Tatiliniz Kültür Turlarıyla Unutulmaz Olsun

Gezenti tabirini benim için ilk kullandıklarında henüz gördüğüm yerlerin yarısını bile gezmemiştim. Herkesin tatil kavramı farklı, ben küçük büyük tüm tatilleri dolu dolu yaşamak gerekir diyenlerdenim. Yazsa deniz olmazsa olmazım, ama günlerce aynı otelde ye iç yat şeklinde değil. İster turla, ister kendi arkadaş gurubumla olsun denizin yanında antik kent gezileri de olmalı, müze ve bölgenin görülmesi gereken yerleri de, yemede yanında yat tatları da…\r\n\r\n \r\n\r\n\r\n\r\nDüşünsenize bir gün Efes Antik Kenti’nde tarihin içinde kendinizi kaybetmişsiniz. Ertesi gün Dalyan’da İztuzu Plajı’nın sonsuz gibi uzanan kumsalında dalgalarla dans ediyorsunuz. Başka bir gün Fethiye’de jeep safari turunda çocukluğunuza dönüp su savaşı eğlencesinde kahkahadan kırılıyorsunuz. Kemer Phaselis (Faselis)Antik Kenti’ndeyse bir rüyayı yaşayacaksınız; antik koyda denizdeki kalıntıların içinde yüzerken, karşınızda antik kentin sütunları size hangi çağda olduğunuzu unutturacak.\r\n\r\nTabii ki tatil sadece yazın olmaz; günlük bir gezi de sonbaharın hüznü yaprakları sarartırken, Abant’ta ya da Gölcük’te ayaklarınızın altında kurumuş yaprakların çıtırtısıyla yürümek tüm stresinizi alıp götürür. İster mangalda sucukla, ister yörenin keşli cevizli eriştesiyle karnınızı doyurun gün hiç bitmesin isteyeceksiniz.\r\n\r\nHafta sonu için ille de Safranbolu…  Ama mutlaka Konaklardan birinde konaklayıp Osmanlı’nın ahşap evlerinin ve konuk severliğinin keyfine varmalı. Yemeniciler çarşısında esnafın hala devam eden” ben siftahımı yaptım birazda komşum kazansın “diyen zarafetini yaşamalı ve üzerine çarşının ortasında ki kahve de keyifle bir kahve höpürdetmeli. Aman ağzınızın tadını Safranbolu lokumuyla tamamlamayı unutmayın.\r\n\r\n\r\n\r\nKapadokya her mevsim güzel, ama ilkbaharda daha bir güzel.  Peri bacaları, yer altı şehirleri , Ihlara Vadisi,mağara evleri, balon turu, çömlek ve halı atölyeleri hangi birinden bahsedeceğimi şaşırdığım ve Türkiye’nin kesinlikle görülmesi gereken doğa harikası…\r\n\r\nHer bölgemizin keyfi farklı ama eğer uzun bir tatilim ve bol enerjim var diyorsanız GAP turu tam size göre. Yöre insanının misafirperverliği sizi öyle bir sarmalayacak ki yediğiniz harika yemekler daha bir lezzetli, gezdiğiniz tarih daha bir anlamlı gelecek. . Fırat’ın kenarında yediğiniz alabalık, Mardin’in irmik helvası, Antep’in katmeri, Urfa’nın patlıcan kebabı, Hatay’ın künefesi sizi tekrar oralara çağıracak.  Nemrut’ta güneşi batırırken Commagene Kralı I. Antiochos burayı boşuna kendine mesken edinmemiş diyeceksiniz. Zeugma mozaikleri aklınızı başınızdan alacak, Urfa’da balıklı gölün mistik havası tüm sıkıntılarınızı alıp götürecek. Süryani manastırlarının taş işçiliğine hayran kalacaksınız. Orada yaşayacaklarınız bu yazının bir paragrafı olamayacak kadar baş döndürücü olacak.\r\n\r\nYeşile doymak isteyenler mutlaka Karadeniz turuna çıkmalı. Hele Doğu Karadeniz sizi öyle büyüleyecek ki yaylalara âşık olacak, yöresel pazarlardan yaptığınız alışverişlerle peynir ve tereyağının en lezzetlilerini evinize götüreceksiniz. Ayder Yaylası’nda tulum eşliğinde horon etmeden dönmeyin ama…\r\n\r\nTarihimizle ve atalarımızla gurur duymak için ille de Anıtkabir’i, Çanakkale şehitliklerini, Edirne Selimiye Camii’ni, Konya Mevlana müzesini, yeşil Bursa’yı ve şehzadeler şehri Amasya’yı mutlaka gezin. İstanbul’da yaşıyorum ama daha Topkapı ve Dolmabahçe Saraylarını görmedim diyorsanız lütfen gezinize Arkeoloji müzesini de ekleyin.\r\n\r\nKısacası hayatınıza renk katmak ve tatil dönüşü bedeninizin değil beyninizin dinlenmiş olmasını istiyorsanız en kısa zamanda bir kültür turuna çıkın.\r\n\r\nVaktini gezmekle geçiren, gezmeyi çok seven, gezeğen.\r\n\r\naslanguler@yahoo.com

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

YORUM YAPIN