihinde Dörtyol İlçemizin Karakese Mahallesinde atılmış olması anısına Dörtyol Belediyesi tarafından tarihi bir konak satın alınmıştır.
Valiliğimiz tarafından da destek verilen bu yapı, 9 Ocak 2014’te açılışı yapılarak İlk Kurşun Müzesi olarak hizmete sunulmuştur.
12-Kurtuluş Caddesi Sokak Sağlıklaştırması: (I.Etap)
Proje, Bakanlığımız tarafından yatırım programına alınmış ve Adana Rölöve Müdürlüğünce Ağustos 2010’da yer teslimi yapılarak uygulanmaya başlanmıştır. Bu iş kapsamında, Saydam Caddesi’nden başlayarak Uzun Çarşı Caddesi’ne kadar olan alanda; 1 adet tarihi çeşme restore edilmiş ve 73 adet yapının 35’inde cephe sağlıklaştırması işleri tamamlanmıştır.
13-  Yeni Hatay Arkeoloji Müzesi:
39.926.470.TL sözleşme bedelli olarak yapılan ve 15 bloktan oluşan müzenin oturum alanı 16.025 m2, toplam kapalı alanı ise 32.754 m2 dir. Sergi alanı ise 10.700 m2 dir. Hizmete açıldığında ülkemizin kapalı alan açısından en büyük mozaik müzesi olacaktır. 25 Mayıs 2011 tarihinde temeli atılan müzemizin resmi açılışı henüz yapılmamıştır.
14-Saint Pierre Kilisesi’nin Kaya Islahı, Restorasyonu ve Çevre Düzenlemesi:
Hıristiyanlığın önemli merkezlerinden birisi olan tarihi Kilisenin çevre düzenlemesi ve restorasyon işi, Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından Temmuz 2012’de ihale edilmiş ve çalışmalara Ağustos 2012’de başlanmıştır. Kısa bir süre sonra  hizmete açılması planlanmaktadır.
15- St. Simon Manastırı Çevre Düzenlemesi:
Manastırın restorasyon ve çevre düzenleme projeleri Samandağ Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından Nisan 2013’te ihale edilmiştir. Projeler Koruma Kurulu’nda onaylanmış ve Eylül 2013’te yer teslimi yapılarak işe başlanılmıştır. Çevre düzenlemesi 1 Eylül 2014’te bitirilerek ziyaretçilerin hizmetine açılmıştır.
16- Cemil Meriç Evi Restorasyonu:
Ülkemizin yetiştirdiği büyük düşünce adamı merhum Cemil Meriç’in Reyhanlı’da doğup büyüdüğü ev, Mart 2013’te İl Özel İdaresi tarafından satın alınmış ve restorasyon projeleri hazırlatılarak Kurul’da onaylanmıştır.
Yapının restorasyonu Ocak 2014’te tamamlanmış olup, tefrişat işi bitirilerek Cemil Meriç Müzesi olarak hizmete açılmıştır.
17- Şenköy Sokak Sağlıklaştırması:
Kültür mirası açısından önemli bir potansiyele sahip olan beldenin, kültürel yönden geliştirilmesi için Valiliğimizce restorasyon çalışması başlatılmıştır.
Toplam 1.800 metre uzunluğundaki 4 sokak ve 2 çıkmaz sokağın çift cephesinin restorasyon proje ihalesi 2011 yılında yapılmış olup, Ağustos 2012’de Kurul’da onaylanmıştır. Restorasyon yaklaşık maliyeti hazırlanarak ihalesi yapılmıştır.  Mart 2014’te de sokak sağlıklaştırma işi tamamlanmıştır.
26- Erzin Başlamış Köyü Termal Kaplıcaları Çevre Düzenlemesi:
İlçenin 3 km. doğusunda bulunan şifalı termal sular özellikle sindirim sistemi, idrar yolları ve metabolizma bozukluklarına iyi gelmektedir. Şifalı su hafif tuzlu ve acımsı bir tada sahiptir.
Çevre düzenlemesi ile ilgili I. etabın ihalesi yapılmış ve 542.800,00TL bedelle tamamlanmıştır.II. etapla (engelli bireylerle) ilgili çalışmalar Mart 2014’te tamamlanmıştır.
Meşhur Hatay Künefesi
Devam Eden Projeler
1- Kurtuluş Caddesi Sokak Sağlıklaştırması: (2.ve 3.Etap)
Bakanlığımız tarafından yatırım programına alınan ve uygulama kapsamında işin (2. etap)Affan Kahvesi ile Askeri Kışla arası için yaklaşık maliyet Adana Rölöve tarafından hazırlanmıştır. Ayrıca Uzun Çarşı ile Dört Ayak (Ataker İlkokulu) mevkii arasının (3. etap) proje yapımı için yaklaşık maliyetin hazırlama çalışmaları devam etmektedir.
2- Antakya Kalesi ve Surlarının Restorasyonu:
MÖ. 300 yıllarında kurulan Antakya Kalesi dünyanın önemli yapılar arasında yer almaktadır. Surların 12 km. uzunluğunda olduğu ve 360 kuleden oluştuğu düşünülmektedir.
Hatay İl Özel İdaresi tarafından Ağustos 2011’de restorasyon projelerinin ihalesi yapılmıştır. Rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri, 27 Kasım 2013 tarihli Koruma Kurul’u toplantısında 4 etap olarak onaylanmıştır. Projenin uygulamaya yönelik yaklaşık maliyeti Adana Rölöve Müdürlüğünce hesaplanmakta olup, ilgili ödenek Bakanlığımızdan talep edilecektir.
3- Samandağ Kültür Merkezi:
Kültür Merkezinin yapımı büyük ölçüde tamamlanmış olup binanın kullanıma açılabilmesi için ikmal ihalesi kapsamında ısıtma-soğutma, elektrifikasyon, salonun kaplama, koltuk ve aksesuarları ile binanın çevre düzenlenmesinin yapılmasını müteakip, 2015 yılında bitirilmesi hedeflenmektedir.
İnşaat alanı 5.500 m2 olup,140 kişilik küçük ve 340 kişilik büyük tiyatro salonu bulunmaktadır.
4- Erzin Kültür Merkezi:
Binanın yapımına 1995 yılında başlanılmış olup su basmanı seviyesine getirildikten sonra, ödeneksizlik sebebiyle inşaat durmuştur. Bakanlığımız 2012 yılı yatırım programından 1.000.000,00 TL ödenek göndermiştir.
Mevcut inşaatın güçlendirme projeleri Bakanlığımızca onaylanmış olup, yatırıma Kasım 2013’te başlanmış ve Nisan 2015 yılı içerisinde bitirilmesi hedeflenmektedir.
5- Altınözü Koz Kalesi Restorasyonu:
Kale, haçlılar döneminde Tapınak Şövalyelerince inşa edilmiştir.
Kalenin çevre düzenlemesi ve restorasyon projeleri Koruma Kurulu’nda onaylanmıştır. Adana Rölöve Müdürlüğünce yaklaşık maliyet hazırlama çalışmaları sürdürülmekte olup, onayı müteakip restorasyona başlanacaktır.
6- Kurşunlu Han’ın Restorasyonu:
Han, restorasyon sonucu yöreye özgü ürün ve el sanatlarını üreten işletmelerin bulunduğu mekan haline getirilecektir.
Han’ın rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri Koruma Kurulu’nca onaylanmış olup, İl Özel İdaresi tarafından Şubat 2013’te restorasyon ihalesi yapılmıştır. Aralık 2013’te yer teslimi yapılarak restorasyona başlanmıştır. Restorasyonun bu yılın sonunda bitirilmesi hedeflenmiştir.
7- Tematik Tarım Müzesi: 
İlimizin turizm potansiyeline sahip mevcut tarımsal ve kültürel değerlerimizin sergilenmesi için, tarım temalı bir yapıya sahip müze kurulması hedeflenmektedir.
Proje çalışmalarına 2011 yılı Haziran ayında başlanılan yapının, Aralık 2014’te tamamlanması planlanmıştır. İşin sözleşme bedeli 303.000,00 TL’dir.
8- Bakras Kalesi Restorasyonu:
Kale, haçlılar döneminde Antakya Prensliği’nin kuzeydeki en önemli savunma noktasıydı. Sarp bir tepe üzerine çok katlı olarak kurulmuş kalenin halen birçok mekanı sağlamdır.
Restorasyon projeleri tamamlanmış ve Temmuz 2012 tarihli Kurul toplantısında onaylanmıştır. Adana Rölöve Müdürlüğünce yaklaşık maliyeti hazırlama çalışmaları devam etmektedir.
9- Payas Damlataş Mağarası Projesi:
Payas İlçesinin Sincan köyünde bulunan Damlataş mağarasının yaklaşık 120 milyon yıllık olduğu, 3 metreye ulaşan sarkıt ve dikitlerin 300 yılda oluştuğu tespit edilmiştir.
Mağaranın çevre düzenleme projesi bitirilmiş olup, ödeneği temin edildiğinde uygulaması yapılacaktır.
10- Harbiye Şelaleleri Çevre Düzenleme Projesi:
Harbiye Şelaleleri dönüşüm programı geliştirilerek, yıl boyu yerli ve yabancı turistlere hizmet verecek bir yapıya dönüştürülecektir.
Valiliğimiz ve Mustafa Kemal Üniversitesi arasında bir protokol ile proje bitirilme aşamasına getirilmiştir.
11- Payas Kalesi ve Cin Kulesi Restorasyonu:
Osmanlılar zamanında, Hac yolunda kervanlara saldıran eşkıyalara karşı emniyet sağlayabilmek amacıyla 1567-1571 yılları arasında yapılmıştır.
Her ikisinin de restorasyon projeleri bitmiş ve Mart 2011 yılında Kurul’da onaylanmıştır. Tahsisleri İl Özel İdaresi’nde bulunan bu kültür varlıkları için, Payas Belediyesi’nin restorasyon karşılığı kiralama talebinde bulunması nedeniyle, Müdürlüğümüz Bakanlığımıza uygun görüş bildirilmiştir.
13- Hipodrom:
Roma döneminde dünyada olimpiyat oyunlarının yapıldığı tek yapı olan antik hipodrom ve tapınakta kazı çalışmalarına Mustafa Kemal Üniversitesince 29 Nisan 2013 tarihinde başlanılmıştır. Hipodrom alanının bir an evvel ortaya çıkarılıp ziyaretçilere açılabilmesi için çalışmalar devam etmektedir.
14- Yeni Hatay Arkeoloji Müzesi
Mimar Kemal NALBANT tarafından projelendirilen yeni müze binasının yapımına, Mayıs 2011 yılında başlanmıştır.  Reyhanlı yolu üzerinde, 53.500 m² arazi içerisine yapılan ve oturum alanı 16.000 m² olan yeni müzenin kapalı alanı 32.754,14 m² dir. 10.700 m² alanın 5000 m²’si ise mozaik sergileme alanı olarak kullanılacaktır.
Hatay’ın ilk çağlardan, ortaçağa kadar çeşitli kültürlere tanıklık eden yapısının korunduğu, araştırıldığı, yorumlandığı, herkesin dikkatine ve beğenisine sunulduğu, yeni müzecilik anlayışının tüm gerekliliklerini kapsayacak Yeni Hatay Arkeoloji Müzesi’nin bir kültür kurumunun tüm özelliklerini içeren Dünyanın sayılı Arkeoloji Müzelerinden biri olması hedeflenmektedir.
Turizm Report: Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir?
Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Hüsnü IŞIKGÖR: Tarihin en eski dönemlerinden buyana yerleşim yeri olan özelliğini koruyarak birçok medeniyetin etkisi altında kalmış olan Hatay ili; Tarihi ve kültürel değerlerinin yanında zengin mutfak kültürü, termal kaynakları, doğal güzellikleri, yaylaları ve uzun sahil şeridi, Farklı dinlere ait mekânlara ev sahipliği yapması gibi birçok özellikleriyle turizmde bir cazibe merkezi konumundadır.
Hatay Döner

Günümüzde, geçmişte olduğumuz gibi birçok dinden ve inançtan insanların bir arada yaşadığıHatay, bu özelliğini bugün de korumakta İslam, Hıristiyan ve Musevi inançları iç içe yaşamakta; Cami, Kilise ve Havra yan yana varlıklarını ve fonksiyonlarını sürdürmektedir.Hatay'ın bugün; alevisi, sünnisi, müslümanı, katoliği, ortodoksu, protestanı, hıristiyanı ve musevisi ile her dinden ve mezhepten insanın bir arada yaşadığı bir kent olmasıyla, toplum ortak bir kültüre sahip olmuş ve inanç farklılıkları Hatay'da hiçbir zaman sorun olmamıştır. Çünkü Hataylılar sevginin ve hoşgörünün gücüne inanır. Hataylılar dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri ayrım gözetmeksizin tüm insanları bir tek Allah'ın yarattığına inanırlar.
Bizler ülkemizi ve insanlarımızı çok seviyoruz. Tüm vatandaşlarımızı, ilimiz Hatay’ın muhteşem güzelliklerini görmeye, eşiz lezzetlerini tatmaya davet ediyoruz.
Ayrıca ilimizi tanıtma fırsatı verdiğiniz için sizlere de teşekkürlerimizi sunuyoruz.
TURİZM REPORT
Röportaj: Oktay Öztürk
info@turiz
mreport.com