Tarihin gizemli savaşçıları, AMAZONLAR

Amazon kelimesi günümüzde kadın savaşçı kelimesiyle eş anlamlı olarak kullanılır. İsmin kökenine dair pek çok görüş ortaya atılmıştır.\r\n\r\nBunlardan biri Farsça savaşçı anlamına gelen ha –mazan kelimesinden türetilmiş olabileceğidir. Bir diğer görüş ise Yunancada göğüssüz anlamına gelen mazos kelimesinden türetilmiş olabileceğidir. Amazon kadınlarının ok ve mızrağı rahat kullanabilmek için sağ göğüslerini kestikleri ya da yaktıkları herkesçe bilinen bir söylencedir. Ancak günümüze ulaşan sanat eserlerinde bu söylenceye dair kanıt bulunmaz.\r\n\r\nAntik Dönem Kaynaklarında ve Mitolojik Hikayelerde Amazonlar\r\n\r\nAmazonlar gerçekten yaşadılar mı? Sadece mitolojik hikayelerin kahramanı olmaktan mı ibaretler?\r\n\r\nGerçekte var olduklarını kabul etmeyenler olsa da Amazon kadınlarının izlerine yalnızca efsanelerde değil Antik Dönem’de yaşamış pek çok coğrafyacı ve tarihçinin kitaplarında da rastlamak mümkün. Strabon, Heredot, Homeros ve Diodoros Amazonlardan söz ederler. Heracles ve Achilleus efsanelerinde Amazonlardan söz edilir.\r\n\r\nHomeros, Amazonların Truva Savaşı’na katıldıklarını yazar. Platon ve Socrates Amazonların Atina’ya saldırdıkları bir hikayeden söz ederler.\r\n\r\nBu kaynaklar dışında Amazonların yaşadığı söylenen bölgelerde tasvir edildikleri pek çok esere rastlanmıştır.\r\n\r\nMitolojik hikayelerde Amazon kadınlarının silahları ok ve yaydır. Bunun dışında bazı kaynaklarda özellikle Karia Uygarlğı’nda kullanıldığı bilinen ve “labyrs” ismi verilen çift ağızlı baltadan da söz edilir.\r\n\r\nYunan mitolojisine göre Amazonlar Pontus (Karadeniz) bölgesinde yaşamışlardır. Hippolytia ismindeki kraliçelerinin önderliğinde bir krallık kurmuşlardır. Söylenceye göre Amazon kabilesinde erkek bulunmaz, soylarının devamı için yılda bir kez komşu kabilelerden erkeklerle birlikte olurlardı. Doğan çocuklardan ise erkek olanlar öldürülür ya da babalarına gönderilirdi.\r\n\r\nİlyada destanında Amazon kraliçesinin Achilleus tarafından öldürüldüğü anlatılır. Bu sebeple Amazonların Leuke Adası’na sefer düzenledikleri, Achilleus’un küllerine sahip olmak istedikleri bir başka söylencedir.\r\n\r\nAmazonlar hakkında Büyük İskender dönemine dair söylenceler de mevcuttur. Bazı tarihçilere göre Amazon kraliçelerinden Thalestris Büyük İskender’den bir çocuk sahibi olmuştur. Bazı tarihçiler ise bu söylenceyi yalanlar.\r\n\r\nBir başka söylenceye göre Makedonya Kralı Büyük İskender Amazonların kendisine itaat etmesini ister ve onlara bir elçi gönderir. Ancak Amazonlar bu elçiyi geri çevirir. Bu duruma öfkelenen İskender askerlerini Amazonların üzerine göndermiş, Amazonlar uzun süre İskender’in askerleriyle savaşmak zorunda kalmışlardır.  Yenilip esir düşeceklerinin farkına varan Amazonlar bir çağlayanın dünenini kayalarla kapatmışlar, düşman askerlerinin ardlarından girdikleri vadinin sular altında kalmasını sağlamışlardır. İskender’in askerleri azgın sulara karşı koyamamışsa da Amazonlar kedilerini bekleyen kötü sonu bildiklerinden tutsak olmak yerine ölmeyi tercih etmişler ve kendilerini de bu azgın sulara bırakmışlardır. Amazonların esir düşmemek uğruna seçtikleri bu onurlu ölüm Büyük İskender’i etkilemiş, yaşadıkları yere Amazonlar ismini vermiştir. Bu isim zamanla Amanoslar ve Anamaslar olarak değişime uğramıştır.\r\n\r\nAmazonların Yaşadıkları Bölgeler\r\n\r\nAmazonların yaşadıkları bölgelere dair pek çok görüş vardır. Anadolu, Libya, Yunanistan, Bulgaristan, Ermenistan, Rusya bu yerlerden birkaçıdır.\r\n\r\nÇoğunlukla kabul edilen görüş o zamanlar Amisos ismi verilen, bugünkü Samsun yakınlarında yer alan Thermodon ya da Terme Çayı kıyısında bulunan Terme kentinin Amazon kenti olduğudur. Termen’nin Amazon kenti olarak kabul edilişinin en önemli sebebi ünlü Antik Dönem coğrafyacısı Strabon’un yazdıklarından edinilen bilgilerdir.\r\n\r\nAmazonlar yıllarca Karadeniz’deki yurtlarından çok uzak bölgelere akınlar düzenlemişler, Ephesos, Smyrna, Kyme, Prienne, Pitane, Magnesia, Halikarnassos, Sinope, Xanthos, Cyrene ve Lesbos Adası’ndaki Mitilin (Midilli) gibi kentleri kurmuşlardır.\r\n\r\nYunan kahramanlarına dair pek çok hikayede Amazonlardan söz edilir. Örnek vermek gerekirse Herkales’in on iki görevinden biri Amazon kraliçesi Hippolyte’nin taktığı kemeri almaktır. Bir başka Amazon kraliçesi olan Penthesileia Yunanlılara karşı yapılan savaşta Truvalıların yanında yer almış ve Yunanlı kahraman Achilleus tarafından öldürülmüştür. Farklı bir söylence ise Atina kralı Theseus’un Amazon kraliçesi Hippolyte’yi esir alarak onunla evlendiği yönündedir. Özellikle Yunanlılar ve İskitlerle uzun yıllar süren mücadelelerinden birçok kaynakta söz edilir. Helenistik Dönem ve Roma Dönemi’nde özellikle Önasya’ya düzenledikleri pek çok akından bahsedilir.\r\n\r\nTarihte ismi geçen pek çok önemli Amazon kraliçesi bulunur. Truva Saşı’nda Achilleus tarafından öldürülen Penthesileia, kraliçe Penthesileia’nın güçlü komutanlarından Antibrote, Herakles tarafından öldürülen Asteria, babası savaş tanrısı Ares tarafından verilmiş büyülü kemere sahip olan kraliçe Hippolyte, tanrı Ares’in metresi ve Hippolyte’nin annesi Otrera, Büyük İskender ile uzun süren mücadelelerde adı geçen Thalestris bunlardan birkaçıdır.\r\n\r\nAmazonlarla ilgili en ciddi araştırmaları yapan isim ünlü arkeolog Dr. Jeannie Davis Kimball’dır. Kimball, dolaştığı her yerde Amazonlarla ilgili efsaneleri araştırmış, bazı arkeolojik kazılar başlatmıştır. Karadeniz’in kuzeyinde başlattığı kazı ve araştırmaları Altay Dağları’nın eteklerine kadar sürdürmüştür. Günümüzde Kazakistan ve Moğolistan sınırları içerisinde kalan bölgelerdeki kurganlarda Amazonların iskelet örneklerine rastlamış, DNA testleri yaptırmış ve Amazonların Orta Asya kökenli olduklarını kanıtlamıştır. Bu araştırmalarını ise “Savaşçı Kadınlar Amazonlar” isimli kitabında anlatmıştır.\r\n\r\nAmazonlar ve Ana Tanrıça Kültü\r\n\r\nDin olgusunun kesin olarak hangi dönemde ortaya çıktığını saptamak güç olsa da, bu olgunun yaygınlaştığı dönem daha çok Neolitik Dönem olarak karşımıza çıkar. Bunun öncesinde Paleolitik Dönem’de de inançla özdeşleştirilebilecek bazı obje ve resimlere rastlanmaktadır. İnsanlar, en ilkel dönemlerden itibaren kadının doğurganlığını kutsal bir olgu olarak değerlendirmişlerdir. Kadın, birçok dönemde üremenin, bereketin, çoğalmanın kutsal bir sembolü olarak görülmüştür.\r\n\r\nİnsanlığın var olduğu en eski dönemlerden itibaren Ana Tanrıça kültünün yaygın olarak karşımıza çıktığı önemli bölgelerden biri Anadolu’dur.\r\n\r\nKybele ve Artemis Anadolu’da en yaygın olan tanrıçalardır. Anadolu’da özellikle Ege Bölgesi’nde yaygın olarak inanılan tanrıçanın Artemis olduğu dikkat çeker. Amazon kadınlarının yaşayış biçimleri din ve inançlarını da doğrudan etkilemiş, yaşadıkları bölgelerde bir ana tanrıça kültü yayılmıştır. Birçok Antik kaynağa göre Amazonlar Artemis Kültü’nün kurucularıdırlar ve ilk Artemis tasvirini de onlar yapmışlardır. Efes Artemisionu’nu da (Efes Artemis Tapınağı) Amazonların yaptığına dair söylenceler mevcuttur. “Antik Dünya’nın Bir Harikası Efes Artemisionu” isimli kitabında Anton Bammer ve Ulrike Russ da bu konuya değinmişlerdir. Bu kitaba göre Amazonların Artemision’la olan ilişkileri tasvirler aracılığıyla da belgelenmektedir. Tapınağın Arkaik Dönem’e tarihlenen frizlerinde Amazon betimlemeleri bulunmaktadır. Amazonların aynı zamanda tapınmak amaçlı kadın heykelleri yaptıkları da bilinmektedir. Bammer bu konuda “ Bu bilgi sayısız Roma mermer replikleriyle günümüze ulaşabilmiş üç heykel tipi ile örtüşmektedir; kaybolmuş olan bronz orijinalleri ise stilistik sebeplerden dolayı M.Ö. 430’lu yıllara tarihlenir. Artemision sunağının frizlerinde bu Amazon tasvirlerinden birinin tekrarı ele geçmiştir” ifadelerini kullanmıştır.\r\n\r\nKadın egemen bir topluluk olan Amazonlar bolluğun ve bereketin, üremenin simgesi olduklarına inanıyorlar, kendilerini Ana Tanrıça’nın kızları olarak görüyorlardı. Hatta Ana Tanrıça’nın, Tanrıça Artemis’i kızları için doğurduğuna inanıyorlardı.\r\n\r\nArtemis Kültü bu şekilde Amazonlar sayesinde gelişti ve yayıldı. Amazonların birçok akın ve savaşı Artemis Kültü’nü yaymak için yapmış olabileceği de düşünülür.\r\n\r\nHer ne kadar yalnızca birer mitolojik kahraman olduklarına inanlar olsa da Amazonlar tarihte birçok iz bırakmışlardır.\r\n\r\nHalikarnas Balıkçısı’nın Amazonlara dair söylediği ünlü bir söz vardır;\r\n\r\n“Efsanevi yurttaşlarımız olan Amazonların gizemi elbette bir gün aydınlanacaktır. Kendi gizemi ile birlikte daha birçok gizemi de aydınlatarak…”

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

YORUM YAPIN