Sezar’ın “Veni, Vidi, Vici”si Tokat!

Roma Kral yolu üzerin de 6000 yıllık geçmişiyle, keşfedilmeyi bekleyen bir tarih ve kültür kentidir Tokat.\r\n\r\nBizans dönemin de Komana adıyla anılan bu şehrin, Tokat ismini nereden almış olduğu ile ilgili çeşitli rivayetler vardır. Togayıt Türklerinin bu şehri kurmasıyla adını buradan almış olduğunu düşünen araştırmacılar dışın da, Tok-kat (surlu şehir) , tok-at (besili at) gibi şehrin belli özelliklerinden de geldiğini savunan çeşitli görüşlerde bulunur.\r\n\r\nTokat adının nereden geldiğiyle ilgili tartışmalar devam ededursun şehrin tarihi zenginliği, hem şehir merkezin de hem de civar ilçeler de azımsanamayacak kadar çoktur. Aslın da bu şehir için müze şehir yakıştırması bile yapılabilir.\r\n\r\nZile ilçesi yakınlarında ki Masat Höyük ve yine Tokat yakınların da bulunan Sulusaray (Sebastapolis ) Höyüğü önemli höyüklerin başın da gelir. Ayrıca Horoztepe, Komana Pontika ve Tufan tepe gibi arkeolojik alanlar ve yerleşim yerleri,  çok fazla korunamamasına rağmen yine de tarih severler için görülmeye değer yerlerdir. Antik şehirler de yapılan arkeolojik kazılarda çıkarılan tarihi eserler, Tokat müzesinde sergilenmektedir.\r\n\r\nDSC06165\r\nTaş Han Fotoğraf: Hülya Hazer\r\n\r\nAnadolu’nun pek çok ilinde olduğu gibi Tokat ilimizde de şehrin en önemli yapılarından biri hiç kuşkusuz şehri temsil eden kaledir. Tokat Kalesinin kimler tarafından yapıldığı kesin olarak bilinmemektedir. Osmanlı dönemin de 300 yıl hapishane olarak kullanılan kalenin en önemli konuğu ise bu kalede 7 yıl hapsedilmiş Kont Drakula da olarak da tanınan III. Vilad’dır. Kale, ünlü gezgin Evliya Çelebi’nin seyahatnamesine de konu olmuştur.\r\n\r\nŞehrin bir başa önemli yapısı ise, tarihi Tokat saat kulesidir. Sultan 2. Abdulhamit’in tahta çıkışının 25. yılı nedeniyle, 1902 yılında Tokat Belediye Başkanı Enver bey tarafından yaptırılan, 5 kattan oluşmuş, sekizgen şeklinde ve uzunluğu 35 metre olan kule, 4 saatle çevrelenmiştir.\r\n\r\nDSC06192Latifoğlu Konağı Fotoğraf: Hülya Hazer\r\n\r\nŞehrin merkezin de bulunan Taş Han ise, 1614 -1630 yılları arasın da yapılmış 2 katlı tarihi bir handır. Uzun süre harap halde olan han, 2006 yılında ki restorasyon sonrası adı Voyvoda Han olarak değiştirilip tekrar turizme açılmıştır. Bugün Voyvoda Han ya da kullanılmakta olan adıyla Taş Han, yöre halkının çeşitli el sanatları ve ürünlerini sergileyip sattığı, turistlerin çokça ilgisini çeken bir mekandır. Ayrıca han için, şehrin yorgunluğunu atıp dinlenebileceğiniz güzel kafeler de bulunur.\r\n\r\nTokat’ta şehre özgü oldukça eski ev ve konaklar bulunur, özellikle iki güzel konak vardır ki bu konakları mutlaka görmeniz gerekir. Bunlardan biri Latifoğlu Konağı diğeri ise Atatürk Evidir.\r\n\r\nDSC06138\r\nAtatürk Evi Fotoğraf: Hülya Hazer\r\n\r\nLatifoğlu Konağı, 19. yüzyıl mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. İki katlı konak, özellikle iç mimarisinde ki ahşap işlemeleri ve oymaları,  çiçek ve İstanbul manzaralarıyla bezenmiş duvarları ve nakış gibi işlenmiş tavan süslemeleri ile göz alıcı güzelliktedir.\r\n\r\nDSC06205\r\nSaat Kulesi Fotoğraf: Hülya Hazer\r\n\r\nAtatürk Evi ve Etnografya Müzesi ise milli mücadele yılların da Atatürk’ün daima yanın da bulunmuş silah arkadaşı ve daha sonra Tokat milletvekili olan Mustafa Safi Süsoy’a ait konaktır. Atatürk, eşi Latife hanımla birlikte bu konakta 1925 yılında misafir olarak ağırlanmıştır. Konakta ayrıca Tokat’ın etnografik yapısıyla ilgili eserler de sergilenmektedir. Atatürk evinin hemen yanın da bulunan diğer bir konak ise, Tokat doğumlu Plevne gazisi Gazi Osman Paşa Müzesi’dir.\r\n\r\nŞehrin  tarihi zenginliğini. Ulu Cami, Çöreği Büyük Cami, Silahtar Ömer Paşa Cami gibi tarihi camiler, Gök Medrese, Çukur Medrese ve Tokat Mevlevihane Medresesi gibi medreseler daha da zengin kılar. Ayrıca Mahperi Hatun Kervansarayı ve Bedestenler Hanı yine bu bölgenin önemli eserlerindendir. Zile Kalesi ise mutlaka görülmesi gereken bir kaledir. Restorasyon aşamasın da bulunan pek çok han, hamam ve bedesten ise ziyaretçilerine açılacağı günü beklemektedir.\r\n\r\nYeşil Irmak havzasının üzerin de kurulmuş, Orta Karadeniz kuşağının bu şirin ili, sadece tarihi ve kültürel görselleriyle değil, doğal güzelliklerinin zenginliğiyle de göz kamaştırır.\r\n\r\nmxcp13149838_1099396430103980_500850401_n\r\nTaş Han Fotoğraf: Hülya Hazer\r\n\r\nBu güzelliklerin en önemlisi ünlü Ballıca Mağarasıdır. Dünyanın en büyük ve en güzel mağaralarından biri olarak kabul edilen Ballıca Mağarası, Tokat’ın Pazar ilçesi yakınlarında bulunur. Adını oluşumunda ki sarkıt ve dikitlerin peteksi dokusundan alan mağara, yaklaşık 3.5 milyon yılda oluşmuştur. Halen gelişimi devam etmekte olan mağaranın, ziyarete açık kısmı öyle büyüktür ki,  açık bölümü mağara geneliyle karşılaştırıldığında, mağaranın inanılmaz büyüklüğü insanı gerçekten heyecanlandırır.  2 galeri 8 salondan mevcut mağaranın her köşesi kendine özgü güzellikler taşır ve insanı büyüleyecek yapıdadır. Mağaraya yolculuk sırasında ise Pazar ilçesinin muhteşem manzarası yolculuğu bir başka süsler.\r\n\r\nDSC06107\r\nBallıca Mağarası Fotoğraf: Hülya Hazer\r\n\r\nTokat jeolojik konumu dolayısıyla termal zenginliği olan illerimizden biridir. Meşhur Reşadiye kaplıcaları, geçmişi Romalılara kadar uzanan Sulusaray Kaplıcaları, Başören İçmeleri ayrıca sağlık turizminde önemli yer tutar.\r\n\r\nYayla turizminin henüz yeni geliştiği Tokat’ta, Topçam Yaylası, Çamiçi Yaylası ve çim kayağına uygunluğuyla bilinen Akbelen Yaylası gibi yaylalar da görülmeye değer yerler arasındadır.\r\n\r\nDoğal yaşam alanı kabul edilen Kaz Gölü, Zinav Gölü gibi göller, ayrıca Almus Baraj Gölü de, yine görmeye değer güzellikte olup, doğa severlerin ve fotoğraf tutkunlarının uğrak yerlerinden bir kaçıdır.\r\n\r\nkaz-golu-ne-kamerali-koruma-6288636_4918_o\r\nKaz Gölü\r\n\r\nTokat’ın doğal ve tarihi zenginliği saymakla bitirilemez. Ama şehrin bir başka özelliği de vardır ki, bu da damak tadına hitap etmesidir. Meşhur Tokat yaprağı ve domatesini bilmeyen yok gibidir. Şehri gezenlerin, meşhur Tokat kebabını yemeden, mahlep şarabını içmeden ve Zile pekmezini tatmadan dönmesi bir hata olur.\r\n\r\nTokat Kalesi\r\n\r\nKısacası Tokat, Alevi ve Mevlevi kültürünün iç içe mozaik olduğu, 15lileri savaşa gönderdiğimiz, büyük düşünür Mevlana’nın, Tokat’a gitmek gerek diyerek övdüğü, Roma hükümdarı Jul Sezar’ın, Zile Kalesi’ni fethettiğinde ünlü sözü  “Veni, Vidi, Vici”,  geldim, gördüm, yendim’ i söylediği (bugün Zile Kalesin’de hala yazılı durmaktadır) ve gölge oyunu karakterlerinden Hacivat’ın da doğum yeri olan,  birkaç günlük turlarla gezilemeyecek kadar büyük, bazı turlarının yanında sığdırılamayacak kadar da zengin bir turizm şehridir. Ve bu güzel şehir, turizm de hak ettiği yeri mutlaka alacaktır.\r\n\r\nmxcpTokat-Kebabi-1\r\nTokat Kebabı\r\n\r\n 

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

YORUM YAPIN