12.11.2019
Röportaj

‘’Yaranlar Diyarı ÇANKIRI’’ ve turizm değerleri!

‘’Yaranlar Diyarı ÇANKIRI’’ ve turizm değerleri!
İç Anadolu Bölgesi’nin tarihi M.Ö 5000’lere kadar giden yerleşim yerlerinden olan ÇANKIRI ili; Roma, Selçuklu ve Osmanlı gibi önemli medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır. Bu medeniyetlere ait önemli eserlerin bulunduğu Çankırı, tarihi değerleri, coğrafi yapısı, gelenek ve görenekleri, kültürel yapısı ve mutfağı ile Türkiye turizminde önemli bir yer tutuyor. Aynı zamanda Türkiye’nin en zengin kaya tuzu rezervine de sahip olan Çankırı’yı ve turizm değerlerini ilin Kültür ve Turizm Müdürü M.Kemal KARATATAR’a sorduk.



Turizm Report: Genel olarak Çankırı’yı anlatır mısınız?
Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürü M.Kemal KARATATAR:
Çankırı İç Anadolu Bölgesinin kuzey ucunda ve Batı Karadeniz geçiş kuşağında yer alan şirin bir ildir.
İlimizin turizm potansiyelini tarihi eserlerden başlayarak özetlemeye çalışacak olursak;
Deprem kuşağında bulunmamız sebebiyle M.Ö. 5000’lere uzanan uzun tarihi boyunca ayakta kalabilen tarihi eserler genellikle Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine aittir. Roma Dönemini nekropol alanları, kaya mezarları ve yer altı şehirleri simgelemekte, Selçuklu Dönemine ait TAŞ MESCİT olarak isimlendirilen Cemaleddin Ferruh Daruşşifa ve Darul Hadisi merkez ilçede yer almakta ve bu eserde bulunan birbirine sarılı iki yılan motifli rölyef TIP sembolü, kadehe sarılı yılan motifli heykel ise ECZACILIK sembolü olarak kullanılmaktadır.
Bayramören ilçemizde bulunan ahşap köprü, merkez ilçedeki Büyük Cami ile il geneline yayılmış sivil mimari örnekleri ve bu eserlerdeki ahşap süsleme teknikleri Osmanlı Dönemini temsil etmektedir.
İlin tarihi ve kültürel değerlerini bünyesinde barındıran müzemizde 7-8 milyon yıllık fosillerden, yakın geçmişte kullanılmış eşyalara kadar geniş bir yelpazede eserler sergilenmektedir.

Merkeze bağlı İnandık Köyü’nde 1966-67 yıllarında Prof. Dr. Tahsin ÖZGÜÇ tarafından bulunarak halen Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergilenen eserler ve bunların arasında yer alan İnandık Vazosu ilin Hititler döneminin önemli yerleşimleri arasında olduğunu göstermektedir.
İç Anadolu ile Batı Karadeniz geçiş kuşağında yer alan Köroğlu ile Ilgaz gibi Anadolu’nun iki önemli dağ silsilesine sahip olan ve aynı zamanda Kuzey Anadolu fay hattında bulunan İlimiz piknik ve mesire yerleri, yaylaları, dağ, orman ve endemik bitki türleriyle her türlü kış sporlarından yamaç paraşütüne, yürüyüşten foto safariye, dağcılıktan avcılığa kadar pek çok aktiviteye imkanlar sunmaktadır.
Kurşunlu İlçesi Çavundur Beldesinde bulunan kaplıcamız banyo, inhalasyon ve içmece olarak kullanılabilmekte, her türlü romatizmal rahatsızlıklar, ameliyat ve travma sekelleri, karaciğer ve safra yetmezlikleri, diabetes melitus ve gut, mide ve barsak iltihapları, böbrek taşı oluşumunu engelleme ile üst ve alt solunum yolları alerji ve iltihaplarında yararlı olmaktadır.
Ülkemizin en zengin kaya tuzu rezervine sahip İlimizde yurdumuzun en büyük “Tuz Mağarası”bulunmaktadır. Halen tuz üretimi yapılan madende, boşalan galerilerin turizme kazandırılması amacıyla Valiliğimizce “Tuz Mağarasının Turizme Kazandırılması Projesi” başlatılmıştır. Yaklaşık maliyeti 4.000.000 TL’yi bulacak proje hayata geçirildiğinde Çankırı, yerli ve yabancı turistlerin mutlaka görmek isteyecekleri bir şehir haline gelecektir.
Turizm Report: Çankırı’nın sosyo-kültürel değerlerinden bahseder misiniz?
Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürü M.Kemal KARATATAR:
Çankırı insanı örf, adet ve geleneklerini yaşatma konusunda geçmişten günümüze oldukça duyarlı olmuştur.
Bugün de geçmişten gelen değerlerini yaşatmaya gayret etmekte düğün ve sünnet törenleri, bayramlaşma ve Yaran toplantıları geleneksel olarak yapılmaktadır.
Kış döneminde erkekler arasında gerçekleştirilen ve belirli disiplin ve hiyerarşisi bulunan Yârankelime olarak dost, arkadaş, sırdaş, yoldaş anlamına gelmektedir. Yâran; köken itibariyle Orta Asya’ya kadar uzanmakta, Osmanlı Döneminin esnaf ve gençlik (Ahilik ve fütüvvetçilik) Teşkilatlarıyla ilgili boyutları bulunmaktadır.
Bir okul işlevi gören Yâran Meclisleri başlangıcından sonuna kadar kurallar içerisinde cereyan eden; itaat, saygı ve sevgi, disiplin ve hoşgörü, misafirperverlik ve ikram; oyun ve eğlence ile iç disipline yönelik yargılama boyutları bulunan ananevi, dini ve milli motifleri yaşatan önemli bir değerdir. Bu yüzdendir ki İl “Yaranlar Diyarı Çankırı” diye anılmaktadır.

Dağı-ormanı kısaca muhteşem doğası, kış ve diğer doğa sporlarının parlayan yıldızı olmaya aday Yıldıztepe Turizm Merkeziyle Ilgaz, kirazı ve piknik yerleriyle Eldivan, yaylasıyla Yapraklı, çeltik ve kavunuyla Kızılırmak, hayvancılığı ile Orta ve Çerkeş, Çavundur Kaplıcası ile Kurşunlu, baklagiller ve elması ile Şabanözü, yamaç paraşütü ve köprüsü ile Bayramören, asker balıkları ile Atkaracalar, eşsiz manzaralı Alpsarı Göleti ile Korgun hatırlatılabilir.
İlçelerimizde bu özelliklerin ön plana çıkartılması amacıyla festival ve şenlikler düzenlemektedir.
Anadolu’nun  dört büyük velisinden biri olan Hacı Murad-ı Veli’nin türbesi Eldivan Seydiköyü’nde bulunmakta ve her yıl düzenlenen festivalle anılmaktadır. Bunun dışında Merkez İlçede Karatekin Bey, Ilgaz’da Şeyh Yunus, Atkaracalar’da Şeyh Hamza Sultan, Çerkeş’te ise Piri Sani Hz’lerinin türbeleri ziyaret edilebilir.
Turizm Report: Çankırı’nın yemekleri ve el sanatlarından bahseder misiniz?
Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürü M.Kemal KARATATAR:
Yaren göveci, kapalı pidesi, tarhana, dövme keşkek, iri hamur, kuru yufka, baklava, yumurta tatlısı, ve bamya ile eyşi olarak isimlendirilen kızılcık şerbeti yöreye has yiyecek ve içeceklerimizdendir.
Motifli yün çoraplarımız, ülke çapında ödüllü beyaz işlerimiz, sim iple dokunan bindallı ve kaftanlarımız, Yapraklı’da dokunan kilimlerimiz de el sanatlarımız arasında sayılabilir.
İl Merkezi’nde 3, Ilgaz’da 3, Kurşunlu Çavundur’da ise 1 olmak üzere 7 adet nitelikli konaklama tesisimiz bulunmakta, bunun yanı sıra daha küçük ölçekte otellerimiz ile kamu kuruluşlarına ait misafirhane niteliğindeki konaklama üniteleri merkez ve ilçelerde hizmet vermektedir.
Turizm Report: Çankırı’nın tarihi ve turistik yerleri hakkında bilgi alabilir miyiz?
Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürü M.Kemal KARATATAR:
Çankırı Müzesi
1972 yılında Halk Eğitim binasının bir bölümünde arkeolojik ve etnografik eserlerin sergilenmesiyle başlayan müzecilik faaliyetleri 1981 yılında 100. Yıl Kültür Merkezinin hizmete girmesiyle birlikte bu günkü yerini almıştır.
Müzede Eski Tunç Çağı, Hitit, Frig, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı Dönemlerine ait eserlerin yanı sıra Bakanlar Kurulu onayıyla 1997 yılından Merkez ilçe Yapraklı yolu üzeri Çorakyerler Mevkiinde Ankara Ü. Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayla Sevim Erol Başkanlığında yürütülen kazılardan elde edilen 7-8 milyon yıllık fosiller de sergilenmektedir. Sergilenen Geç Miyosen omurgalı fosiller arasında gergedanlar, filler, kuyruksuz maymunlar, boynuzluların yanı sıra ülkemizde ilk defa bulunan yırtıcılara ait kalıntılar da yer almaktadır.
Özellikle cam eserler ve sikkeler açısından zengin bir koleksiyona sahip olan ancak ziyaretçiler açısından uygun olmayan bir ortamda faaliyetlerini sürdürmekte olan Müzenin daha çağdaş bir ortamda hizmet verebilmesi için Osmanlı son dönemi nadir ahşap eserlerinden olan ve Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescilli Eski Hükümet Konağı Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmiş, kısa sürede tamamlanan proje ve ihale işlemlerini takiben restorasyon çalışmalarına başlanmıştır.
Yılsonuna yetiştirilmesi planlanan eser tamamlandığında yeni yerinde hizmet sunacak olan Müzemiz ilimizin tanıtımında daha etkin bir görev üstlenecektir.

Taş Mescit (Cemaleddin Ferruh Dârulhadîsi)
Çankırı'da Selçuklu Dönemi'nden kalma en önemli yapıdır.
Moloz taştan yapılması sebebiyle tamamen yıkılmış olan şifahane kısmı, Anadolu Selçuklu Hükümdarı I. Alâeddin Keykubat zamanında Çankırı Atabeyi (Valisi) Cemalettin Ferruh tarafından 1235 yılında yaptırılmıştır. Cemalettin Ferruh şifahaneye ilave olarak 1242 yılında bir Dâr-ûl Hâdis inşa ettirmiştir. Anadolu’daki ilk Dâr-ûl Hâdis olan eser halk tarafından Taş Mescit olarak isimlendirilmektedir. Mimari özelliğinin yanı sıra yapıya önem kazandıran diğer husus iki plastik sanat eseridir. Biri yapı üzerinde, diğeri heykel görünümünde olan iki adet figürlü taş eserden birbirine dolanmış iki yılanın tasvir edildiği ve günümüzde “Tıp Sembolü” olarak kullanılan birinci parça yapı üzerinde bulunmaktadır. Çankırı Müzesinde sergilenen ikinci parçada ise günümüzde “Eczacılık Sembolü” olarak kullanılan kupaya dolanmış yılan figürü bulunmaktadır.
Aynı zamanda bir anıt mezar olan eserde iki adet mezar odası da yer almaktadır. Kuzey cephede yer alan mezar odasında bir sanduka yer almakta, doğu cephesinden girilen iki bölümlü mezar odasında ise beş sanduka bulunmaktadır. Yöremizde kaditler (kurumuş cesetler) olarak anılan cesetlerin döneminde mumyalandığı tahmin edilmektedir. Bu mezar odasında ortada yer alan tabutun, eserin banisi Cemalettin Ferruh’a ait olduğu düşünülmekte sandukası mezar odasının üstünde ana mekanda yer almaktadır.
Halen mescit olarak kullanılan eser Cumhuriyetin kuruluşuna kadar uzun yıllar Mevlevihane olarak da hizmet vermiştir.

Ulu Camii
Osmanlı Sultanı Kanuni Sultan Süleyman'ın emriyle Mimar Sinan’ın yetiştirdiği Sadık Kalfa tarafından yapılan cami, 1558 yılında ibadete açılmıştır. yer alan eser, güneye doğru yayılan yerleşim alanları sebebiyle Yakın zamana kadar Merkez ilçede seksenli yıllara kadar şehrin merkezinde bulunan ve kare planlı olan Cami'nin üzerinde, ortada büyük tam kubbe ile bu kubbenin dört tarafında yarım kubbeler yer almaktadır. Duvarları ve minaresi kesme taş, kubbe üstleri kurşun kaplıdır.

Emir Karatekin ve Çankırı Kalesi
Geçmiş yıllarda çevre düzenlemesi yapılarak ağaçlandırılan Kale halkın rağbet ettiği bir mesire yeri ve aynı zamanda ziyaretgâhtır. Çan­kırı’nın yanı sıra Kastamonu ve Sinop’un da Fatihi olan Selçuklu Komutanı Karatekin Beye ait Türbenin burada bulunması kalenin önemini bir kat daha artırmaktadır.
Yalın bir yapı olan ve Danişmetliler Dönemine ait olduğu düşünülen Türbede Karatekin Beyle birlikte Eşi Meryem Hatun ve iki çocuğu yatmaktadır. Çankırı'nın tamamına hakim bir tepe üzerinde yer alan kalede Kültür ve Turizm Bakanlığının da katkılarıyla Çankırı Belediyesince çevre düzenlemesi yapılarak ziyaretçilerin sosyal ihtiyaçlarını karşılayacak alanlar oluşturulmuştur.
Araç ile çıkılabilen kalede oturma yerleri, perguleler, elektrik, su, mescit, otopark umumi tuvalet mevcuttur.

Taş Mektep
İdadi Mektebi adıyla 1893 yılında açılan okulun yapımına 1886 yılında başlanmıştır. Merkez ilçede bulunan bina iki katlı ve kesme taştan yapılmıştır. Halen Güzel Sanatlar Lisesi olarak kullanılan binanın bir diğer özelliği ise Atatürk'ün Şapka İnkılabı  sebebiyle çıktığı yurt gezisi sırasında bu binadaki bir dershanede konuk edilmesidir. Günün imkânları doğrultusunda tefriş edilip, Atatürk'ün 31 Ağustos 1925 gecesi konakladığı dershane günümüzde “Atatürk Odasına” dönüştürülmüştür.

Çivitcioğlu Medresesi
İl Merkezinde 17. Yüzyıldan günümüze ulaşan eser avlu içerisinde,  iki katlı, doğu batı yönünde sıralanmış tek sıra hücrelerden oluşmaktadır. Hücrelerin önünde her iki katta da ahşap revak sırası bulunmaktadır.
Eser günümüzde Çankırı Belediyesi tarafından Geleneksel Türk Süsleme Sanatları Merkezi olarak kullanılmaktadır.

Buğdaypazarı Medresesi
İl Merkezinde Buğdaypazarı Camii avlusunda yer alan eser 18. Yüzyıldan günümüze ulaşmıştır.  Taş subasman üzerine ahşaptan iki katlı olarak inşa edilen yapı, kuzey güney yönünde sıralanmış tek sıra hücrelerden oluşmaktadır. Çankırı Belediyesince fonksiyon kazandırılan medresede etnoğrafik eserler sergilenmekte, Çankırı mutfağı ve kültürüne ait değerlerin üretimi, satışı ve sergilemesi yapılmaktadır.

Saat Kulesi
II. Abdülhamit Döneminde yaygınlaşan saat kulesi uygulamalarından birisi de şehrimizde yer almaktadır. Yalın bir yapı olan eser için İsviçre’de yapılan saat 1866 yılında İnebolu yolu üzerinden Çankırı’ya getirilmiştir. Kare planlı ve dikdörtgen gövdeli olan kule bir platform üzerine oturtulmuştur. Şehre hakim bir noktada bulunan saat kulesinin yüksekliği 15 metredir. Üst kısmında balkon ve dört yönünde saat kadranları bulunmaktadır.

Hacı Murad-I Veli ve Türbesi
XII. yüzyılda Türkistan'dan gelerek Hicaz, Şam ve Urfa dolaylarında bulunduktan sonra Tosya ve Çankırı bölgesine yerleşen Aliyyülbüka'nın oğlu olan Hacı Murad-ı Veli bölgenin Türk ve İslam hâkimiyetinin pekişmesinde önemli görevler üstlenmiş bir Alperendir.
Türbesi Eldivan ilçesine bağlı Seydiköyü'nde bulunmaktadır. Türkistanlı âlimlerden ders alarak yetişen Hacı Murad-ı Veli, 1187 yılında Seydiköyüne yerleşmiş ve halkın eğitimi ile meşgul olmuştur. Köyün üst kısmında bulunan ve Hacı Murad-ı Veli'nin makamının da yer aldığı türbe ve cami, ilimizde inanç turizminin önemli merkezlerinden biridir.
Valiliğimizce tahsisi gerçekleştirilen alanla birlikte yeniden çevre düzenlemesi yapılacak olan külliyenin çok daha fazla kişinin kaliteli bir ortamda ziyaretini yapması ve sosyal ihtiyaçlarını karşılaması mümkün olacaktır.

Hoşislamlar Türbesi
Atkaracalar İlçesi güneyinde Dumanlı Dağları'nın eteklerinde olan türbe, ilçeye 3 km. mesafededir. Türbede Fatih Sultan Mehmet döneminde Horasandan geldiği ve çevrede dağınık olarak yaşayan Müslümanlar için Cuma mescidi yaptırdığı bilinen Pir Hamza Sultan'ın kabri bulunmaktadır.
Adına şenlik ve anma günleri yapılan Hoşislamlar Türbesi E 80 Uluslararası Devlet Karayoluna da oldukça yakın konumda yer almakta olup sakin ortamı ve serin havasıyla özellikle bahar ve yaz günleri yoğun ziyaret edilmektedir.

Peta Konaği (Çayasad Sanat Evi) 
Çankırı Valiliğince, “Tarihi Evlerin Restore Edilerek Yeniden Kullanımı Projesi”  başlatılmış, bu çerçevede Merkez ilçede bulunan tescilli Peta Konağı önce kamulaştırılmış ve devamında restore edilerek  kültür ve sanat etkinliklerinde kullanılmak üzere Çankırı Yazarlar ve Sanatçılar Derneğine tahsis edilmiştir.
Sanat camiasının  uğrak yeri olan konak, Çankırı’nın ilk Sanat Evi olması bakımından ayrıca önem taşımaktadır. Sanat Evinde, Tarih, Felsefe, Edebiyat Sohbetlerinin yanısıra, Türk Sanat Müziği, Türk Halk Müziği, Türk Tasavvuf Müziği koroları oluşturulmuştur.

Yaran Geleneği
Çankırı Ülkemizin geleneksel kültürünün sürdürüldüğü ve korunduğu yörelerimizden birisidir. Yaran; Çankırı’nın geleneksel kültürünün en önemli simgesidir. Orta Asya günlerimizin izlerini de barındıran bu önemli gelenek Ahilik kültüründen de etkilenmiştir.
Yaran iki temel kaynaktan beslenir. Birisi Türk töresi, yani eski gelenek ve göreneklerimiz, diğeri İslami inanışlar. Bunlar Ahilik ve fütüvvettir. Türk İslam sentezinin en güzel örneklerinden biri Yaran Kültürüdür diyebiliriz.
Misafirperverlik, cömertlik, cesaret, kahramanlık, yiğitlik, yardımlaşma ve dayanışma, birlik ve beraberlik, sevgi ve saygı, istikrar, düzeni bozacak davranışlardan uzak durma, merhamet, diğerkâm olma ve tevazu Yâran’ın beslendiği ana kaynaklardır. Bu değerler Türk Kültürünün sembolleridir. Bu açıdan Çankırı Yaran Kültürü; Türk Kültürünün simgesi olmuştur. Dolayısıyla Yaran; Milli Kültür simgesidir diyebiliriz.
Yaran; eğlence, dinlenme, yardımlaşma, eğitim, toplumsal dayanışma, güzel sanatlar, musiki, edebiyat,  gibi yönleriyle gerçek bir kültürel öğeler bileşimidir. Çok boyutludur.
Kış döneminde yakılan ocaklarla varlığını sürdüren Yaran geleneği gönüllülük esasına dayanmaktadır. Kendine özgü olarak örgütlenmiş, üyelerinin kendi dilekleriyle katıldığı sürekli bir topluluktur. Yüzyüze, kendi ihtiyaçlarını giderici, geleneğin sürdürülmesi için uğraş veren yaran üyeleri, ilgi birliği, toplumsallaşma ve inançların pekiştirilmesi gibi önemli insani özelliklerin gelişmesine neden olurlar.
Dost, arkadaş, sırdaş anlamlarına gelen Yaranın herkes tarafından bilinen açık ve kapalı diye ikiye ayrılan olmazsa olmaz düsturları vardır. Yaranın kapısı açıktır, misafirperverdir. Kalbi açıktır, kimseye karşı kin ve nefret beslemez hep olumlu düşünürler. Alnı açıktır, yüz kızartıcı, mahcup edici işler yapmazlar. Eli kapalıdır, harama el uzatmazlar. Dili kapalıdır, kimse hakkında kötü söz söylemezler. Beli kapalıdır, gayri ahlaki ilişki içinde olmazlar.
Valiliğimizin teklifi ve Bakanlığımızın çalışması sonucu UNESCO tarafından soyut dalda Dünya Kültür Mirası içerisine alınan Yaran Geleneği; geçmişte olduğu gibi bugün de aslına uygun olarak ilimizde yaşatılmaktadır.

Çavundur Termal Kaynağı Ve Kaplıca Tesisleri
Kurşunlu İlçesi Çavundur Beldesi’nde bulunan termal kaynaktan 54 °C sıcaklıkta 47 litre/saniye su çıkmaktadır. Gerede-Samsun (E 80) Devlet Karayolu'na 1.5, Kurşunlu'ya 9, Çankırı'ya 90, Ankara’ya 160, İstanbul’a 407 km uzaklıktaki kaynak çevresinde 3 adet tesis bulunmaktadır.
Çankırı Valiliği İl Özel İdaresince yaptırılan ve özel sektör tarafından işletilen tesiste,  115 oda ve 300 yatak, Belde Belediyesi tarafından işletilen tesiste 100 yatak, Şahıs tarafından işletilen 1 adet tesiste ise 20 yatak bulunmaktadır.
İl Özel İdaresince yaptırılan tesiste bütün dalarda termal su ve 2 adet modern havuzlu hamam, Belde Belediyesi tarafından işletilen tesiste ise 2 adet havuz mevcuttur.
Termal kaynaktan çıkan su, doğal sıcaklığı nedeniyle tüm ağrılı hastalıklarda, Alkalik özelliğine bağlı olarak içme kürleri şeklinde, sodyum iyonu içermesi nedeniyle de üst solunum yolları rahatsızlıklarında inhalasyon-aerosol tedavisi olarak kullanılabilmektedir.
Yol, su, elektrik ve telefon gibi alt yapı hizmetlerinin mevcut olduğu termal kaynağın hemen yakınından Çankırı-Zonguldak Demiryolu hattı geçmekte, böylece termal kaynağa istenildiğinde demiryolu ile de ulaşım sağlanabilmektedir.

Bayramören Köprüsü
İlçe merkezine 3 km mesafede Melan Çayı üzerinde yer alan köprünün yaklaşık 250 yaşında olduğu tahmin edilmektedir.
2002 yılında aslına uygun olarak yenilenen köprünün ayakları kesme taş, diğer kısımları kalasların bindirilmesi suretiyle tamamen ahşaptan yapılmıştır. Köprünün üzeri orijinalinde olduğu gibi kiremit çatılı bir örtü ile korumaya alınmıştır.

Sakaeli Kaya Mezarları Ve Peribacaları
Orta ilçesine 7, İl merkezine 72 km uzaklıkta bulunan köyün sırtını yasladığı tepenin güneyde dik inen yamaçlarında yer alan kaya mezarları ve yerleşim yerleri Roma ve Bizans Dönemlerine aittir.
Devrez Çayının akıntısı istikametinde köye 3 km. mesafedeki Gelin Kayası mevkiinde peri bacaları ve aralarındaki kaya mezarları da ilginç görüntüler oluşturmaktadır.

İndağı Kaya Mezar ve Yerleşimi
Çankırı-Kastamonu karayolunun 47. km.sinde yolun solundaki tepenin doğuya bakan yamacında yer almaktadır. Burada mağaralar, kaya mezarları, kaya kilisesi olabileceği tahmin edilen bir mekân ve değişik amaçlarla kullanılmış oyuklar bulunmaktadır.

Hüyük Yer Altı Şehri
Orta ilçesine 11, İl merkezine 55 km mesafede bulunan yeraltı şehri 2005 yılında tespit edilerek tescili yapılmıştır.  2006 ve 2008 yıllarında Çankırı Müzesi tarafından yapılan arkeolojik temizlik çalışmalarıyla yeraltı şehrindeki tüm mekanlar ve içindeki küçük kilise, içerisinde rahatlıkla dolaşılarak gezilebilecek bir ören yeri niteliği kazanmıştır.
Bölgemizde Hıristiyanlığın yeni yayıldığı İS 200-300 yıllarına ait olduğu düşünülen yer altı yerleşimi saldırılarda canlarını korumak ve gizlice ibadet edilmek amacıyla yapılmıştır. Yaklaşık 25-30 insanın barınabileceği alanda şapelin yanı sıra kiler, hava bacası, kilit sistemleri, salon vb. mekanlar da bulunmaktadır.

Yamaç Paraşütü
Bayramören ve Çerkeş ve Ilgaz ilçeleri coğrafi yapısının Yamaç paraşütü uçuşları,  özellikle de Cross - Country olarak adlandırılan uzun mesafe uçuşlarına uygunluğu bu ilçelerimizi yamaç paraşütü pilotlarının gözde mekânlarından biri haline getirmiştir.
Çankırı Havacılık Kulübü&ÇANHAVK’ın teknik sorumluluğunda Valiliğimiz ve ilgili kaymakamlık ve Belediyelerin de katkılarıyla;
21-24 Ağustos 2008 tarihlerinde Bayramören Yamaç Paraşüt Yarışması ve Festivali,
12-16 Ağustos 2009 tarihlerinde Dünya Kupası Hazırlık Yarışması ve TürkiyeŞampiyonası finalleri,
29 Haziran- 04 Temmuz 2010 tarihlerinde Yamaç Paraşütü Dünya Kupası Ön Ayağı (Word Cup Selection Tour) ve Türkiye Şampiyonası,
23-30 Temmuz 2011 tarihlerinde Yamaç Paraşütü Dünya Şampiyonasının bir ayağı,
21-26 Ağustos 2012 tarihlerinde Çerkeş  Işıkdağı ve Ilgaz Osmangölü’nde  Pre-Paragliding World Cup-(Pre-PWC) Yamaç Paraşütü Yarışmaları,
01-07.2013 tarihlerinde XC Uluslararası Yamaç Paraşütü Mesafe Yarışmaları düzenlenmiştir.
Ayrıca yamaç paraşütüne ilgi duyan pilotlar özellikle yaz döneminde gruplar halinde Bayramören, Çerkeş ve Ilgaz ilçelerimize gelerek ferdi uçuşlar yapmaktadır.
Sözkonusu uçuşlarda 239 km. uçan bir pilotumuz Türkiye rekorunu da kırmıştır.

Yapraklı Büyük Yayla
Yapraklı İlçesine 8, Çankırı'ya 38 km mesafedeki Büyük Yayla zengin bitki örtüsü ile İlimizde yayla turizmi açısından önemli bir konuma sahiptir. İlçenin kuzeyinde oldukça geniş bir alanı kaplayan 1600–1700 m rakımlı Büyük Yayla, günübirlik ziyaretlerin dışında atlı ve yaya yürüyüşü, bisiklet, manzara seyri, kamping ve karavan ile fotosafari gibi turizm türleri için çok elverişlidir. Asfalt yolla ulaşılan, elektrik ve su gibi imkanların mevcut olduğu yayla kara avcılığı için de zengin bir potansiyeli bünyesinde barındırmaktadır.
Yaylada Orman İşletme Müdürlüğünce gerçekleştirilen Hazım Dağlı Tabiat Parkı da özellikle bahar ve yaz aylarında yoğun ziyaretçi çekmektedir.

Alpsarı Göleti Rekreasyon Alanı
Çankırı il merkezine 22, Korgun ilçe merkezine 10 km mesafede bulunan Alpsarı Göleti yaklaşık 227000 m² alana sahiptir.
Alanın topoğrafik yapısı ve bu yapıyla bütünleşen bitki örtüsünün güzelliği nedeniyle halkın ilgi duyduğu önemli bir mesire yeridir. Çevre düzenlemesi İl Özel İdaresince yapılan alanda restoran, masabanklar, perguleler, bisiklet ve yürüyüş yolları, voleybol ve basketbol sahaları, tenis kortu, yapay çim saha, kondisyon aletleri bulunmakta, ziyaretçiler gölette deniz bisikletleri ve teknelerle gezi yapabilmektedirler.

Ilgaz Kırkpınar Yaylası
Ilgaz ilçesinde bulunan yaylaya, Çankırı-Kastamonu karayolunun 60.  kilometresinden batıya ayrılan 10 kilometrelik asfalt bir yolla ulaşılmaktadır.  Yayla Ilgaz'a 20, Çankırı'ya 70 km mesafededir. Ilgaz ilçesi sınırları içerisinde yer alan yayla 1800 m rakıma sahiptir. Çevre köylere ait yayla evleri bulunan Kırkpınar Yaylasında yaklaşık 55.000 m2 lik alana sahip bir de gölet yer almaktadır. Çevresi sarıçam, karaçam, köknar ağaçları ve çayırlarla çevrili olan yayla, kolay ulaşımı, nefis manzarası, temiz havası ve bol su kaynaklarıyla günübirlik ziyaretçilerin dışında atlı ve yaya yürüyüş, manzara seyri, kamping, karavan fotoğrafçılık, dağ yürüyüşü yapmak isteyenler için oldukça caziptir. (Fotoğraf Klasörü 11)
Eldivan Bülbül Pınarı Mesire Yeri
Eldivan ilçe merkezinin 5 km güneyindeki ormanlık alanda yer alan mesire yerine asfalt bir yolla ulaşılmaktadır. Geniş bir alana yayılmış olan mesire yerinde masa-bank tipinde oturma yerleri, ocaklıklar, çeşmeler, umumi tuvaletler, büfe, yağmur barınağı, seyir terası ve kulesi, otopark, çocuk parkı ve bungalov tipinde bir dinlenme evi bulunmaktadır.
İlçede, Bülbül Pınarı mesire yerinin dışında Karadere ve Saray göletleri ile orman içindeki çeşme ve su kaynakları civarında da çok sayıda piknik ve kamp yapmaya elverişli alan mevcuttur.

Koca Meşe (Anıt Ağaç)
İl merkezine 27 km uzaklıktaki Yapraklı İlçemize bağlı Karacaözü Köyünde bulunan ve koruma altına alınan meşe ağacının 400 yaşın üzerinde olduğu ve dünyanın en yaşlı meşeleri arasında sayıldığı bilinmektedir. Görenleri hayrete düşüren meşenin çevresi 14,10 metredir. Dalları oldukça geniş bir alanı kaplayan meşenin gölgesi altında yaklaşık 400 kişi oturabilir.
Ayrıca Orta İlçesinde Paşasultan, Eldivan’da Türbe ve Çerkeş’te Dokuzkardeşler Çamları anıt ağaç olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır.

Ilıpınar Asker Balıkları
Atkaracalar İlçesine 3 km uzaklıktaki Ilıpınar köyünde bulunan ve vücutlarının tamamına yakınında yaralar bulunan balıklar yörede "Asker Balıklar" olarak bilinmektedir. Rivayete göre savaş zamanı tamamen yok olan balıkların bu sırada savaşa katıldıkları ve savaş sonrasında sayılarının azalarak vücutlarının çeşitli yerlerindeki yaralarla havuza döndüklerine inanılmaktadır.

Dağcılık Turizmi
Kuzeyden güneye doğru batı-doğu istikametinde birbirine paralel olarak uzanan Ilgaz ve Köröğlu dağ silsileleri pek çok kırsal turizm aktivitesinin yanı sıra trekking türü dağcılık faliyetleri için de büyük imkanları bünyesinde barındırmaktadır.
Çankırı ile Kastamonu arasında tabii sınır oluşturan Ilgaz Dağları, 2.500 m.yi aşan yükseklikleri ile (Büyükhacet 2587 m. Küçükhacet 2546 m. Emirgazi 2404 m.) bölgemizin kuzeyini kapatmaktadır. Ilgaz Dağlarının batıya doğru uzantısında Melan (Soğanlı) Çayının Gerede istikametinden gelerek önce doğu, sonra kuzey ve devamında batıya dönerek Karabük’te Araç Çayıyla birleşmesiyle oluşan U’nun ortasında ise 2000 m.ye kadar ulaşan tepeleriyle Gürgenli Dağı yer almaktadır.
Ilgaz Dağlarına paralel olarak güneyde uzanan Köroğlu Dağları ise Marmara Denizinin doğusundan başlayarak İç Anadolu’dan Karadeniz Bölgesine geçiş yapan Kızılırmak vadisine kadar uzanmakta, ilimiz içinde batıdan doğuya doğru Işık Dağı (Çerkeş), Aydos Dağı (Orta ve Şabanözü), Sanı Dağı (Orta, Şabanözü, Kurşunlu ve Korgun), Eldivan Dağı (Eldivan), Geçmiş Dağları (Yapraklı) isimleriyle anılmakta ve yer yer 2000 m.nin üzerine çıkan yükseltileriyle ilin ikinci dağ silsilesini oluşturmaktadır.
Ilgaz ve Köroğlu Dağları bitki örtüsü açısından benzer özellikler göstermekte, kuzeyden güneye doğru yoğunluk azalmakla birlikte karaçam, sarıçam, ardıç, köknar, ladin gibi iğne yapraklı türlerin yanı sıra meşe, titrek kavak, ıhlamur, fındık, ahlat ve gürgen gibi ibreli türler de orman örtüsü içerisinde yer almaktadır.
Alt florada zengin bir orman altı bitki örtüsü görülmekte, nadir türler olarak lale, orkide vb. türlere de rastlanmaktadır. Güneyde Bozkır Dağları üzerinde olmakla birlikte Çankırı-Ankara Karayolu 40. km.sinde yer alan Tüney köyünün hemen üzerinde ise küçük bir ardıç koruluğu yer almaktadır.
İlimizdeki dağların turizme kazandırılabilmesi için Valiliğimiz ve ildeki kurum ve kuruluşların katkı ve destekleriyle 8 yıldır ulusal çapta düzenli faaliyetler yapılmakta, ilimiz dışından gelen pek çok sporcu ve ilgili bu etkinliklerde yer almaktadır.
İlde düzenlenen etkinliklerin dışında Ankara ve civar illerdeki kişi ve gruplarca ilimizdeki pek çok rotada faaliyetler gerçekleştirilmektedir.
Turizm Report: Turizmin gelişmesi için yapılan çalışmalar ve projeler hakkında bilgi alabilir miyiz?
Çankırı İl Kültür ve Turizm Şube Müdürü Nusret ACAR :
Yıldıztepe Kültür Ve Turizm Koruma Ve Gelişim Bölgesi
Kış sporlarının yanı sıra dağ yürüyüşü, kros, dağ bisikleti, izcilik, kamp ve karavan ile dağcılık gibi turizm türlerinin yanı sıra futbol takımları için ideal bir kamp yeri olan ve yılın 12 ayında turizm hareketini bünyesinde barındıran Yıldıztepe, Ilgaz ilçe merkezine 20, Çankırı’ya 70, Ankara’ya ise 200 km. mesafededir.
Halen yapımı devam eden ve 2015 yılında hizmete girmesi beklenen Ilgaz Dağı Tüneli, Yıldıztepe’ye oldukça yakın bir konumda yer almakta olup hizmete girmesiyle birlikte Yıldıztepe’ye ulaşım daha kolay ve konforlu bir ortamda sağlanacaktır.
Halen Ilgaz-Kastamonu Devlet karayolunun 13. kilometresinden doğuya ayrılan 6 km’lik düz asfalt bir yolla ulaşılan Kadınçayırı Mevkii, 17.06.2005 tarih ve 2005/9280 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla “Çankırı Ilgaz Kadın Çayırı-Yıldıztepe Turizm Merkezi” olarak ilan edilmiş, 20.11.2006 tarih ve 2006/11264 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla da bir üst statü olan “Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi”ne dönüştürülmüştür.
2005 yılından itibaren etüt ve planlama çalışmalarına başlanan alan için hazırlanan planlar 2010 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanmış ve onaylı plan doğrultusunda altyapı çalışmalarına başlanmıştır.
Alandaki Mevcut Tesisler:

  • Yıldıztepe Otel (22 oda, 80 yataklı)

  • Telesiyej (1600 metre uzunluğunda, 1200 Kişi/Saat kapasiteli)

  • Babylift (300 m. 400 Kişi/saat)

  • Pist 4 adet (Amatör 300 m, Orta seviye 4700 m, Profesyonel 2000 m, Kayaklı Koşu 2500 m.)

  • Kafeterya (150 Kişilik)

  • Kayak Odası

  • Seyir Kulesi (1883 rakımlı Yıldızkule)

  • Futbol sahaları (2 Adet)


Uluslararası Kayak Federasyonu&FIS tarafından onaylanmış olan Kayaklı Koşu Pistlerimizde son dört yıldır Ulusal ve Uluslararası özellikte Üniversiteler Kayaklı Koşu yarışmaları yapılmaktadır
Resmi Kurum Binası (İnşaat çalışmaları devam ediyor) :
Güvenlik, sağlık, turizm danışma ve kayakçılara hizmet etmek üzere planlanan ve 26.07.2013 tarihinde inşaatına başlanan binanın bünyesinde sosyal üniteler de bulunmakta olup çok amaçlı salon ve kafeteryalarıyla kongre turizmine de ev sahipliği yapabilecek niteliklere sahiptir.
Kadınçayırı Tabiat Parkı :
Kadınçayırı Tabiat Parkı, Yıldıztepe Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinde yer almakta olup 422 hektar alana sahiptir. 5 Eylül 2012 tarihli Bakanlık onayı ile ilan edilen Tabiat Parkında; mutlak koruma bölgesi, hassas koruma bölgesi, sürdürülebilir kullanım bölgesi ve kontrollü kullanım bölgesi olmak üzere dört bölge mevcuttur.
Giriş, yürüyüş patikaları, piknik alanları, kamelyalar, seyir terasları, gözlem evleri, idareci ve ziyaretçi tanıtım merkezi, çadırlı kamp alanları, açık alan spor aktiviteleri, yağmur barınakları ve seyir kuleleri, kır kahvesi, tanıtım levhaları, çeşmeler, köprüler, oyun alanları ve kütük evler (bungalov), özürlüler için özel alanlar, wc ve oyun alanları park dahilinde yer alacaktır. Bölgede çevre düzenleme, dere ıslahı ve kamelya yapım çalışmaları devam etmektedir.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca onaylanan planlar doğrultusunda Yıldıztepe’de yatırım yapmak isteyen yerli ve yabancı girişimciler için 150 ve 170 Yataklı 2 adet konaklama tesisi alanı ile toplam 4797 m2 kapalı inşaat alanına sahip 2 adet Günübirlik Tesis alanı mevcuttur.

Ilgaz Kış Sporları Turizm Merkezi
Karadeniz ve İç Anadolu Bölgeleri arasındaki geçiş kuşağında bulunan, aynı zamanda Ilgaz Dağı Milli Parkının da içerisinde yer aldığı geniş bir alan Bakanlar Kurulunca 1997 yılında Turizm Merkezi ilan edilmiştir.  Turizm Merkezi Çankırı ve Kastamonu il sınırları içerisinde kalmaktadır. Çankırı sınırları içerisinde kalan ve Doruk Mevkii olarak bilinen alan, Ilgaz'a 23, Çankırı'ya 73, Ankara'ya 210, Kastamonu'ya ise 40 km. uzaklıktadır.
Alan, topografik yapısı, zengin bitki örtüsü, tabii güzelliği, insan sağlığına faydalı atmosferi ve yaban hayatının zenginliği yanı sıra kış ve doğa sporları imkanlarıyla özellikle kış döneminde yoğun ziyaretçi çekmektedir. Alanda 57 oda 165 yatak kapasiteli Ilgaz Doruk Oteli bulunmaktadır. Çankırı-Kastamonu karayoluna 700 m. uzaklıktaki otelde kayakçılar için 1 adet kısa pist ile 1 adet baby-lift bulunmakta, arzu eden kayakçılar kuzey bakıda yer alan Kastamonu’ya ait tesislerden de yararlanmaktadır.
Doruk Otel bölgesinde planlanarak izinleri alınan 1000 m.lik yeni pist ve 900 m.lik modern telesiyejin 2015 yılında hizmete girmesiyle birlikte kayakçılar her iki il sınırları içerisindeki mekanik hat ve pistleri kullanabileceklerdir.

Tuz Mağarası
Merkez İlçeye 19 km. mesafede bulunan ve Hititler Döneminden buyana işletildiği tahmin edilen tuz yatakları ülkemizin en büyük kaya tuzu rezervine sahiptir. Tuz elde etmek amacıyla açılan oyuklardan oluşan ve içerisinde kamyonların dolaştığı mağara görenleri adeta büyülemektedir.
Halen özel sektör tarafından tuz üretimi yapılmakta olan  mağarada üretimi tamamlanmış galerilerin turizme kazandırılması amacıyla  çalışma başlatılmış ve galerilerin bir bölümü  Valiliğimize devredilerek  “Çankırı Kaya Tuzu Mağarasının Turizme Kazandırılması Projesi” hazırlanmıştır.
İl Özel İdaresi tarafından gerçekleştirilecek projeye maddi destek sağlanabilmesi için (KUZKA) Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı’na başvuruda bulunulmuştur. 2013 Yılı Bölge Altyapısının Geliştirilmesi (BAP) Mali Destek Programı kapsamında projemizin başarılı bulunması sonucunda  Valiliğimiz ile Kuzey Anadolu Kalkınma Ajansı arasında 08 Ağustos 2014 tarihinde sözleşme imzalanmıştır.
Toplam bütçesi 2.835.000 TL olan ve 1.701.000 TL’si (%60) KUZKA tarafından karşılanacak proje  çerçevesinde mağarada heykel ve rölyeflerin yer alacağı galeriler, Yaran Kültürü Tanıtım Galerisi, Restoran, Kafeterya, Çok Amaçlı Toplantı Salonu, Çocuk Oyun Alanı, Fosil Müzesi, Mescit, Mağara içi ışık efekt sistemleri,  Dekoratif Tuz Havuzu, Spor Aktivite Alanı ile  astım, bronşit gibi akciğer rahatsızlıklarının tedavisine yönelik  Tuz Terapi Odaları yapılacak, böylelikle  mağara sağlık turizmi açısından önemli bir mekan haline getirilecektir. Proje 24 ay içinde tamamlanarak ilimiz turizmine kazandırılacaktır.
2005 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel Bölümü öğretim üyeleri ve öğrencileri tarafından kaya tuzundan üretilen heykellerle, 2012 yılında Türk Kültür ve Sanatları Ortak Yönetimi&TÜRKSOY ve Çankırı Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen etkinlikler çerçevesinde kaya tuzundan birebir ölçüde üretilen Orhun Abideleri mağarada sergilenmektedir.
Geçtiğimiz yıllarda mağarada Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Eski Dekanı Prof. Hüsamettin KOÇAN tarafından “Tuz Tadı” isimli bir Resim Sergisi açılmış, Piyano Sanatçısı Tuluyhan UĞURLU tarafından Piyano Resitali verilmiş, Ahilik Kültürü Haftası çerçevesinde Yaran Gösterileri gerçekleştirilmiştir.
Karayolları Genel Müdürlüğünce “Turistik Yol Ağı”na dahil edilen ve proje çalışmaları sürdürülen Tuz Mağarası yolu tamamlandığında ziyaretçiler  daha nitelikli bir  yol ile mağaraya ulaşacaklardır.

MÜZE  (Yeni Binasında Hizmet Verecek)
Fosil seksiyonu, cam eserler ve sikkeler açısından zengin bir koleksiyona sahip olan, ancak 100. Yıl Kültür Merkezinin 3. katında ve  ziyaretçiler açısından uygun olmayan bir ortamda faaliyetlerini sürdürmekte olan Müzenin daha çağdaş bir ortamda hizmet verebilmesi için Osmanlı son dönemi nadir ahşap eserlerinden olan ve Taşınmaz Kültür Varlığı olarak tescilliEski Hükümet Konağı Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmiş, kısa sürede tamamlanan proje ve ihale işlemlerini takiben restorasyon çalışmalarına başlanmıştır.
Yılsonuna yetiştirilmesi planlanan eser tamamlandığında yeni yerinde hizmet sunacak olan Müzemiz ilimizin tanıtımında daha etkin bir görev üstlenecektir.

Turizm Report: Çankırı’ya ne kadar turist geliyor, bu konuda bilgi alabilir miyiz?
Çankırı İl Kültür ve Turizm Müdürü M.Kemal KARATATAR:
İlimize turist akışını sağlayacak Ilgaz Kadınçayırı Yıldıztepe Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinde altyapı çalışmalarının devam etmesi ve konaklama tesislerinin yeterli seviyeye ulaşmaması, Tuz Mağarası projesinin 2015 yılında hayata geçecek olması, ilimize düzenli bir turizm akışını henüz sağlayamamıştır.
İlimize tur firmaları tarafından düzenli olarak yapılan turlar henüz, Ilgaz Dağı Doruk mevkiinde ilimiz sınırları içerisinde bulunan 1 adet otel ile, Kurşunlu ilçemiz Çavundur Bölgesindeki Termal Tesise yapılmaktadır. Bunun dışında ilimize yapılan ziyaretler genellikle günübirlik ziyaretler olarak gerçekleşmektedir.
Turizm Report
Röportaj: Oktay Öztürk
info@turizmreport.com