Seyahat Hastalıkları

THY kabin görevlisinin Afrika’da Sivrisinek ısırığı sonucu vefatı Türkiye’yi ve Gezginleri sarstı.\r\n\r\nÖrneğin;\r\n\r\nGelişmekte olan  ülkelerde ağzı açık su içmeyin. Buz, dondurma, süt ve süt ürünleri, salata ve az pişmiş yiyeceklerden sakının. Kalabalık ve sürümü fazla olan mekanları tercih edin. İshal olursanız bol su için.\r\n\r\nPeru, Bolivya,  Tibet gibi yüksek ülkelerde oksijen azlığından kaynaklanan aşırı yorgunluk veya denge kaybı olabilir. Vücudunuzun alışması için ara yükseklikteki  bir yerde bir  gün geçirin.Bol aspirin alıp kanınızı önceden sulandırın\r\n\r\nSağlık Bakanlığı, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğüne bağlı Seyahat Sağlığı Merkezlerinde ücretsiz olarak aşılar yapılmakta ve koruyucu ilaçlar verilmektedir. Örneğin İstanbul’da Karaköy sahilindeki “Seyahat Sağlık Merkezi”ne giderek ÜCRETSİZ sarı humma ve diğer aşıları yaptırıp  sarı renkli uluslararası geçerliliği olan karneden almak gerekir.  (tel:  0212 – 244 25 94\r\n\r\nBazen bir ihmal, bir bilgisizlik hem kendimizin, hem de gezi arkadaşlarımızın bir seyahatini zor duruma düşürebilir. Seyahat hastalıkları hakkında özet bilgi vermek gerekirse;\r\n\r\nSıtma: Sıtma yılda iki milyona yakın can alıcı ölümcül bir mikrobik hastalıktır. Afrika, Asya, Orta Amerika gibi dünyanın belli bölgelerinde bulunur. Hastalık, “anofel” yani dişi sivrisineklerle bulaşır, kuluçka dönemi bir veya iki aydır. İki veya üç gün aralarla gelen üşüme, titreme, terleme ve sıtma nöbetlerine neden olur. Yüksek ateş görülür. Sıtmanın henüz bir aşısı yoktur. Riskli bölgelere seyahat edenler sıtmaya karşı ancak ilaçla korunabilmektedirler. Bu ilaçların ciddi yan etkileri vardır. Ayrıca her sıtma türünü engellemez. Türkiye’de rastlanan sıtma türü birinci tür ve ölüme neden olmaz. Ben de ciddî bir sıtma rahatsızlığı geçirdim. Geç teşhis edildiği için ölümden döndüm. Türkiye’de sıtmayı yalnız İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı Sıtma Savaş birimi parmaktan kan alarak kısa sürede tespit edebilmektedir.\r\n\r\nSarı humma: Afrika ve Güney Amerika’da görülür. Aedes cinsi sivrisineğin sokmasıyla bulaşan mikrop birkaç günlük kuluçka döneminin ardından çıkan halsizlik, ateş, sarılık ile kendini gösterir. Hastalığın tedavisi yoktur ve vakaların %5’i ölümle sonuçlanır. Sarıhumma aşıyla önlenebilen hastalıklardandır. Uluslararası seyahatlerde sadece “sarıhumma aşısı” Afrika ülkelerine girişte zorunlu tutulmaktadır. Karaköy sahilindeki “Seyahat Sağlık Merkezi”ne giderek ÜCRETSİZ sarı humma aşısı ve diğer aşıları olup sarı renkli uluslararası geçerliliği olan karneden almak gerekir.  (tel:  0212 – 244 25 94\r\n\r\nHepatit A (Sarılık): Bu hastalık da kirli gıda veya sularla bulaşır. Az gelişmiş ülkelerde görülme sıklığı fazladır. Hastalık 3-6 haftalık bir kuluçka dönemini takiben ateş, hâlsizlik, bulantı ve sarılıkla ortaya çıkar. Vakaların ancak binde altısı ölümle sonuçlanır. Bazılarımız bu hastalığa dirençlidir. Bir doz aşı iki hafta sonra %90 koruyuculuk sağlar, etkisi bir yıl kadar sürer.\r\n\r\nHepatit B (Sarılık): Cinsel temas, ortak kullanılan iğne, tıraş bıçağı, diş fırçası, yakın temas en önemli bulaşma yollarıdır. Az gelişmiş ülkelerde en sık görülen bulaşma yolu cinsel temasla gerçekleşir. Hepatit (B) aşıyla önlenebilen hastalıklardandır.\r\n\r\nMenenjit: Hastalık, genellikle 20 yaş altı insanlarda fakat her yaştan insana bulaşan salgınlar hâlinde ortaya çıkar. Hac mevsimi sırasında dünyanın dört bir tarafından gelen hacı adaylarının oluşturduğu kalabalık, menenjit salgınları için uygun bir ortam oluşturduğundan, hacı adaylarının menenjit aşısı yaptırmaları gereklidir. Hastalık anî başlayan ateş, baş ağrısı, bulantı, kusma, şuur bozukluğu ve komayla seyreder ve çoğu zaman “sağırlık” gibi ciddi izler bırakır. Ölüm riski de fazladır.\r\n\r\nKolera: Asya, Afrika ve Güney Amerika’nın bazı ülkelerinde dar alanlarda salgınlar hâlinde görülür ve koleraya yakalanma riski beş milyonda bir olarak tespit edilmiştir. Bulaşma az pişmiş veya çiğ gıdalar ile kirli su sayesinde olur. Sıklıkla, bir su ürünü olan midyeler aracılığıyla bulaşır. Kolera aşısı, yan etkisinin fazla ve koruyucu etkisinin az olması nedeniyle önerilmez. Ancak çok riskli bir bölgede, çok uzun süre kalınacaksa aşı uygulanması yararlı olabilir.\r\n\r\nTurist İshali: En sık karşılaşılan mikrobik seyahat hastalığıdır. Bu hastalığa gezginlerde sık rastlanır ve hastalık su ve gıdalarla bulaşır. Turist ishalinden korunmanın en emin yolu pişmemiş gıdalardan uzak durmak, meyveleri soyarak yemek ve mümkün olduğu kadar su kaybını önlemek için su içilmelidir. İki gün içinde önlenemezse muhakkak hastaneye gitmek gerekir. Dizanteriye benzer.\r\n\r\nTifo: Hastalık su ve gıdalar aracılığıyla insandan insana bulaşır. Bu nedenle pişmemiş gıdalar ve kirli sulardan uzak durmak en önemli korunma yoludur. Tifo aşısı %70 koruyuculuk sağlar.\r\n\r\nDerin Ven Trombozları: Özellikle uzun yolculuklar sırasında hareketsiz kalma sonucu bacak damarlarında oluşan pıhtının neden olduğu bacak ağrıları ve şişliktir. Pıhtı yerinden koparak akciğer damarlarını tıkarsa ölümcül sonuçlar doğurabilir. Derin ven trombozları özellikle uzun uçak yolculukları gibi hareket kabiliyetinin kısıtlandığı yolculuklar sırasında daha çok görülür. Dar uçak koltuklarının bu hastalığa neden olduğu bilindiğinden hastalığın adı “Ekonomi Klas Sendromu” olarak anılmaktadır. Derin ven trombozuna bağlı rahatsızlıklar bir tablet aspirinle bile engellenebilir.\r\n\r\nTaşıt Tutmaları: Taşıt tutmaları gerçek bir hastalık değil, vücudunuzun verdiği normal bir reaksiyondur. Taşıt tutmasını azaltmak için; güneş gözlüğü takılabilir (kapalı ortamlarda bile). Çocuklara konsantre olabilecekleri oyuncaklar verilebilir. Yolculuk öncesinde ve esnasında hafif ve sulu gıdalar tercih edilmeli, alkol kesinlikle alınmamalıdır. Taşıtın en az sallanan yerine oturmak faydalı olacaktır. Bu, arabada ön koltuk, otobüste orta, gemide orta alt kısım, uçakta ise kanat kısmıdır. Yolcunun yüzü, gidilen doğrultuda olmalı mümkünse dışarıda sabit bir objeye bakılmalı ve ani baş hareketlerinden kaçınılmalıdır. Yolculuk sırasında bir ilaç alarak uyumak da bir çözümdür.\r\n\r\nZaman Farkından Doğan Rahatsızlıklar: Özellikle kısa sürede üçten fazla saat diliminin aşıldığı yolculuklarda bu rahatsızlık ortaya çıkar. Zaman farkı şikâyetlerini azaltmak için; yolculuk sırasında ve sonrasında bolca su içilmesi, sigara, alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durulması ve hafif gıdalar alınması önerilir.\r\n\r\nCinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar: Cinsel yolla bulaşan hastalıklar, özellikle az gelişmiş ülkelerde seyahat hastalıklarının giderek önemli ve tehlikeli bir kısmını oluşturmaya başlamıştır. Bu hastalıklar içinde en sık görülenler, AİDS, Hepatit (B) ve Hepatit (C), Sefiliz, Gonore, Kondilomlar, Lenfogranüloma ve Herpes olarak sayılabilir. AİDS özellikle Afrika’da çok yaygındır. Hemen hemen her dört kişiden biri bu mikrobu taşımaktadır. Cinsel temaslarda korunmak şarttır. Bu hastalığın bulaşmasında “kan” alışverişi de çok etkili olmaktadır.\r\n\r\nSeyahat Edilen Yerdeki Doğa Koşullarına Bağlı Hastalıklar: Sıcak çarpmaları, güneş yanıkları, yükseklik hastalığı, böcek ısırmaları, alerjiler gibi birçok hastalık, gidilen yerdeki doğa koşullarına bağlı olarak ortaya çıkar.\r\n\r\nSıcak Çarpmaları: Yeterince terleyememek sonucu ortaya çıkar. Yaşlılık ve çocukluk çağı, su kayıpları, alkol, kronik hastalıklar, bazı ilaçlar ve şişmanlık sıcak çarpması riskini artırır.\r\n\r\nGüneş Yanıkları: sık karşılaşılan ve genellikle fazla önemsenmeyen; fakat çocuklar ve yaşlılar için ciddî olabilecek rahatsızlıklardandır.\r\n\r\nYükseklik Hastalığı: baş ağrısı, bulantı, kusma, uykusuzluk ve huzursuzlukla kendini gösterir. Hızlı şekilde üç bin metre yükseğe çıkan insanların %40’ında görülür. Rahatsızlığı önlemenin en güvenilir yolu ortama yavaş yavaş uyum sağlamaktır ve bu amaçla bir seferde en fazla bin beş yüz metre çıkılmalı ve bu yükseklikte en az bir gece geçirilmelidir. Bir gün önceden sekiz saatte bir aspirin almak, yani kanı sulandırmak yararlı olur.\r\n\r\nBöcek Isırmaları: hem taşıdıkları mikrobik hastalıklar riski, hem zehirlenmeler, hem de alerjik reaksiyonlarla sık karşılaşılan seyahat hastalıklarındandır. Pirelerle bulaşan hastalıklar için uygun giysiler, sivrisineklerle bulaşan hastalıklar için uygun cibinlik, sinek kovucu kremler veya hastalıktan koruyucu ilaçlar “hayat kurtarıcı” olabilir. Keneler ise uygun cımbızlarla çıkarılmalıdır.\r\n\r\nYılan Isırığında Ne Yapmalısınız?: Sakin olmaya çalışın; panik işleri kötüye götürür. Isırılma anını not ediniz ki belirtileri gözlemlensin. Isırığa bakın; eğer yara iki farklı delik halinde ise zehirli bir sürüngen olabilir.Asla filmlerden esinlenip ısırığı emmeyin, üzerine buz koymayın. Isırığı hareketsiz tutun; zehrin yavaş hareket etmesi için ısırığı kalp hizasından aşağıda tutmak gerekir. Bandajlamayı düşünebilirsiniz; geniş bir kumaş bulun, kumaşı ısırığın üzerinden sarın ve sabit kalacak şekilde yara üzerinde tutun. Panzehir bulabileceğiniz en yakın yere en kısa zamanda ulaşın.\r\n\r\nCem Polatoğlu

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

Leave a Reply