Toskana’nın başkenti, sanatın, tarihin ve Rönesans’ın beşiği Floransa! – Turizm Report – Turizm Haberleri

Toskana’nın başkenti, sanatın, tarihin ve Rönesans’ın beşiği Floransa!

Floransa İtalya’nın, hatta belki de Avrupa’nın en güzel şehirlerinden bir tanesidir…\r\n\r\nGünümüz Avrupa’sını özellikle sanat ve bilimde bugün ulaştığı noktaya taşıyan Rönesans akımının doğduğu kenttir Floransa…\r\n\r\nDünyanın belki de en güzel katedrali olan Duomo’nun ana vatanı olan, dünyanın en güzel şaraplarının üretildiği, doğal güzellikleri ile adeta büyüleyen Toskana’nın başkentidir Floransa….\r\n\r\nUNESCO’nun yani Dünya’nın Kültür Mirası, kısacası İtalya turunuzun olmazsa olmazıdır Floransa…\r\n\r\n1300 ile 1500 yılları arasında Avrupa’nın ekonomik ve kültürel olarak en önemli şehri olan Floransa’da Leonardo Da Vinci, Michelangelo, Dante Alighieri, Machiavelli… gibi pek çok ünlü sanatçı yaşamıştır…\r\n\r\nOcak ve Aralık ayları dışında genellikle hava sıcaklığının yüksek olduğu Floransa’da şehrin her köşesini rahatlıkla yürüyebilir, tarihin ve sanatın en güzel örneklerini bir açık hava müzesi gezintisi tadında görebilirsiniz…\r\n\r\nFloransaya Nasıl Gidilir?\r\n\r\nTürkiye’den Floransa’ya direk uçuşlar bulunmuyor. Floransa’ya gitmek için THY veya Alitalia ile Roma veya Milano’ya uçmanız gerekiyor. Yaklaşık 4 saat 45 dakikalık uçuşunuzun ardından bu şehirlerden hızlı trenlerle Floransa’ya geçebilirsiniz.\r\n\r\nFarklı bütçelere göre konaklama olanaklarının bulunduğu Floransa’da konaklayacağınız her yerden şehrin bütün güzel yerlerine yürüyerek gidebilirsiniz… Hatta böyle bir şehri zaten yürüyerek keşfetmenizi öneririm.\r\n\r\nOtelinize yerleştikten sonra sokaklara indiğiniz an kendinizi Floransa’nın yüzyıllar öncesinde hissedeceksiniz…\r\n\r\nFloransa yürüyerek tamamını gezebileceğiniz kadar küçük bir şehir ancak bu kadar küçük bir şehir bu kadar çok sanat eserini nasıl bünyesinde toplayabilmiş diye şaşıracaksınız… Ve belki de en önemlisi bu kadar güzel sanat eserlerini, Avrupa’nın geçmiş yüzyıllarda yaşadığı karışıklıkları da düşünecek olursak, nasıl bu kadar koruyabildiğini düşünecek Türkiye’de yüzyıllardır hunharca yok edilen tarihi eserleri hatırlayacaksınız…\r\n\r\nŞehrin kedisi zaten adeta bir sanat eseri olduğu için gezilecek yerlerden bahsederken yalnızca belli başlı olanlardan söz etmek istiyorum. Siz oraya gidince zaten her adımınızda sanata ve tarihe tanıklık ederek büyüleneceksiniz…\r\n\r\nFloransa’da görmeniz gereken yerler\r\n\r\nFloransa Katedrali, Duomo\r\n\r\nFloransa’nın kalbindeki Santa Maria del Fiore yani İtalya’nın ve hatta Rönesans’ın en meşhur kiliselerinden Floransa Katedrali Duomo, Floransa sokaklarında gezerken bir anda karşınıza çıkan bu katedral adeta nefesinizi kesecek. İlk önce gördüğünüz şeye inanamayacaksınız, “böyle bir yapıyı insanlar mı inşa etti, nasıl inşa ettiler, bu gerçek mi…” diye aklınızdan onlarca soru geçecek. İnsanı olağan üstü güzelliği ile adeta büyüleyen ve gören herkesin aklından “Hristiyan mı olsam ne” diye geçirten bu eser tamamiyle gerçek ve insan yapımı. Floransa’daki her yapı gibi, her heykel gibi, her cadde ve sokak gibi bu katedral de gerçek bir sanat eseri hem de insanı adeta büyüleyen, hipnotize eden cinsten… 1436 yılında, yaklaşık 150 yılda tamamlanan, dev kubbesi ile Brunelleschi’nin Duomo’su bugün bile Floransa’nın en yüksek yapısı olma özelliğini korumaktadır. Roma’daki, 43 metre genişliğinde kubbesi olan yine bana göre Avrupa’nın (Romalılardan kalma) en ihtişamlı yapısı olan Pantheon’dan esinlenilen ve saygıyla bir metre daha küçük yapılan Duomo, aslında o kadar büyüktür ki modern ekipmanların bulunduğu yakın zamana kadar benzeri inşa edilememiştir. Duomo’nun turistler için güzel yanı ise girişinin ücretsiz olmasıdır. Ancak Floransa’yı gökyüzünden seyretmek için bilet alıp Duomo’nun tepesine çıkmanızı öneririm… En tepeye kadar merdiven çıkmanın kolay olmadığını da belirtmek isterim…\r\n\r\n\r\n\r\nVaftizhane\r\n\r\nDuomo’dan sonra hemen yanındaki Vaftizhane, uğranılması gereken ikinci önemli duraktır. Vaftizhane’nin en önemli kısmı ise, Floransa’nın vebadan kurtuluşunu kutlamak adına düzenlenen yarışmada Donatello ve Brunelleschi’yi geçen Ghiberti’nin, Cennetin Kapısı olarak bilinen kapılarıdır. Kapılardan birisi Hz. Yusuf’un, diğeri ise Hz. İsa’nın hayatını tasvir etmektedir. Orijinalleri için Duomo’nun hemen doğusundaki Museo dell’Opera del Duomo’ya gitmek gerekir. Bu kapılar üzerindeki kabartma resimlere yakından bakıp o ince el işçiliğine, sanatın kudretine ve emsalsizliğine tanıklık edin…Bu kapılara hemen göz gezdirip giderseniz çok şey kaçırırsını.  Unutmayın burada sanat bakınca değil, görünce var…\r\n\r\n\r\n\r\nPiazza della Signoria\r\n\r\nFloransa’da mutlaka görülmesi gereken bir diğer yer ise Piazza della Signoria. Açık hava müzesini andıran bu meydan birçok müze ile yarışabilecek kapasitede. Düşmanlarının gözünü korkutmak için I. Cosimo tarafından yaptırılan yılanbaşlı Medusa’yı ellerinde tutan Perseus heykelinden, tek bir mermerin oyulması ile yapılan Sabin Kadınlarının Kaçırılması heykeline, Grandük I. Cosimo heykelinden, deniz tanrısı Neptün Çeşmesi heykeline kadar birçok sanat eseri bu meydanda sergilenmektedir. Bazılarının orijinalleri için müzelere gitmek gerekse de Floransa’da ücretsiz gezebileceğiniz en önemli duraklardan birisidir. Buraya kadar gelmişken vaktiniz varsa Floransa’nın belki de en güzel müzesi Uffizi Gallery de görülmeye değer.\r\n\r\n\r\n\r\nPalazzo Vecchio\r\n\r\nGecenin karanlığına doğru uzanan çan kulesi ile Palazzo Vecchio görülmesi gereken yerler listesinde kendisine haklı bir yer edinmiştir. Palazzo Vecchio’nun girişinde fiziksel gücün temsilcisi yarı tanrı Hercules ve Cacus heykeli ile Michelangelo’nun Davud heykeli, içeride ise Michelangelo’nun Zafer heykeli yer almaktadır. Sarayın bazı kısımları ücretsiz gezilebilmektedir.\r\n\r\n\r\n\r\nSanta Croce Kilisesi\r\n\r\nMichelangelo, Machiavelli ve Galileo gibi Floransalı ünlülerin mezarının da yer aldığı Santa Croce Kilisesi, Floransa’daki Gotik tarzın etkili bir örneğidir. Santa Croce Kilisesi, adeta büyülüyor, yapının büyüklüğü, kapılarının yüksekliği, detaylardaki sanat işçiliği ve heykelleriyle kendine hayran bırakıyor.\r\n\r\n\r\n\r\nPonte Vecchio\r\n\r\nFloransa’da mutlaka görülmesi bir diğer yer ise Ponte Vecchio olarak bilinen Eski Köprü. II. Dünya Savaşı’ndan arda kalan tek köprü olan Ponte Vecchio 1345 yılında inşa edilmiştir. Köprü şu anda kuyumcular ile dolu olsa da asıl amacı Mediciler’in Arno Nehri üzerinden toplum içinde görünmeden bir saraydan (Palazzo Vecchio) diğer saraylarına (Palazzo Pitti) gitmeleri için gizli bir koridor olmasıdır. Böylece Mediciler halkın içine karışmadan şehrin sokaklarında ilerleyebilmişlerdir. Koridorun duvarları da bu yürüyüşü daha da zevkli hale getirebilmek için tablolar ile süslenmiştir. Köprü ve üzerindeki rengarenk evler muhteşem bir seyir sunuyor… Floransa’nın en önemli sembollerinden olan Ponte Vecchio, turitlerin en çok fotoğraf çektirdikleri yerlerden…\r\n\r\n\r\n\r\nPiazza della Republica\r\n\r\nFloransa’nın İtalya’nın başkenti olmasına istinaden yapılan Zafer Takı manzaralı Piazza della Republica‘da şehrin en meşhur kafeleri bulunuyor. İsterseniz biraz soluklanmak için 1733 yılından beri hizmet veren Gilli‘de, kırmızı gömlek anlamına gelen Giubbe Rosse’de veya gözünüze hoş gelen herhengi bir kafede biraz kahve keyfi yapabilirsiniz.\r\n\r\nMercato Nuovo\r\n\r\nFloransa’yı beğendiyseniz ve tekrar gelmek istiyorsanız bir adrese daha mutlaka uğramalısınız. Bunun için Piazza della Republica’ya oldukça yakın hediyelik ve daha ziyade turistlere yönelik ürünlerin satıldığı Mercato Nuovo‘da (Yeni Pazar) bronz domuz heykelini bulmalısınız. Efsaneye göre domuzun dişleri arasına bozuk para koyarsanız ve aşağıdaki deliğe düşürebilirseniz, burnuna dokunmanız halinde Floransa’ya tekrar gelecekseniz demektir.  Il Porcellino’nun bronz burnunun altın sarısına dönmesi birçok insanın sizinle aynı dileğe sahip olduğunu gösteriyor.\r\n\r\nPiazzale Michelangelo\r\n\r\nFloransa’dan ayrılmadan önce mutlaka gitmeniz gereken bir yer daha var ve ben buraya akşam güneşin batmasına yakın saatlerde gidip günbatımını izlemenizi öneririm. Böylece yakından gördüğünüz köprülere, kiliselere bir “hoşçakal” diyebilir ve tarihi Floransa dekoru önünde güzel bir fotoğraf çektirebilirsiniz. Bunun için gidilecek yer tüm Floransa’yı ayaklarınızın altına seren 1869 yılında inşa edilen Piazzale Michelangelo. Meydan, Michelangelo’nun çeşitli eserleri bulunduğu ve bir zamanlar buraya Michelangelo’ya özel müze yapılması planlandığı için bu adı almış.\r\n\r\nBurayı bu kadar vazgeçilmez kılan ve bütün turistlerin mutlaka uğramasının nedeni,  tarihi Floransa’nın tamamı görülebiliyor olmasıdır. Bir yerlerde Floransa manzarası fotoğrafı veya Floransa kartı gördüyseniz muhtemelen buradan çekilmiştir. Buradan tek bir fotoğraf karesine Floransa’nın görülmesi gereken en önemli yerlerini sığdırabilirsiniz.\r\n\r\nManzaraya bakarken Arno Nehri, onun üzerinden geçen dünyaca ünlü Ponte Vecchio, Palazzo Vecchio, Floransa Katedrali Duomo ve Basilica di Santa Croce gibi dünyanın birbirinden güzel yapılarına bakmaya doyamayacak ve bu şehirden ayrılmak istemeyeceksiniz…\r\n\r\n\r\n\r\nNe Yenir?\r\n\r\nBu kısmı çok uzun tutmayı düşünmüyorum çünkü muhtemelen makarna denemek isteyeceksiniz… Yalnızca şu öneride bulunmak isterim, yemekleri turistik yerlerden ziyade Daha çok İtalyanların gittiği, yerlerde yemeniz çünkü ancak o zaman İtalyan mutfağını deneyimleyebilirsiniz… Tabi Toskana’ya gitmişken şaraplarından da denemelisiniz… Gündüz şehri gezerken dondurma yemenizi öneriyorum, henüz Roma’ya gitmediyseniz (Bence Roma’dakiler en iyileri) burada dünyanın en güzel dondurmasını yiyeceksiniz.\r\n\r\nKısa Floransa Tarihi\r\n\r\nFlorasnsa bir dönem İtalya’ya başkentlik yapmıştır. Medicilerin uzun yıllar yönettiği şehir önemli sanatçılar yetiştirmiş, bu sanatçıların yarattıkları eserler döneme damgasını vurmuştur. Rönesans’ın doğduğu şehir olan Floransa, bu sayede Avrupa’nın çehresinin değişmesine de öncülük etmiştir.\r\n\r\nFloransa’nın kurulması Roma’nın ünlü imparatoru Jul Sezar’ın Arno Nehri üzerindeki verimli arazileri emekli askerlerine vermesiyle başlamıştır.

Facebook Twitter Google+ LinkedIn

Leave a Reply